
Zorlukları aşmak adına Mutabıkız yani Anlaştık
Balyoz Davası’nın 10 numaralı sanığı olarak sahte delillerle konulduğu cezaevinde 3,5 yıl kaldıktan sonra serbest kaldığı ilk günden itibaren Türk denizciliğinin gelişmesine adayan Emekli Amiral Cem Gürdeniz’in eşi Rengin Gürdeniz yaşamının 40 yıllık bölümünü anlatan bir kitap yazdı. Kısa süre içinde ülkemizin en çok tanınan isimleri arasına giren Cem Gürdeniz’in en büyük destekçisi olan Rengin Gürdeniz, evli çiftlerin zorlukları ve engelleri birlikte nasıl aşabileceğin sade bir dille anlattı. 2012 yılında başladığı yazılarını koronavirüs salgını döneminde derlediğini ve son gelişmelerle güncelleyerek yayınladığını belirten rengin Gürdeniz, deniz subaylığı mesleğine aşık ve geleceği parlak bir isimken haksızlıklara uğrayan Cem Gürdeniz ile yaşadıkları zor günleri nasıl aştıklarını paylaştı. Gürdeniz kitabının ismini eşiyle anlaştıklarını belirten ve sıklıkla kullandıkları ‘Mütabıkız’ yani ‘anlaştık’ ifadesinden koydu.


“El sallama görevini bir arkadaşına rica etmiş”
1982 yılında Sarıyer’de aldığı teklifle başlayan evliliklerin, güçlü bir savaş gemisinin sakin denizlerden fırtınalı okyanuslara süren seyri gibi kesintisiz sürdüğünü belirten Rengin Gürdeniz duygularını anlattı. Gürdeniz, “Babam baş kılavuz kaptan Macit Gökırmak le Cem’in babası Halit Gürdeniz yakın arkadaştı. Cem’in üsteğmen rütbesinin takmasının ardından evlendik. Adeta aşık olduğu savaş gemilerinde görev yapıyor ve çok çalışıyordu. Zafer Muhribi görevinde İstanbul Boğazı’ndan geçerken el sallayacağını benim de balkondan el sallamamı istedi. Muhrip yaklaşırken el sallamaya başladım ve geminin köprü üstünden (kaptan bölümü) bir üniformalının el salladığını görünce O sanarak çok heyecanlandım. Gemi Karadeniz’e açıldı. 2 gün sonra telefon konuşmamızda boğaz geçişi sırasında görev yerini bırakamadığı için el sallaması için bir arkadaşına rica ettiğini söyleyince önce kızdım sonra karşılıklı çok güldük” dedi.

Sessiz Çığlık ve Vardiya Bizde Karanlığı Aydınlatmıştı
Rengin Gürdeniz kitabında; Cem Gürdeniz’in ABD’de aldığı eğitim için birlikte gittikleri San Francisco-Monterey’de yaşadıklarını, teknik aksaklıklar ve bürokrasi nedeniyle Gürdeniz’in Türkiye’ye 14 ayda getirebildiği TCG Gaziantep fırkateynini, kızları Ülkem ve oğulları Ege’nin uzak kaldıkları babalarına duydukları hasreti, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın TCG Giresun’daki konserini, Gürdeniz’in tifoya yakalanmasını ve tedavi sürecini, 2004 yılında Amiral rütbesinin verilmesiyle yaşadıkları gururu, Ankara’da Deniz Kuvvetleri karagahında geçen görev yıllarını, Belçika’da geçirdiği görev sürelerini de Mutabıkız’da anlatıyor. Kumpas Davaları’nda yargılan askerlerin eşleri arasında başlayarak yurda yayılan ‘Vardiya Bizde’ platformunun yaptıklarını, adaletin ruhuna döktükleri lokmaları, gül ağaçlarına astıkları özgürlük dileklerini, Silivri’deki mahkeme günlerini, TCG Ayvalık gemisinin 7 mürettebatının otomobil kazasında ölümünü, köpekleri Tarçın’ın sözde delillere alet edilmesini, subay eşlerinin dayanışmasını ve Sessiz Çığlık eylemlerini, yakın arkadaşları Cem Aziz Çakmak’ın yanı sıra Murat Özdenalp, Berk Erden, Ali Tatar, Soner Polat gibi subayların hayatlarını kaybetmesinin verdiği üzüntüyü de kitabında işledi.

Subay eşi olmanın zorlukları
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde büyük zarar gören Gölcük’teki Donanma Komutanlığı lojmanında yaşadıklarını ama şans eseri evde olmadıklarını belirten Gürdeniz depremde çok sevdiği dostlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını vurguladı. Gürdeniz, “Denizaltı Filosu komodoru Hüsnü Dizdar’ın eşi Nesrin Dizdar ile çok sayıda yakın arkadaşımızı yitirdik. Nesrin’i sıklıkla hatırlıyorum ve anıyorum. Subay eşi olmanın getirdiği zorlukları yaşayan Nesrin gibi nice arkadaşımı anarak kitabımda yer verdim” diye konuştu.


İnsan yaşamı fırtına çıkabilecek denizdeki gemi gibidir
İnsanların hayatlarının planlanmayan olumsuzluklarla değişebileceğini ve zorluklarla mücadele etmenin gücünü hatırlatan kitapta içindeki deniz sevgisini de Rengin Gürdeniz, Mavi Vatan kavramıyla özdeşleyen anlayışla yaşadıklarını ekledi. Gürdeniz, “Mavi Vatan, sonsuz maviliğin getirdiği güzellikleri yaşarken karşılaşabileceğiniz fırtınalara karşı güçlü ve hazırlık olmanın da tanımı. İnsanlar zorluklar karşısında pes etmek yerine mücadele etmeyi denizde savrulan ama batmayan bir gemiyi düşünerek aşabilir”




















