
3 Aralık 2019 da öldürüldükten sonra ismi sanat atölyelerine ve hatıra ormanlarına verilen Ceren Özdemir, kadın cinayetlerinin sembolü olmuştu. 2005 yılında henüz 15 yaşında bir çocukken Ceren’i öldüren katil zanlısı Özgür Arduç’un bıçaklı saldırısıyla hayatı değişen Dinçer Özçevre, cinayetin birinci yılında düşüncelerini anlattı.
“Hayallerim vardı elimden aldı”

15 yaşında bir çocukken yeni taştığı Özgür Arduç’un cep telefonu gösterme bahanesiyle kendisini terk edilmiş bir eve götürdüğünü söyleyen Akçevre, “31 yaşındayım ve onun yüzünden geleceğimi kuramadım” dedi. İçinde biriktirdiği öfkesini yıllarca bastırdığını, Arduç’un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasının bile kendisini rahatlatmadığını belirten Akçevre, “Selimiye mahallesinde arkadaşlarımla oyun oynarken Özgür Arduç hayatımı mahvetti. Sırtımdan 11 kere bıçakladı, 1 yıl yoğun bakımda kaldım. Ordu Endüstri Meslek Lisesi’nin 1. Sınıfında okuyordum ve polis olmak istiyordum. Yıllarca sokakta yalnız yürüyemedim. Psikolojik olarak o kadar büyük etkilendim ki baskıyı hiç atlatamadım. Özgür Arduç’un suç potansiyeliyle cezaevlerinde kalacağını biliyordum. Ordu, Samsun, Bafra, Elazığ ve Rize cezaevinde takip ettim. İyi halden Ordu açık cezaevine getirildiğini bilmiyordum. Ordu’da yattığını bilsem basit bir suç işler onu öldürmek için cezaevine bile girerdim” dedi.
“Öfkemden babasını arayamadım”

Akçevre, “Ceren’i katletmeden 8 gün önce dükkanımın etrafında dolaşmış. Karşılaşmayı öyle çok isterdim ki? 15 yıldır biriktirdiğim kin ve nefret ile onu kimse elimden alamazdı. Şimdi bile içim soğumadı, huzursuzluk hissediyorum. Onu bana verseler parçalarım. Çocukluk hayallerimi elimden aldığı yetmezmiş gibi umutları olan gencecik bir kızı öldürdü. Ceren, kız kardeşimin çocukluk arkadaşı olduklarını öğrendim. Babam, Ceren’in babası Yılmaz abiyi tanıyor ve başsağlığı diledi. Ben öfkemden konuşamayacağım için arayamıyorum. 31 yaşındayım ve hiçbir hayat planım yok çünkü içimdeki yara kapanmıyor. Katilin afla çıkacağını düşünmek yine beni plan yapmaya zorluyor. Serbest kalmasa bu cinayet önlenebilirdi. Toplumunda bir şeyler değişmeli ve bu psikopat katiller başka genç ya da çocukların hayatlarını karartmamalı” diye konuştu.
Cezaevinde Koğuş Hizmetlisiydi
Ordu Açık Cezaevi’nde Özgür Arduç ile aynı koğuşta kalan Samet Küpçük ise, “Sağlıkçı olduğum için revir görevlisiydim. Özgür, Çamur Aydın denilen koğuş ağasının çaycısı ve koğuş hizmetlisiydi. Kendini hiç belli etmeyen çok soğukkanlı biriydi. 370 mahkumdan arkadaşı yoktu. Ailesi, akrabası olmadığı için ziyaretine kimse gelmezdi. İzinli çıkacağı için benden kalacağı 1 haftalık ev bulmamı istedi. Silah bulmak için cezaevinde plan yapmış. Ceren’i öldürdüğünü görünce öfkemizden deliye döndük” dedi.


Firar etmedi izinli çıktı
Ceren’in babası Yılmaz Özdemir’de, katil Arduç’un açık cezaevinden firar etmediğini izinli çıktığını düşündüklerini söyledi. Milliyet’e konuşan Özdemir, “Çıkmadan önce söyledikleri, amaçları izinle çıkacağını kanıtlıyor. Duvardan atladığına dair kamera kayıtları yok. 14 kişiyi görevi ihmalden suçlayarak dava açtık. Kimse yargılanmıyor. Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk gerekirse AHİM’e gideceğiz. Cezaevinden izinli çıktığını kanıtlayacağız ve ceza almalarını sağlayacağız” dedi.
Hiç Tanımadığı Ceren’i Öldürmüştü
Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi balerin Ceren Özdemir’in katledilmesinin üzerinden bir yıl geçti. 3 Aralık 2019’da Ordu’nun Altınordu ilçesi Zaferi Milli Mahallesi’nde bale kursundan çıkarak evine doğru yürüyen balerin Ceren Özdemir, kendisini takip eden cezaevi firarisi Özgür Arduç tarafından arkasından bıçaklanarak öldürülmüştü. Katil Özgür Arduç, kent merkezinde yakalandığında polis otosuna bindirilirken 2 polis memurunu bıçaklayarak yaralamıştı. Katil Arduç, Ordu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce ‘canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çaptırılırken, 21 yaşında öldürülen Ceren Özdemir kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin sembol isimlerinden biri olmuştu.



















