ARET TASCİYAN MAVİ VATAN VURGUSUYLA KÜDENFOR’DAN İSTİFA ETTİ
ARET TASCİYAN MAVİ VATAN VURGUSUYLA KÜDENFOR’DAN İSTİFA ETTİ
Mavi Vatan kavramının Türk diline yerleşmesini sağlayan ve gelecek kuşaklar için önemli rotalar açan Amiral Cem Gürdeniz'in gözaltına alınmasının ve kurucusu olduğu KÜDENFOR'dan istifasının ardından bir istifa daha yaşandı. KÜDENFOR'un direktör yardımcısı Levent Akson'un ardından deniz sigortacılığının en önemli ismi Aret Tasciyan da ayrıldığını açıkladı. ABD'de yaşamasına rağmen Türk denizciliğinin gelişmesine gönül veren isimlerden Tasciyan, yazdığı bir istifa mektubu ile kararını açıkladı. Cem Gürdeniz amiralin yakın dostlarından Tasciyan'ın Mavi Vatan vurgusuyla istifa ettiği görüldü.
Denize ve Mavi Vatan’a gönül vermiş değerli dostlar,
Cem Amiralimizin inisiyatifi ile başlatılan Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) platformunun her faaliyetine yurtdışında olmam nedeniyle maalesef katılamıyordum. Ancak Cem Amiralimin daveti üzerine kuruluşundan bu yana içinde bulunduğum bir ortamdı. Amiralimin ve değerli dostum Kaptan Levent Akson’un yer almadığı bir grupta olmak benim içinde bir anlam ifade etmemektedir. Bu nedenle istifamı sunuyorum.
Selam ve Saygılarımla
Aret Tasciyan
ARET TASCİYAN MAVİ VATAN VURGUSUYLA KÜDENFOR’DAN İSTİFA ETTİ
Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl XV. (15.) kez düzenlenecek olan Ulusal Gemi ve Yat Tasarım Yarışması’nın detayları belli oldu. Türk denizcilik sektörünün tasarım gücünü artırmak ve endüstriyel tasarıma olan ilgiyi desteklemek amacıyla gerçekleştirilen yarışmanın bu yılki ana konusu “Römorkör Tasarımı” olarak belirlendi. Sektörün geleceğine yön verecek özgün projelerin yarışacağı organizasyon için son başvuru tarihi 4 Eylül 2026 olarak açıklandı.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.