1. Haberler
  2. Genel
  3. ELAZIĞ SULARINDA GİZLENEN TARİHE YOLCULUK

ELAZIĞ SULARINDA GİZLENEN TARİHE YOLCULUK

Eğer Elâzığ’ı sadece Harput'tan ibaret zannediyorsanız çok büyük yanılgı içerisindesiniz. Bu yazımızda sizlere 4 bin yıllık kültürel tarih kokan aziz şehir Elazığ’da geçtiğimiz yıllarda keşfedilen 9 milyon yıllık “Karaleylek Kanyonu’ndan ve 3 bin yıllık Urartu Kalesinden bahsedeceğiz.SULTAN GÖÇER GEZDİ VE YORUMLADI

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

‘Mezopotamya’ya hayat veren suların altında yatan tarih’

Keşfedildiği günden bu yana araştırmacıların ve doğaseverlerin ilgi odağı haline gelen Karaleylek Kanyonu, Mezopotamya’ya hayat veren Fırat Nehrinin üzerinde bulunuyor. Doğu Anadolu bölgesi kanyon oluşumuna elverişli bir coğrafyaya sahip değilken karaleylek kanyonu bu bölgede dünya çapında ünlü olan birçok kanyonun özelliklerini barındırmaktadır. Kanyonun bu özelliği tesadüfen keşfedildiği günden beri bilim dünyasını heyecanlandırıyor.

Kanyonun en önemli özelliği dünyada sayılarının 10-15 bin çift olduğu tahmin edilen Kara Leylek göçmen kuşlarına yuva olmasıdır. Kanyon adını, bu doğal alanda misafir olan Kara Leylek kuşlarından almaktadır.

Kanyondaki mağara ve oyuklarda bulunan merdiven kalıntıları bu bölgenin tarihin belli dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanıldığını göstermektedir. Mağaranın tavan kısmından süzülen tatlı su kaynağının da buradaki insan yaşamına katkı sağladığı düşünülüyor. Kanyona ulaşım Fırat Nehri üzerinden teknelerle sağlanmaktadır. Ayrıca Baskil ilçe merkezinden 45 km uzaklıktaki Kumlutarla köyünden yaklaşık 15-20 dakika yürüyerek bu kanyonun üst sırt tarafına ulaşılabiliyor.

Urartu Kalesine gelince… Ağın ilçesinin sınırlarında yer alan Hastek Kalesi, Keban Baraj Gölü’ne dik inen kayalıkların kat kat oyulmasıyla yapılmış, odalar ve bu odaları birbirine bağlayan birkaç metre uzunluğundaki dar galerilerden oluşuyor. Keban Barajının inşasıyla birlikte sular altında kalan yapı, geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklık sebebi ile tekrar gün yüzüne çıkmıştır. Bölgede araştırma yapan Fırat Üniversitesi öğretim görevlileri kalenin Hristiyanlık öncesi dönemlerde tapınak olarak da kullanılmış olabileceğini belirttiler.

Suların çekilmesi ile kaledeki kaya bloğu üzerinde keşfedilen Grekçe yazının çözümlenmesi ile hüzünlü bir hikâye de ortaya çıktı. Grekçe yazıtta burada yaşamış önemli bir şahsiyet genç yaşta ölen eşi için şunları yazmış, “Burada vaktiyle evlenerek memleketime getirdiğim iyi duygular taşıyan Athenais yatıyor. Bu mezarın önünden gelip geçenlerden onu bir gül ile ya da başka bir çiçekle onurlandırana tüm göksel güçler bağışlayıcı olsun. Fakat eğer bir başkası mezara zarar vermek amacıyla gelirse tüm yer altı tanrıları ona kötülük yapsın. Bunları yazan babasıyla aynı adı taşıyan Aeimaries’tir ve kısa bir hayat sürmüş olan eşini severdi. Onun babası da benimle aynı adı taşımaktaydı ve annesi Antonia da Lucius’un kızıydı.” Bu tarz bir beddua genellikle Pagan inancında karşımıza çıkıyor. Bu yazıt bölgenin tapınak olma olasılığını güçlendiriyor. Buraya ise Keban Baraj Gölü üzerinde yapılan tekne gezileri ile ulaşım sağlanmaktadır.

Haber: Sultan Göçer

Kaynak: www.elazig.gov.tr www.agin.gov.tr

ELAZIĞ SULARINDA GİZLENEN TARİHE YOLCULUK
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!