Deniz Kartalları’ndan Beşiktaş Divan Kurulu Üyeliğine
Deniz Kartalları’ndan Beşiktaş Divan Kurulu Üyeliğine
Gemi Brokerleri Derneği Başkanı ve Deniz Kartalları Grubu'nun sözcülerinden Semih Dinçel, Beşiktaş'ın Divan Kurulu'na giren son isimlerden oldu. Siyah beyaz camianın yakından tanıdığı ve sevdiği Semih Dinçel, divan üyeliğiyle birlikte sorunların çözümünde daha çok pay sahibi olmak için çabalayacağını ve Beşiktaş'ın başarısı için elinden geleni yapacağını belirtti.
Gemi Brokerleri Derneği Başkanlığı’nın yanı sıra sokak hayvanlarının beslenmesi, ihtiyacı olan çocukların burs sahibi olması, denizcilerin yıpranma hakkının geri kazanması ve denizcilik camiasının daha ileri gitmesi için pek çok sosyal sorumluluk hareketinde yer alan Kaptan Semih Dinçel, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Divan Kurulu’na girdi. 1995 yılında katıldığı Beşiktaş Genel Kurulu üyeliğinde 25’inci yılını tamamlayarak beratını BJK Başkanı Ahmet Nur Çebi’den alan Semih Dinçel, aynı zamanda Deniz Kartalları grubunu da temsil ediyor. Dinçel, taraftarlıktan divan üyeliğine uzanan Beşiktaşlılık günlerinin her zaman kendisine gurur verdiğini belirtti. Dinçel, ” Beşiktaşlılık gerçek bir sevda, haklı bir davadır. Tribünlerde olan zorlukla deplasmana giden taraftar ya da en iyi futbolcuyu takıma kazandırmak isteyen yöneticinin yaşadığı heyecanı yaşıyorum şu anda. Siyah-Beyaz aşkımıza hizmet etmenin gururunu deniz kartalları grubunun enerjisiyle sürdüreceğim” dedi.
Deniz Kartalları’ndan Beşiktaş Divan Kurulu Üyeliğine
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.