Çok geçmişi bilmiyorum. Yaşadığım yakın tarihten hatırladıklarımla başlıyayım. 1975 yılı yedek subaylığımı Gölcük’te yapıyorum. Bir haber geldi, falan tarihte Fındıklı’da dernek binasında ol, önemli bir toplantı var. Toplantıya katıldım. Konu: Denizcilik Bakanlığı Kanun Tasarısının tartışması. O dönem Kıbrıs Barış Harekâtı yeni bitmiş, Ecevit- Erbakan koalisyon hükümeti işbaşında. Denizcilik Bakanlığı Kanun Tasarısı hazırlığı için “Yüksek Denizcilik Okulu Mezunlar Derneği’nden görüş istenmiş. Bugün gibi gözümün önünde, hepsi ışıklar içinde uyusun, Gündüz Aybay. Necmettin Akten, Halit Gürdeniz, Kemal Demir ağabeylerimiz söz aldılar, hazırladıkları tezlerini anlattılar. (hatırlayamadığım diğer konuşmacılardan özür dilerim)


O günkü konuşmalarda, Limanlar Kanunu, Kabotaj Kanunu, Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun, Karasuları Kanunu, Deniz İş Kanunu, Uluslararası Denizde Can Emniyeti Sözleşmesi, buna ilişkin olarak Karasularımızda Kılavuzluk Kanunu ( Necmettin Akten dile getirdi) Montreux Mukavelenamesi ve hatırladığım kadarıyla denize ait bütün tüzükler, talimatlar, tamimler ele alındı. Toplantı 7 saate yakın sürdü. Bazı arkadaşlar sıkıldılar ve yarım bırakıp gittiler. Ben hayatını bilgiye ulaşmaya adamış biri olarak baştan sona kadar kaldım ve not tuttum. Sonra , sonucu takip ettim. Deniz Kuvvetleri başta, diğer ilgili kuruluşlardan görüş alınmış. Yalnız bazı bakanlıklar kendi bünyelerindeki kuruluşları bırakmak istememişler ve böyle bir bakanlığın lüzumsuz olduğu görüşünü savunmuşlar. Mesela su ürünleri Tarım Bakanlığı’na bağlıydı. Kısa bir müddet sonra Ecevit- Erbakan Hükümeti de dağıldı. Seneler geçti, bilmiyorum belki aralarda müzakereler olmuştur, denizde çalıştığım için takip edemedim.

22 yıl sonra Mesut Yılmaz Dönemi
1997 senesi. Başbakan Mesut Yılmaz, Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanı Burhan Kara. Burhan Kara’nın mesleği hatırladığım kadarıyla tıp doktorluğu. Bir anda haber patladı. Denizcilik Bakanlığı kuruluyor. Nasıl kuruluyor? Kanun hükmündeki kararname ile denizcilik müsteşarlığı bakanlığa dönüştürülecek. Meslek kuruluşlarından, sivil toplum örgütlerinden görüş, bilgi alındı mı? Yok böyle bir şey, yaptım oldu. Burada ön bilgi sadece kıyı emniyeti, kıyıların güvenliği öne çıkacak bu alandaki kuruluşlar bakanlığa bağlanacak. Ama asıl bomba sayın armatörlerimize’ 2’inci sicile geçme hakkı tanınacak. Avrupa örnek gösteriliyor, Fransa 1986, Almanya 1989, Portekiz 1988 , İngiltere 1984 senelerinde ikinci sicile geçmişler. Burada sayın bakan Avrupa ikinci sicile geçiyor, Denizcilik Bakanlığı’nın halletmesi gereken birinci problemi ikinci sicil. Biz niye geri kalalım.
Arapların Finikelilerden kalma bir atasözü vardır:
Gerçi denizde sayısız menfaat vardır amma aradığın selametse o karadadır
Avrupa zenginleştikçe selameti karada aradılar. Denizde sendikaların istekleri çoğaldıkça armatörler çareyi ikinci sicile geçmekte buldular. Bu arada denizde istedikleri fiyata çalıştıracak personel bulamadıkları için üçüncü dünya ülkelerini ( Filipinli, Hintli, Pakistanlı vs.) tercih ettiler. Bize gelince; sayın bakanın açıklamalarından anlaşılan bir kesimin istek ve menfaatleri doğrultusunda Denizcilik Bakanlığı ele alınıyor. Neticede bakanlık kurulamadı. Ama bir grubun menfaati doğrultusunda 16.12.1999 tarihinde 4490 numaralı Türk Uluslararası Gemi Sicil Kanunu kabul edildi. 21 Aralık 1999 tarihinde resmi gazetede yayınlandı. Uygulama tarihi Haziran 2000. Bu tarihten sonraki zamanlarda ikinci sicil yönetmelik olarak yayınlandı ve zamanla çok değişimlere uğradı. Değişimler deniz emekçilerinin aleyhine olan maddelerdir. Kimler ne kazandı derseniz, küçük örnekler vereyim. A.B ( able seaman) usta gemici 700 dolara çalışırken , Gürcü usta gemici 300 dolara koşarak geliyor. Kamarot ( steward) 500 -600 dolara iş bulurken dışardan 200-250 dolara istediğiniz kadar var. Ayrıca yabancı personelin ne sigortası ne vergisi ne de sendikası var.

Ben 2007 senesinde yabancı personelle çalıştım. Usta gemici dümen tutmasını bilmiyordu. Bu arada kaptan, zabitan ücretlerini konuşmak istemiyorum. Port State Controls’un Türk gemilerini sık sık denetlemesinin bir sebebi de yetersiz personelden kaynaklanıyor. Konumuz değil ama bir zamanlar kolay bayrak kabul edilen Panama , Liberya gibi bayrak devletlerinden sicil almak çok zorlaştı. Şimdi Seymen Adaları , Bolivya, Çad gibi ülke bayrakları kolay bayrak oldu. Bu gemilerde limanlarda her zaman denetime açık. Avrupa yabancı personeli nasıl çalıştırıyor? Önemli denetimlerden geçirip gemilerine alıyorlar. Biliyorlar ki Denetimsizliğin getirdiği skandal telafi edilemez”. Burada misal vereyim, İngiltere’de Thames nehrinde sandalla gezintinin , olta balıkçısının sertifikası vardır. Yani kurallar içinde yaşarlar.
Yıl 2005. Avrupa Birliği’ne katılmak için heyecanlıyız ama…
2005 senesinde AB’ye gireceğiz. Denizcilik konularında AB ile eşleşeceğiz . İspanya’dan eşleştirme programında ekip geldi. İki uzak yol kaptanı bir Deniz Ticaret Hukuku profesörü. Çalışmalarını Denizcilik Bakanlığı bünyesinde yapacağız zannederlerken ilk şaşkınlıkları 4 denizi, 2 boğazı olan ülkede Denizcilik Bakanlığı yok. Peki işler nereden yürüyor? Denizcilik Müsteşarlığı Dairesi’nden. ( Ofice Of An Under- Secretary). Üç aya yakın bütün denizcilik faaliyetlerini denetliyorlar. Ayrılırken ne rapor verdiler bilmiyoruz, soranlara tapazlar ( mezeler) idare eder ama şaraplar felaketti demişler. Bir de denizcilik okullarına değineceğim. Sayın Binali Bey iftiharla 60 küsur denizcilik okulu açtık diyor ve gururlanıyordu. Okullardan biri denize 200 kilometre mesafede bir ilimizde hem de fakülte. O ilimize bence yakışan gastronomi fakültesiydi. Dünya sıralamasında en önde olurdu. AB Denizcilik Komiserliği’nden geldiler, okullarımızı denetlediler. Neticede müspet bir sonuç gelmedi. Odesa Denizcilik Akademisi’nde Almanlar , Hollandalılar , Yunanlılar ofis açıp talebeleri takip ediyorlar. Biz de denizcilik talebelerini takip etmek için ofis açan bir ülke var mı?
Sonuç: Henüz bilimin ışığına kavuşulmamış ( bunu en son Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlarda gördük) hukukun ayak bağı olduğu bir ortamda “Denizcilik Bakanlığı” meslek etikleri , ülke menfaatleri doğrultusunda ne verebilir. Bence fayda sağlamaz…

Kaptan M. Ali SÖKMEN



















