1. Haberler
  2. BÜYÜK ATATÜRK GÜNLÜĞÜ
  3. Atatürk’ün çok sevdiğini söylediği Niğdelilerle buluşma günü

Atatürk’ün çok sevdiğini söylediği Niğdelilerle buluşma günü

1934 - Atatürk'ün, Kayseri'de Uçak Fabrikası'nı, Müze'yi, Mimar Sinan Camii'ni ziyaretleri, öğleden sonra Kayseri'den hareketle 20.30'da Niğde'ye gelişi ve coşkuyla karşılanışı. 5 Şubat 1934 tarihinde büyük önder Mustafa Kemal Atatürk Niğde resmi gezide bulunmuştur. O gün Niğde büyük bir coşku ile Mustafa Kemal Atatürk’ü karşılamıştır. 1980 sonrası Vali Bedri Nazlıoğlu döneminde başlayan ve günümüze değinde devam eden etkinliklerde 5 Şubat günü Atatürk’ün Niğde gelişi anılmaktadır. 5 Şubat günü Kurtuluş Savaşı dönemi işgal görmemiş ve Milli Mücadele’de Atatürk yanında yer alarak ülke kurtarılmasında etkin rol oynayan Niğdeliler için bir onur günüdür. Atatürk Niğde’ye Milli Mücadele döneminde geldiği bilinmektedir. Niğde, Bor, Ulukışla’da toplantılar yaptığı da farklı kaynaklarda yer almaktadır. Atatürk örgütlenme sürecinde Niğde gezileri genelde gizlice yapılmış gezilerdir. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi döneminde Niğde sancak merkezi olarak önemli bir konumu vardı. Bugün il olan Nevşehir ile Aksaray’da Niğde bağlıdır. Bor ve Ulukışla ile Nevşehir İline bağlı olan Gülşehir (Arapsun) ve Ürgüp ile Niğde 20. Kolorduya bağlı 11. Tümen karargah merkezi özelliğinde idi. Milli Mücadele sürecinde Niğde tümen ve gönüllüler Ulukışla- Pozantı hattında kurtuluş mücadelesinde destanlar yazdılar. Pozantı’dan öteye düşmana yol vermeyen Niğdeliler bir bütün olarak cephede mücadeleden zaferle ayrıldılar. Niğde ile ilgili yazılacak söylenecek anlatılacak çok ayrıntı vardır. Balkanlarda, Çanakkale’de, Yemende şehitler veren Niğdeliler Kurtuluş Savaşında da çok cephede yer aldı. Yemen Çöllerinde, Balkanlarda, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında şehit olanların yanında haber alınamayan kayıp sayılan, yaralı gazilerle hemen hemen her evde Vatanın için verilen mücadelenin izleri vardır. Değişik cephelerde savaşanlar yanında bölge korumasında Niğdeliler önemli bir destek sağlamışlardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok sevdiğini söylediği Niğdelilerle buluştuğu tarih ise 5 Şubat 1934 ‘dür.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

1931 – Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, Denizli’de bir yurttaşla konuşurken

1923 – Mustafa Kemal Paşa, Akhisar’da Çiftlik İstasyonu civarında yapılan Süvari Kolordusu Tatbikatı’nda

1937 – Laiklik ilkesinin 3115 sayılı kanunla Anayasa metnine girmesi.

Lâiklik ilkesinin “Altı Ok’un içinde” Anayasa’nın 2. maddesinde yer alışı.

Anayasa’da yapılan değişiklikle 2. Madde yeniden düzenlenerek, CHP’nin Altı Ok’u Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri haline getirildi. 1928’de yapılan değişiklikte yeralan “Türkiye devletinin resmi dili Türkçedir, makam (başkenti) Ankara’dır.” ibaresinin başına “Türkiye Devleti, cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılapçıdır.” cümlesi eklendi.

Anayasa’nın 2. Maddesi’nde yapılan değişiklikle, CHP’nin 6 ilkesi Anayasa metnine girdi.

1935 – Atatürk’ün, günü Dolmabahçe Sarayı’nda çalışmakla geçirmesi.

1934 – Atatürk’ün, Kayseri’de Uçak Fabrikası’nı, Müze’yi, Mimar Sinan Camii’ni ziyaretleri, öğleden sonra Kayseri’den hareketle 20.30’da Niğde’ye gelişi ve coşkuyla karşılanışı.

1933 – Atatürk’ün, sabah saat 5.00’de Bilecik’e gelişi. Bilecik’ten otomobille hareket ederek saat 9.30’da Bursa’ya gelişi.

1932 – İlk Türkçe hutbe Süleymaniye Camii’nde okundu.

Atatürk’ün, akşam yemeğinden sonra motorla Dolmabahçe Sarayı’ndan hareket ederek Büyükada’da Fethi Bey’in evine gidişi, geç saatlerde Dolmabahçe Sarayı’na dönüşü.

1931 – Atatürk’ün, Denizli’den İzmir’e dönüşü.

1930 – Çemberlitaş’taki Feyziati Lisesi tamamen yandı.

1928 – İstanbul’da hutbenin Türkçe okunmaya başlaması.

1925 – Atatürk’ün, Meclis’teki odasında öğleden sonra İstanbul Belediye Başkanı Emin (Erkul) Bey’i kabulü.

1924 – Atatürk’ün, İzmir’de, İstanbul gazetelerinin başyazarlarına verdiği yemekte konuşması: “…Türkiye basını, milletin gerçek ses ve iradesinin belirtisi olan Cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir fikir kalesi, düşünüş kalesi! Basın mensuplarından bunu istemek. Cumhuriyetin hakkıdır!”

1923 – Atatürk’ün, Akhisar Belediyesi tarafından akşam Türkocağı’nda şerefine tertiplenen ziyafette konuşması: “…Her millet yaşamak mecburiyetindedir. Yaşamak için mücadele şarttır!”

Atatürk’ün, Lozan Konferansı’nda görüşmelerin kesilmesi üzerine Vakit gazetesi muhabirine demeci: “Lozan’da iktisadî meselelerden dolayı kesilme olmuştur. Zerre kadar hayrete düşmeyiniz. Sorumluluğu bize ait olmayan ve olmayacak olan hesaplaşmaların safhaları ne olursa olsun, yasal hukukumuzu her şekilde temine muvaffak olacağımıza şüphesi olmayan kimseleriz. Milletimizin kararı, kuvvetimiz, kabiliyetimiz buna kefildir.” [Kocatürk]

Atatürk’ün, gece Lâtife Hanım’la beraber, Hat Sineması’nda Akhisar’daki okulların düzenlediği müsamereyi şereflendirmesi (Müsamerede, kız ve erkek öğrencilerin okudukları şiirler dinlenilmiş, sahneye koydukları temsiller seyredilmiştir).

Atatürk’ün, evliliğini kutlayan Halife Abdülmecit Efendi’nin telgrafına teşekkürü.

1922 – 5 Şubat 1922 Tarihinden itibaren Başkumandanlık müddeti üç ay daha temdit edilmiştir.

Harp Encümeni’nin, Atatürk’ün başkanlığında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık odasında toplantı yapışı.

Atatürk’ün, öğleden sonra Vekiller Heyeti toplantısına başkanlık edişi.

1921 – TBMM, gizli oturumunda Londra Konferansı’na Ankara Hükümeti adına bir heyet gönderilmesini ve heyetin meclis üyelerinden oluşmasını karar altına alması.

Kardinal Gasparri’nin, Papa 15. Benoit adına Roma’dan Atatürk’e telgrafı: “…Papa Hazretleri adına Kafkasya ve Anadolu Hristiyanlarının hayat, mal ve eşyalarının güven altına alınması hususunda gerekli emrin verilmesini rica ve niyaz ederim.” [Kocatürk]

1920 – Atatürk’ün, bazı komutanlara ve İstanbul’da Rauf Bey’e genel siyasî durum ve izlenecek yol bakımından görüşlerini bildiren yazısı: “…Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti için ivedi bir vazife, siyasî durumun gereklerine uygun önlemleri, hükümetle fikir uyumu içinde düşünmeye imkân olup olmadığını bir an evvel kestirmektir. Eğer böyle bir hükümet kurmaya imkân yoksa ne yazık ki, ümitli olmaya sebep görülmüyor. Aldanmayarak bu vaziyeti şimdiden görmeli ve kabul etmeliyiz.”

Rauf Bey’in, İstanbul’dan Atatürk’e telgrafı: “Şu kadar var ki, mebusların tümünde büyük bir fikir sertliği ve duraksama seziliyor. Çok içten ve açık davrandığımız halde, ne yazık ki, zorluklar karşısında çalışıyoruz. Bizden olanlar bile üzücü bir durumda bulunuyorlar. Bununla birlikte kuvvetli bir grup oluşacağına kuşkumuz yoktur.” [Kocatürk]

1919 – Basına getirilen sansür ağırlaştırıldı. Her türlü gazete, dergi, kitap, broşür vb. yayınlar daha önce izin alınmak koşuluna bağlandı.

1917 – Atatürk’ün, rahatsızlığının devam etmesi nedeniyle günü evinde geçirişi, İzzettin (Çalışlar) Bey’in kendisini ziyareti.

1905 – Mustafa Kemal, Şam’da bulunan 5. Orduya atandı.

 

 

Atatürk’ün kurmaylık stajı için, Şam’da 5. Ordu emrine atanması (Burada 30. Süvari Alayı’nda göreve başlamıştır. (Bazı kaynaklarda Atatürk’ün Şam’a atanma tarihi, Harp Akademisi’ni bitiriş tarihi ile birleştirilerek 11 Ocak 1905 olarak gösterilmiştir. [Kocatürk]

Doğumlar

1835 – Friedrich August Theodor Winnecke, Alman astronom (ö. 1897)
1877 – Vladimir Minorski, Rus doğubilimci (ö. 1966)

Ölümler

1889 – Ole Jacob Broch, Norveçli matematikçi, fizikçi, ekonomist ve politikacı (d. 1818)
1937 – Lou Andreas-Salomé, Rus asıllı psikanalist ve yazar (d. 1861)

 

Haber : Emirhan Taştan

 

İletişim İçin Twitter: @DenizinKartalI – @emrhntstn

 

Kaynak : https://ulusalhaber-ulusalajans1.blogspot.com/2018/04/gercekten-muhtesem-gunlerin-ustune-bir.html

 

https://tr.wikipedia.org/wiki/5_Şubat

Atatürk’ün çok sevdiğini söylediği Niğdelilerle buluşma günü
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!