Ölümcül COVİD 19 salgını tüm dünyayı tehdit ederken vatandaşlar market reyonlarındaki kimyasal bileşikli deterjanları tamamen tüketti. Virüsten korunmak için dezenfektan ve deterjanlara adeta hücum eden vatandaşların bilinçli tüketim yapması gerektiğini söyleyen Türkiye Kimya Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahattin Yalçın anlattı.

“Tuz ruhu ve çamaşır suyu asla birlikte kullanılmamalı”
Bilinçsiz deterjan tüketiminin kişiye ve çevreye zarar verebileceğini belirten Yalçın “Deterjanları içeriğine göre kullanmalıyız. Bazı mikroorganizmalar dezenfektanlara karşı dirençte gösterebilir. En etkili ve basit dezenfektan alkoldür. Çamaşır suyu, seyreltik bir madde olduğu için her zaman kullanılabilir ama mutlaka kullanım sonrasında havalandırma yapılmalı. Yüzde 70 alkol içeren kolonyada önerilen bir temizlik ürünüdür. Ama temizlik maddelerinin birlikte kullanılması büyük sorun yaratabilir. Daha iyi temizlesin diye tuz ruhu ve çamaşır suyu birlikte kullanılmamalı. Tuz ruhu ve çamaşır suyu birleşince klor gazı ortaya çıkar ve solunum yoluyla ölümcül zehirlenmelere sürükler. En önemlisi deterjan ve kimyasal temizleyicilerin hiçbir gıdaya temas etmemesi gerekir. Her temizlik sonrası güçlü havalandırmada çok önemli” dedi.
“Zeytinyağı sabunu kullanın”
Son dönemde yoğun kullanılan sabun ve deterjanların cilde yan etki yapabileceğini belirten Prof. Dr. Yalçın, zeytinyağı mucizesine değindi. Yalçın, “Cildi ya da elleri korumak için aralıklarla zeytinyağı sürülebilir. Zeytinyağı sabununun da ki sodyumun tahriş edici etkisi daha azdır. E vitamini içeren zeytinyağı antioksidan (hasar onarıcı) özelliktedir. Elleri zeytinyağı içeren kremle ya da zeytinyağı ile ovmak nemlenmeyi arttırır, kurumayı önler. Zeytinyağın ana vatanı Anadolu’dur özellikle 2018 yılında fosili bulunan 14.3 milyon yıllık olduğu tahmin edilen Memecik zeytininde yüksek oranda polifenol bileşikleri bulunur. Zeytinyağı kullanmak gibi kefir içmek, sarımsak kullanmakta bağışıklık sistemini güçlendirir. Hiçbir doğal gıdaya ulaşılmıyorsa güneşe çıkılmalı. Direkt güneş ışınları alınırsa virüsün direnci azaltır. Solaryumda virüsün direncini düşürür” diye konuştu.

Nano gümüş dezenfeksiyon
Öte yandan daha pahalı olmasına rağmen 6 aya kadar koruma sağlayan nano gümüşle dezenfeksiyonun önemine değinen Prof. Dr. Yalçın, “Cilde temasta sorun yaratmayan bu işlem devlet dairelerinde kullanılabilir. Hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde, acil servislerde, okul ve üniversitelerde nano gümüşlü dezenfeksiyon kalıcı tedbir olarak uygulanabilir. Nano gümüş virüslerin hücrelerin metabolizmasını bozarak enzim aktivitelerini durdurur. Yüzeysel temizlik yerine hücreleri öldüren gümüş, ortaçağda aristokrat ailelerin yemek takımlarında kullanılarak veba salgınından korunmasını sağlamıştır. Günümüzde nano gümüş olarak kullanılmasının temelini oluşturmuştur” yorumunu yaptı.
“Çevresel riskler unutulmamalı”
Türkiye Kimya Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahattin Yalçın, dezenfektan ve temizlik maddelerin kullanımındaki artışla denizdeki kirlenme riskinin artacağını vurguladı. Yalçın, “Bu noktada sorumluluk yerel yönetimlere düşüyor. Şehir atıkları çok iyi arıtılmalı. Kimyasallar denizdeki azot fosfor dengesini bozarak alg artışı yapar. Denizde oksijen azalır yani deniz kirliliği oluşur. Evsel atıkların arıtılmasının bu dönemde daha etkili olmasının gerekli” dedi.




















