ARET TASCİYAN MAVİ VATAN VURGUSUYLA KÜDENFOR’DAN İSTİFA ETTİ
ARET TASCİYAN MAVİ VATAN VURGUSUYLA KÜDENFOR’DAN İSTİFA ETTİ
Mavi Vatan kavramının Türk diline yerleşmesini sağlayan ve gelecek kuşaklar için önemli rotalar açan Amiral Cem Gürdeniz'in gözaltına alınmasının ve kurucusu olduğu KÜDENFOR'dan istifasının ardından bir istifa daha yaşandı. KÜDENFOR'un direktör yardımcısı Levent Akson'un ardından deniz sigortacılığının en önemli ismi Aret Tasciyan da ayrıldığını açıkladı. ABD'de yaşamasına rağmen Türk denizciliğinin gelişmesine gönül veren isimlerden Tasciyan, yazdığı bir istifa mektubu ile kararını açıkladı. Cem Gürdeniz amiralin yakın dostlarından Tasciyan'ın Mavi Vatan vurgusuyla istifa ettiği görüldü.
Denize ve Mavi Vatan’a gönül vermiş değerli dostlar,
Cem Amiralimizin inisiyatifi ile başlatılan Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) platformunun her faaliyetine yurtdışında olmam nedeniyle maalesef katılamıyordum. Ancak Cem Amiralimin daveti üzerine kuruluşundan bu yana içinde bulunduğum bir ortamdı. Amiralimin ve değerli dostum Kaptan Levent Akson’un yer almadığı bir grupta olmak benim içinde bir anlam ifade etmemektedir. Bu nedenle istifamı sunuyorum.
Selam ve Saygılarımla
Aret Tasciyan
ARET TASCİYAN MAVİ VATAN VURGUSUYLA KÜDENFOR’DAN İSTİFA ETTİ
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.