Deniz Kartalları’ndan Beşiktaş Divan Kurulu Üyeliğine
Deniz Kartalları’ndan Beşiktaş Divan Kurulu Üyeliğine
Gemi Brokerleri Derneği Başkanı ve Deniz Kartalları Grubu'nun sözcülerinden Semih Dinçel, Beşiktaş'ın Divan Kurulu'na giren son isimlerden oldu. Siyah beyaz camianın yakından tanıdığı ve sevdiği Semih Dinçel, divan üyeliğiyle birlikte sorunların çözümünde daha çok pay sahibi olmak için çabalayacağını ve Beşiktaş'ın başarısı için elinden geleni yapacağını belirtti.
Gemi Brokerleri Derneği Başkanlığı’nın yanı sıra sokak hayvanlarının beslenmesi, ihtiyacı olan çocukların burs sahibi olması, denizcilerin yıpranma hakkının geri kazanması ve denizcilik camiasının daha ileri gitmesi için pek çok sosyal sorumluluk hareketinde yer alan Kaptan Semih Dinçel, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Divan Kurulu’na girdi. 1995 yılında katıldığı Beşiktaş Genel Kurulu üyeliğinde 25’inci yılını tamamlayarak beratını BJK Başkanı Ahmet Nur Çebi’den alan Semih Dinçel, aynı zamanda Deniz Kartalları grubunu da temsil ediyor. Dinçel, taraftarlıktan divan üyeliğine uzanan Beşiktaşlılık günlerinin her zaman kendisine gurur verdiğini belirtti. Dinçel, ” Beşiktaşlılık gerçek bir sevda, haklı bir davadır. Tribünlerde olan zorlukla deplasmana giden taraftar ya da en iyi futbolcuyu takıma kazandırmak isteyen yöneticinin yaşadığı heyecanı yaşıyorum şu anda. Siyah-Beyaz aşkımıza hizmet etmenin gururunu deniz kartalları grubunun enerjisiyle sürdüreceğim” dedi.
Deniz Kartalları’ndan Beşiktaş Divan Kurulu Üyeliğine
İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı ve Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Recep Düzgit, Gemi Acenteleri Yönetmeliği süreci hakkında kapsamlı bir kamuoyu duyurusu yayımladı. Açıklamada, yönetmeliğin taslak aşamasından yargı sürecine kadar geçen iki yıllık süreçte elde edilen somut kazanımlar vurgulanırken, konunun seçim malzemesi yapılmasına tepki gösterildi.
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Yorumlar kapalı.