
Dünyaya armağan ettiğimiz bilim dalı
Kıtaların ve medeniyetlerin birleştiği coğrafyasıyla tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Anadolu’nun kıyıları, 1950’li yıllardan itibaren batılı arkeologların ilgisini çekmeye başlamıştı. Binlerce yıl önce taşıdıkları yüklerle Akdeniz ve Ege kıyılarında batan Gelidonya, Uluburun ve Cam Batığı gibi batıkları araştıran bilim insanlarından ABD’li Prof. Dr. George Bass, sualtı arkeolojisi adlı bilimi ilk dile getiren isim olmuştu. Bodrum’da sürdürdüğü sualtı kazılarıyla sualtı arkeolojisinin temellerini atan ve bilimsel literatüre geçiren Prof. Dr. Bass, Anadolu’nun tarihsel zenginliğini her fırsatta dile getirmişti. 70 yıl içinde 300’e yakın batığın tanımlanarak tarihlerinin su yüzüne çıkarıldığı kıyılarımızdaki son keşiflerden birini Kazılar Bodrum Sualtı Arkeolojisi Müze Müdürlüğü danışmanlığında Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü geçtiğimiz aylarda yapmıştı. Türkiye Batık Envanteri Projesi Başkanı Doç. Dr. Harun Özdaş başkanlığındaki bilim insanlarının Muğla’nın Datça ilçesinin Kızlan koyunda bulduğu Osmanlı İmparatorluğu savaş gemisi yükü ve şaşırtıcı derecede korunan ahşabıyla dikkati çekiyordu.

Türk sualtı camiasının deneyimli ismi Asutay Akbayır dalış eğitimi verdi
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sualtındaki tarihsel değerleri keşfetmek için aldığı eğitimin ardından dalgıç oldu. Dalış brövesini Uluslararası Dalış Eğitmenleri Profesyonel Birliği (PADI) Bölge Yöneticisi Asutay Akbayır’ın eğitiminin ardından alan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Açık Deniz Dalgıcı unvanını kazandı. Türkiye Tarihi Gemi Batıkları envanterine kaydedilen son gemilerden olan savaş gemisine dalan Ersoy’a, Asutay Akbayır ve Doç. Dr. Harun Özdaş eşlik etti. 24 metre uzunluğundaki geminin 4 metre derinlikte olduğu öğrenilirken, önemli kısmının halen kumun içine gömülü olduğu öğrenildi. Bilim insanlarının hassas bir çalışma yürüttüğü batığın ahşap bölümlerinin çok iyi korunduğu ve 300 yıl öncesinden günümüze kadar ulaşmasının büyük şans olduğu değerlendirildi.

Sualtından tarihi eser çıkarttı
Türkiye’nin sualtı arkeolojisinde dünyanın lideri olduğunu belirten Bakan Ersoy, ” Sualtından bir testi ve bakır kabı kazı başkanımızla çıkarttık. Çok farklı bir dünya, çok farklı bir atmosfer. Türkiye bu konuda çok zengin. Sadece bu zenginliklerimizin kıymetini bilerek korumamız ve gün yüzüne çıkararak dünya insanlarıyla paylaşmalıyız. Bakanlık olarak bu kazıların artmasını ve sürelerinin uzatılmasını istiyoruz. Önümüzdeki yıl sualtı kazılarının sürelerini 3-4 kat uzatıp arttırılmasını amaçlıyoruz. Ayrıca turistin kalma süresini uzatmamız gerekiyor. Nitelikli turistin çekilmesi açısından da çok önemli bir ayrıcalık. Ayrıca Türklere de batık dalışını sevdirmemiz gerekiyor. Maalesef Türkiye’de çok az dalış brövesi veriliyor. Hızlı şekilde artırarak dünyadaki standartlara getirmeliyiz.” dedi.

“Yurtdışında tarihsel zenginliğimiz konuşuluyor”
Osmanlı savaş gemisinin üzerinde halen tüfekler, kurşun mermiler, el bombaları, pipolar, metal kaplar ve cam eserler olduğunun altını çizen PADİ Bölge temsilcisi Asutay Akbayır, tarihsel zenginliklerimizin uluslararası önemle yurtdışında konuşulduğunu belirtti. Akbayır, “Dalışın ardından Uluslararası Dalış Eğitmenleri Profesyonel Birliği adına bakanımıza teşekkür plaketi verdik. Teorik eğitimlerini Ankara’da havuzda gerçekleştirdik ve Bodrum’da deniz eğitimlerini tamamladık. Bakanımızın ileri görüşlülüğü ile Türkiye dalış endüstrisine büyük katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Bakan Ersoy ile birlikte dalan Türk sualtı belgeselciliğinin sembol ismi Haluk Cecan’ın asistanı Selman Kahraman, batık geminin görüntülenmesini sağladı.




















