1. Haberler
  2. Genel
  3. COVID – 19 Döneminde Çin’e Yolculuk….Onur Sabri Durak Yazdı

COVID – 19 Döneminde Çin’e Yolculuk….Onur Sabri Durak Yazdı

17 Ocak 2020’de Şanghay’dan başlayan ve normalde 2 Şubat 2020’de yine Şanghay’da sonlanmasını planladığımız Türkiye aktarmalı gezi ve uçuş planımız, malum salgına bağlı olarak uluslararası uçuşların ertelenmesi, Çin’e yabacıların girişlerinin askıya alınması sebeplerinden ötürü uzun soluklu bir duraksamayla Eylül 2020’ye kadar ertelendi. Miami’den İstanbul aktarmasıyla Şanghay’a planladığımız dönüş yolunda 30 Ocak 2020 tarihi sabah saatlerinde İstabul havalimanına indiğimizde, cep telefonuma gelen mesaj ile 1 Şubat 01.45’te gerçekleştirilecek olan İstanbul – Şanghay uçuşunun ertelendiğini öğrendik. Bu ani gelişme üzerine, aktarma sırasında kalacağımız otelden, yakın arkadaşlarımı arayarak; Tuzla’da bulunan ve çok uzun süredir kapalı olan evimizin en kısa sürede temizletilmesine yardımcı olmalarını rica ettim. Arkadaşlarımın yardımı ile temizlenen ve düzene konulan evimize 1 Şubat tarihinde geçerek, ertelenen uçuşların ne zaman açılacağını takip etmeye başladık.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu süre içinde uçuş tarihinin 5 kez ertelenmesi, varış havalimanının da iki kez değişmesinin akabinde, Çin’in 28 Mart 2020 tarihinde, yabancıların mevcut ve geçerli oturum izinleri veya vizelerini askıya alması ile birlikte süreç biraz daha içinden çıkılmaz hale büründü. Eşimle birlikte, 3 yaşındaki Çin’de kalan oğlumuzdan ayrı geçirdiğimiz dönemde, salgın dönemindeki kurallara uyarak ve mümkün olduğu ölçüde evimizden çıkmadan çalışmalarımızı Türkiye’den devam ettirdik. Çin’e girişle ilgili gelişmeleri haberlerden ve sosyal medya mecralarından yakından izledik. Diğer yandan, bizler gibi Çin’e gidemeyen Çin ve Türk vatandaşlarının oluşturduğu sosyal medya gruplarına üye olmak suretiyle güncel gelişmeleri birbirimizle paylaştık. İlerleyen aylarda, yabancıların Çin’e giriş yasaklarının kademeli olarak kaldırılmasıyla birlikte biz de gidiş yolculuğu için istenen belgelerin toplanmasına, vize işlemlerine, gerekli sağlık testlerini yaptırmaya ve akabinde de Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ile görüşmelere başladık. İstenen belgelerin toplanması, vize davetiyesinin ulaşması ve diğer işlemlerin tamamlanması iki aydan daha uzun bir süreyi buldu. Vizemin verilmesiyle birlikte Çin’e gerçekleştirilen uçuşları incelemeye başladık ve 3 Eylül 2020 tarihli Moskova/Rusya aktarmalı uçuşunda karar kıldık. Salgın öncesindeki dönem fiyatlarının çok ama çok üstündeki fiyatlarla temin edebildiğimiz biletlerimizin yanı sıra, Çin diplomatik misyonları tarafından, uçağa binmeden önce istenen sağlık beyanı ile yine diplomatik misyonca belirlenmiş sağlık kurumlarından alınan ve uçuştan önceki 72 saat içerisinde tamamlanan COVID-19 olmadığımıza dair sağlık raporunu da temin ederek, tüm bilgi ve belgeleri uçuş onayı için Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğuna ilettik. Başkonsolosluğun, belgelerimizi incelemesinin akabinde verdiği uçağa binebilir izni ile uçuşumuz kesinleşti.

Uçakta, kapalı alanda uzun bir süre geçireceğimizi ve havalimanlarında bir çok insanla temas etmek durumunda kalabileceğimizi düşünerek, baştan aşağıya vücudumuzu koruyan medikal elbise, yüz siperliği ve eldivenlerimizi giymek suretiyle yolculuğa hazırlandık. Uçuşun gerçekleşeceği sabah erken saatlerde, Tuzla’daki evimizden ayrılarak İstanbul Havalimanına doğru yola düştük. Havalimanında uzun bir bekleyişten sonra Rus Havayolları kontuarlarının açılmasıyla birlikte, uçuş işlemlerimizi tamamlamak için sıraya geçtik. Kontuara gelmeden önce, bir Rus görevli, nihai varış noktası Çin olan yolcuların vize, sağlık beyanı ve sağlık raporlarını tek tek kontrol ederek fotoğraflarını çekti. Bu işlemler tamamlandıktan sonra, kontuarda Çin vizemiz tekrar tekrar kontrol edilerek, Başkonsolosluğun, Çin’e uçuşuna izin verdiği kişilerin listesi ile karşılaştırılarak bilet ve bagaj işlemlerimize başlandı. Kabinde bagaj taşınmasına izin verilmediğinden, kabin bagajınız da diğer eşyalarınız ile birlikte kargo bölümüne alındı. Kabin bagajının, kargo bölümüne alınması sebebiyle bilet durumunuza göre size verilen bagaj kilo hakkını ihlal etmiş olmuyorsunuz. Hatta, bu noktada, kabin bagajınızı tartmayarak, size bir esneklik de sağlıyorlar.

Uçuş sırasında yiyecek-içecek servisi, olağan dönemdekiler gibi devam etmekteydi. Ancak, biz herhangi bir şey yememeyi tercih ettik. Herhangi bir aksaklıkla karşılaşmadığımız uçuşta, Moskova’ya inmeden önce, kabin memurları tarafından dağıtılan bilgi formlarını doldurduk. Uçaktan inişimizin akabinde, aktarma yapacağımız uçuşa geçmek için transfer işlemlerini tamamladık. İki uçuş arasındaki sürenin yaklaşık dört saati bulması nedeniyle, sakin bir köşe bularak hem yanımızdaki yiyecekleri tükettik hem de biraz dinlendik. Şanghay uçuşumuz yaklaştığında uçuş kapısına geçtik. Burada da bir görevli, Çin vizemizi, sağlık beyanımızı ve COVID-19 test sonuçlarımızı kontrol ettikten sonra, diğer bir görevli bilet kontrollerimizi yaparak, bizleri uçağa kabul etmeye başladı. Uçak kapısına geldiğimizde ise diğer bir görevli, elektronik ateş ölçer ile tüm yolcuların ateşini ölçmekteydi. Belirli bir vücut sıcaklığının üzerindeki yolcuların ise uçağa alınmadığını ve bekletildiğini gördük.

Uçak içinde ve yolculukta maske şartı

 

Uçak içindeki yolcuların tamamında maske bulunmaktaydı, bir kısmı ise bizim gibi tüm vücutlarını koruyan medikal elbise giymekteydi. Moskova – Şanghay uçuşu sırasında da yiyecek – içecek servisi devam etti. İlk uçuştan farklı olaraksa, bu uçuş sırasında, belirli aralıklarla, yolculara yeni maskeler dağıtılarak, kullanılan maskeler kabin görevlileri tarafından toplandı. Biz, yine uçakta yiyecek – içecek olarak bir şey tüketmemeyi ve uçak lavobalarını kullanmamayı tercih ettik. Uçak içerisinde, boş koltuk olsa dahi, yolcu takibini sağlayabilmek adına, yolcuların yer değiştirmesine kesinlikle izin verilmedi. Sorunsuz bir uçuşun akabinde ve tahmin edilen varış saatinde Şanghay Pudong Uluslararası Havalimanına ulaştık. Yolcular uçaktan inmeden önce, sağlık ekipmanları ve giysilerinin içindeki Çinli uzmanlar uçağa girerek, yolculardan “wechat” uygulaması üzerinden bir form doldurmalarını ve sonraki aşamalarda kullanılacak QR kodunu yükleyerek kaydetmelerini istedi.

Uçaktan inince, bir havalimanından ziyade, salgın kontrol ve yönetim merkezi ile karşılaştığımızı söylemek mümkün. Havalimanındaki tüm fiziksel alanlara giriş – çıkışlar sınırlandırılmış, test alanlarına gidilen koridorlar ise perdelerle ayrılmış durumdaydı. Tek bir yönde harekete izin verilen koridorlarda gidilecek yerler ok işareti ve yazılarla gösterilmekteydi. Wechat üzerinden oluşturulan kayıt formu ve formu esas alınarak, bu sefer yazılı formlar oluşturulmaya başlandı. Oluşturulan bu formlar üzerinden tüm yolcular tek tek sağlık mülakatına alınarak, son ondört gün içerisindeki etkinlikleri, sağlık durumları, yolculukları, temas ettiği kişiler sorgulandı. Sağlık mülakatı tamamlandıktan sonra, elimizdeki yeni formlarla sürüntü testinin yapılacağı odaya doğru yürümeye başladık. Testlerin yapılacağı odalar, havalimanı ana binası dışına konuşlandırılmıştı. Test odasına vardığımızda, testi yapacak görevli, diğer bazı yolculardan ve benden kan testi almak istediklerini belirttiler. Bunun için de ayrı bir muvakkatname doldurarak imzaladım. Böylece hem kan testi, hem de sürüntü testi yaparak bu süreci tamamladılar.

Kan ve sürüntü testlerini tamamladıktan sonra, pasaport kontrolüne doğru yürümeye başladık. Pasaport kontrole girmeden önce, vücut ısımız bir kez daha ölçüldü ve hazırladığımız belgeler ve formlar kontrol edildi. Çin Halk Cumhuriyeti’ne giriş için gereken gümrük formunu da doldurduktan sona pasaport polisine geçişimizi gerçekleştirdik. Pasaport polisi, geliş sebebimizi, çalıştığımız kurumu, daha önce Çin’e giriş yapıp yapmadığımızı, nerden, hangi havayolu ile geldiğimizi, nerede aktarma yaptığımızı sorarak, yolculuğumuzun bir anlamda röntgenini çekti. Pasaport polisinin onayı ve pasaportumuzu kaşelemesi ile birlikte, bagajlarımızı almak üzere, bagaj konveyörüne geçtik. Bagajlarımızın gelişi, olağan dönemlere göre oldukça uzun sürdü. Bagajlarımızı aldıktan sonra çıkışa doğru yöneldik. Çıkışa geldiğimizde, çıkışın Şanghay’da kalacaklar ve Şanghay dışına çıkacaklar şeklinde ayrıldığını gördük. Önce, bir hata yaparak Şanghay dışına çıkacakların olduğu koridora doğru yönelsek de sonrasında Şanghay’da kalacakların bulunduğu kısma geçmeyi başardık. Burada, fiziksel ortamın yine kısıtlı erişime tabi olduğunu gördük. Şanghay’da kalacağınızı bildirdiğiniz adrese göre, farklı ilçelerin ulaştırma görevlilerinin bulunduğu kısımlara ulaştık. Şanghay’da kalacağımızı bildirdiğimiz adresle ilgili ilçe görevlisi, bizden bilgi almak suretiyle, belirtilen ilçedeki karantina oteli için gerekli ayarlamaları yapmaya başladı. Bu sırada bizde bu konuyla ilgili formları doldurduk. Bu aşamada, yolcuların uzun süredir aç ve susuz kalabileceği gözetilerek, masalarda bol miktarda su, süt, meyve suyu, atıştırmalık yiyecekler, el dezenfektanı, ıslak mendil bulundurulduğunu gördük. Görevliler bunlardan istediğimiz kadar ve ücretsiz olarak alabileceğimizi söylediler. Bir saati aşan bekleyişten sonra, karantina oteline geçecek servis aracının geldiği bilgisi verildi. Ne yazık ki, kalacağımız karantina otelini seçmek gibi şansımız yoktu.

Koronavirüsün çıkış ülkesi olmasına rağmen 1 yıl içinde virüsü hayatlarından çıkartan Çinliler, hayatın normalleşmesinin tadını çıkartıyor. Şanghay’da yaşayan Türkler bir restoranda sosyal mesafesiz ve maskesiz toplanmanın mutluluğunu www.denizkartali.com ile paylaştı.

Bu, tamamen kalacağınız ilçedeki karantina otellerinin doluluk durumuna bağlı. Bir görevlinin önderliğinde, yine fiziksel olarak erişimi kısıtlanmış koridorlardan çıkarak servis aracının bulunduğu park alanına geçtik. Belirlenen servis araçları dışında herhangi bir özel veya toplu taşıma aracına izin verilmediğini gördük. Koltuklar arasında mesafe koyarak oturmamıza izin verilen servis aracında, şoförün yanı sıra, koruyucu elbise içinde bir polisin de olduğunu ve yolculuk boyunca araçta bizlere eşlik ettiğini gördük. Bir saate yakın süren yolculuğun akabinde, 14 günlük karantinamızın gerçekleştirileceği otelimize ulaştık. Giriş işlemlerini tamamladıktan sonra, iki haftayı geçireceğimiz karantina odasına yerleştik. Sabah 9.00 sularında indiğimiz havalimanından, karantina oteline ulaşmamız altı saatten fazla bir süreyi bulmuştu. Her ne kadar yorulmuş olsak da, uçuşun başından, otele varıncaya kadar geçirdiğimiz süredeki planlama ve yönetim, bizleri, en az riskle Şanghay’a ulaştırmayı başarmıştı.

COVID – 19 Döneminde Çin’e Yolculuk….Onur Sabri Durak Yazdı
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!