1. Haberler
  2. BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ
  3. Atatürk eşi ve Kazım Karabekir ile Edremit gezisinde

Atatürk eşi ve Kazım Karabekir ile Edremit gezisinde

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, ‘KÖRFEZ CENNET AMA HIRSIZI BOL’ 9 Şubat 1923 Cuma günü Gazi Mustafa Kemal’in Havran ziyaretinde Edremit Körfezini en iyi şekilde gören “Hamaz Çakılı” denilen yere geldiklerinde aracını durdurur ve aracından inerek biraz yürür etrafını ve Körfezi uzun uzun seyreder. Edremit ziyaretindeki fotoğraflarıyla bu günlere ulaşan eşi Latife Hanım, Kazım Karabekir Paşa, Afet İnan ve yaveri Atatürk’ün çocukluk, okul ve asker arkadaşı olan Salih Bozok’un etrafını sararlar Edremit Körfezin güzelliklerini, doğa zenginliğini onlarda doyasıya izlerler ve hepsinin gözleri Gazi Paşanın üzerindedir.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gazi Paşa, “Şu körfeze bakın cennet gibi yer ama hırsızı bol” der.

Hiç kimse gazi paşaya paşam hırsız kimdir? Diye sormaya cesaret edemez.

Gazi Paşa Havran’da Terzizade Sadettin Beyin (Özaydın’ların) Konağında kahvesini içerken Havran’lı Çanakkale Kahramanı Kocaseyit’in yani Onbaşı Seyit Çabuk’u köyünden bulunup konağa gelmesi beklenir.

Atatürk’ün kahve içmesinden sonra çok nüktedan ve neşeli olduğu görülür.

Yaverlerinden Atatürk’ün yakın arkadaşı olan Salih Bozok, cesaret eder ve sorar! “Paşam Havran’a gelirken yukarıda Edremit Körfezi uzun uzun seyrettiniz ancak, “Hırsızı Çok” dediniz çok merak ettik Paşam, “Hırsız kimdir? “

Gazi Mustafa Kemal Paşa, çok iyi bir asker, idareci, diplomat olmasının yanında çok tecrübeli ve bilgili bir meteoroloji uzmanı olduğunu da verdiği ilginç cevapla ispat ediyordu.

Atatürk, “Edremit körfezinin kuzeyinden Kazdağları, güneyinde Kocadağlar ve doğusundaki Eybek Dağları ile çevrili olunca bu ovaya yağmur düşmez. Bu ova çok su sıkıntısı çeker. Hırsız dağlardır” der.

Gerçekten de son 20 yıldır Edremit Körfezin mevsimleri kışın ılık ve az yağışlı yazları ise sıcak ve kurak geçmektedir.

Dağlar ve yüksek kesimler yağışlardan istifade ederken ovalara yağmur düşmez bunun içindir ki ‘Yağmur Duası’na en çok bu bölgenin insanları çıkar.

1931 – Atatürk’ün Ege Vapuru ile seyahati

1923 – Mustafa Kemal, Edremit yolunda Ergama Köyü çocukları ile birlikte

1936 – Atatürk’ün, Ankara’dan İstanbul’a gelişi.

1934 – Atina’da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında “Balkan Paktı” imzalandı.
İmzalanan paktın maddelerinde, Arnavutluk ile Bulgaristan’ın da ileride pakta katılmalarını sağlayacak bir esneklik getirildi.

Atatürk’ün, öğleye doğru İsmet Paşa’nın köşküne gelişi, daha sonra Dışişleri Bakanlığı’na giderek Tevfik Rüştü (Araş) Bey’le görüşmesi.

1933 – Nazire Hanım, Türkiye güzeli seçildi.

1932 – Atatürk’ün, akşamüstü otomobille Edirnekapı, Nişantaşı taraflarında bir gezinti yapması.

1931 – Türk İktisatçıları Cemiyeti ilk toplantısını yaptı.

1925 – Kars mebusu Halit Paşa, daha önce tartıştığı Afyon mebusu Ali Bey (Çetinkaya) tarafından TBMM’de vuruldu.

1924 – Atatürk’ün, Lâtife Hanım’la beraber İzmir’den hareketle Ayasluğ harabelerini, Kuşadası ve Söke’yi ziyareti, Söke’de Türkocağı’nı hizmete açması.

1923 – Atatürk’ün, Lâtife Hanım’la beraber saat 17.00’de Balya’dan Edremit’e gelişi, gece şerefine fener alayı düzenlenmesi.

1921 – I. İnönü Muharebesi. İnönü Zaferi.

1920 (8-9) – Kuvay-ı Milliye birlikleri, Urfa’ya girdi.
Fransızlar, Maraş’tan çekilmeye ve Adana bölgesini boşaltmaya başladı.

Kuvay-ı Milliye’nin Fransız işgalindeki Urfa’yı kuşatması.

Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye bildirilerinin en uzak köylere kadar ulaştırılması hakkında Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine telgrafı: “…Memleketin hayat ve devamlılığının söz konusu olduğu bugünlerde Heyet-i Temsiliye tarafından yayımlanan her türlü bildirinin Merkez Heyetleri tarafından köylere kadar yayılması bir vatan vazifesi olduğundan buna son derece önem verilmesi özellikle tavsiye olunur.” [Kocatürk]

1919 – Süleyman Nazif’in kaleme aldığı ‘‘Kara Bir Gün’’ başlıklı makale…

Hadisat Gazetesi’nde Süleyman Nazif’in Fransız generalinin davranışını yeren ünlü yazısı.

Süleyman Nazif’in cesur isyanı: Kara Bir Gün
Süleyman Nazif’in ‘‘Kara Bir Gün’’ü yayınladığı sırada, İstanbul basını işgalcilerin sansürü altındaydı. ‘‘Hadisat’’ gazetesi ne yapıp etti ve yazıyı sansürün gözünde kaçırarak gizlice basmayı başardı. ‘‘Kara Bir Gün’’, sonradan hem basın hem de İstiklál Savaşı tarihimizin en meşhur makalelerinden biri olacaktı.

İşte, ‘‘Hadisat’’ gazetesinde 9 Şubat 1919 günü yayınlanan makalenin günümüz Türkçesiyle tam metni:

‘‘Fransız generalinin dün şehrimize gelişi dolayısıyla bir kısım vatandaşlarımız tarafından yapılan gösteriler, Türk’ün ve İslam’ın kalbinde ve tarihinde sonsuza kadar kanayacak bir yara açtı. Aradan asırlar geçse ve bugünkü hüznümüz ve bahtsızlığımız sevince ve mutlu bir talihe dönse bile, yine bu acıyı hissedecek ve bu hüzünle üzüntüyü çocuklarımıza ve soyumuzdan gelecek olanlara nesilden nesile ağlanacak bir miras olarak terkedeceğiz. Almanya orduları 1871 senesinde Paris’e girdikleri sırada, Büyük Napolyon’un zaferlerini kutlamak için dikilmiş olan zafer tákının altından geçerlerken bile Fransızlar bizim kadar hakaret görmemişti.

Ve bizim dün sabah saat dokuzdan on bire kadar hissettiğimiz üzüntüyü ve azábı duymamıştı. Çünki ‘‘Fransız’’ námını taşıyan her kişi, çünki yalnız Hristiyanlar değil, Yahudi Fransızlarla Cezayirli Müslümanlar, o millî matem karşısında aynı keder ve utanç ile ağlamış ve kızarmışlardı.

Biz ise millî varlıklarının ve dillerinin devamını bizim álîcenaplığımıza borçlu olan bir kısım halkın hay-huy şamatasıyla bu aziz matemimize en acı hakaretlerin birer tokat şeklinde atıldığını gördük. ‘‘Buna müstehak değildik’’ diyemeyiz. Müstehak olmasaydık, bu felákete düşmezdik. Her milletin hayat sayfalarında birçok talihler ve bahtsızlıklar vardır. Fransa Kralı Birinci Fransuva’yı Şarlken’in zindanından kurtarmış ve koca Viyana şehrini defalarca kuşatmış bir ümmetin kader defterinde böyle bir kederli satır da gizli imiş. Araplar’ın güzel bir sözü var: ‘Isbır feinne’d-dehre lá yesbır’ (Sen sabret, çünki zaman sabretmez) derler’.

Doğumlar
1817 – Eugenio Lucas Velázquez, İspanyol ressam (ö. 1870)


1940 – María Teresa Uribe, Kolombiyalı sosyolog (ö. 2019)
Ölümler
1979 – Dennis Gabor, Macar asıllı İngiliz fizikçi, elektrik mühendisi ve mucit (d. 1900)

 

Haber : Emirhan Taştan

 

İletişim İçin Twitter: @DenizinKartalI – @emrhntstn

 

Kaynak : https://ulusalhaber-ulusalajans1.blogspot.com/2018/04/gercekten-muhtesem-gunlerin-ustune-bir.html

 

https://tr.wikipedia.org/wiki/9_Şubat – https://isteataturk.com/

Atatürk eşi ve Kazım Karabekir ile Edremit gezisinde
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!