İTÜ Denizcilik Fakültesi’nde deniz hukuku öğretim görevlisi Onur Sabri Durak, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Şanghay kentinde doktorasını yaparken tanıştığı Yi Lu ile evlenmişti. Pekin Üniversitesi Shenzhen Uluslararaşırı Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Yi Lu ile Onur Sabri Durak, yurt dışı görevlerin getirdiği uzun ayrılıklara oğulları Talayhan’ın doğmasıyla birlikte son vererek Şanghay’a taşındı. Çinli büyükanne ve büyükbabanın desteğiyle Talayhan Şanghay’da büyürken akademisyen Yi Lu Gıda Güvenliği Hukuku uzmanı, Durak ise Şanghay Jiaotong Üniversitesi Koguan Hukuk Fakültesi Derin Deniz Yatağı ve Kutup Araştırmaları Merkezi’nde Deniz Hukuku uzmanı oldu. Ocak ayı başında Çin Yeni Yılı başlamadan Yi Lu’nun akademik çalışmaları için Amerika’ya giden çift, Çin’deki salgının yayılımını uzaktan izledi. Şanghay’a dönmek için İstanbul’a gelen çift, uçuşların iptal edilmesiyle zorunlu bekleyişe geçti. Çocukları Talayhan’a kavuşmak için sürekli uçak bileti alan çift, her uçuşun iptal edilmesiyle Çin’deki işlerini ve akademik çalışmalarını evden yürütmeye karar verdi.

“Oğlum Çin’de maske takmaya alıştı”
Tuzla’da yaşadıklarını söyleyen Durak, “En zor olan kısım, elbette eşimin ailesinin yanında kalan oğlumuz Talayhan’ın yanında olamamak. İki ülke arasında saat farkı var. 3 yaşındaki oğlumuzla internet üzerinden kısa süreli görüşmeler yaparak özlemimizi gideriyoruz. Salgın döneminde oğlumuz Talayhan ve eşimin ailesi, 60 gün boyunca neredeyse hiç evden çıkmadan yaşadılar. Sokağa çıkmaya alışmış küçük bir çocuğu 2 ay evde tutmak, evde kalmaya ikna etmek kolay olmadı. Eşimin ailesi üstün gayret gösterdi. Oğlumuzu maske takmaya ikna etmek tam bir macera olmuştu” dedi.
Durak, “COVID-19 etkilerini Türkiye’de göstermeden önce Çin’den edindiğimiz tecrübeyle, evden az çıktık ve sosyal ilişkilerimizi azalttık. COVID-19 salgınının deniz ticareti ve deniz ticareti hukuku üzerine etkileri konusunda Kocaeli Deniz Ticaret Odası ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesinde konferanslar verdim. Pek çok etkinlik de iptal edildi. Slovenya ve Avustralya’da katılacağım uluslararası kongreler de yapılamıyor. Evde kaldığımız bu dönemde eşim, akademik çalışmalarını yapıyor ve Türkiye’yi daha iyi tanımaya çalışıyor. Ben de derslerimi internet üzerinden vermeye devam ediyorum. Aradaki saat farkı nedeniyle sabah 4’te kalkıyorum. Öğrencilerin ödevlerini internetten alıyorum. Zor olsa da alıştık. Çin’de bu salgın çok daha ürkütücü boyuttaydı ve halk tedbirlere uyarak atlattı. Deniz hukuku, denizcilik tarihi, kültürü ve stratejisiyle ilgili Türkçe kitaplar okuyorum. Mart ayında 12’den fazla kitap okudum. Yine internet üzerinden kurslarda yeni konular öğreniyorum. İki akademik makale yazdım. Yorulduğum zamanlarda ise Lego yapıyor, film izliyorum” diye konuştu.

“Halkım başardı siz de başaracaksınız”
Çinli Yi Lu ise, “Zorunlu olmadıkça evden çıkmıyoruz. Çıkarsak maske ve eldiven kullanıyoruz. Tüm kurallara uyuyoruz. Ülkem Çin’de halk, koranavirüsle mücadelede başarılı oldu. 3 yaşındaki oğlumun anneye en çok ihtiyaç duyduğu günlerinde yanında değilim. Bu sürecin geçeceğine ve herkesin sevdiklerine kavuşacağına inanarak, kamu sağlığı için “evdekal” çağrısını yerinde buluyorum” diye konuştu.
























