Çinli bilim insanı Chen Bo ve Çin Tıp Bilimleri Akademisi Tıbbi Deneylerde Hayvan Araştırmaları Enstitüsü’nden Profesör Qin Chuan’dan oluşan araştırma ekibi, 10 aydan fazla süren çalışmanın ardından yeni koronavirüs (KOVID-19) salgınına yakalanan hastaları tedavi etmek için yeni yöntemler buldu. Araştırma sonucu, dünyaca ünlü “Hücresel ve Moleküler İmmünoloji” akademik dergisinde yayınlandı.
Araştırmacılar, oksitlenmiş kolesterol ve anjiyotensin dönüştürücü enzim 2’yi (ACE2) içeren hücresel mikropartikülleri yeniden düzenlediler. Mikropartiküllerin yüzeyindeki ACE2, KOVID-19 ila birleştiğinde alveolar makrofajların daha fazla virüsü yutmasını sağlayabiliyor. KOVID-19’a yakalanan farelere yönelik yapılan deneylerde, farelerdeki viral yükün azaldığı ve ilgili inflamatuar faktörlerin de önemli ölçüde inhibe edildiği belirtildi. Huang Bo, yeni bir biyolojik taşıyıcı tür olan mikropartiküllerin klinikte uygulandığını ve yüksek güvenliğe sahip olduğunu ifade etti. Huang, yeni koronavirüsle birleştiğinde mikropartiküllerin makrofajlara ilerletilip, parçalandığını ve aynı zamanda makrofajların inflamatuar yanıtını engellediğini kaydetti. Huang Bo, bunun KOVID-19 hastalarını tedavi etmek için yeni bir strateji olmasının beklendiğine dikkat çekti.
Çanakkale Kepez Limanı ile Yunanistan’ın tarihi ve turistik adası Limni (Lemnos) arasında hizmet veren feribot seferleri, bölgede yaşanan yoğun ilgi ve özellikle Limni Adası’ndan gelen baskın talep üzerine uzatıldı. Limnos Express firması tarafından yürütülen karşılıklı deniz ulaşımı, alınan yeni kararla birlikte 30 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek. CENK İŞVER ÇANAKKALE’DEN BİLDİRİYOR
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.