1. Haberler
  2. Astronomi
  3. ESA astronotu Andre Kuipers “İniş esnasında 1000 dereceye ulaşıyoruz”

ESA astronotu Andre Kuipers “İniş esnasında 1000 dereceye ulaşıyoruz”

NASA'nın 8 Aralık tarihinde açılan en büyük gezici uzay sergisine, uzay sergisi kapsamında ESA astronotu Andre Kuipers katıldı. 200 günden fazla Uluslararası Uzay İstasyonu'nda kalan Kuipers, yaptıkları bilimsel çalışmalardan, maceralarından ve deneyimlerinden bahsetti. Uzay İstasyonu'nun futbol sahası kadar büyük olduğundan bahseden Kuipers, en çok kuzey ışıklarını sevdiğini ve en korktuğu anın dünyaya geri inerken paraşütte yaşanılabilecek bir olumsuzluk olduğunu söyledi. Sonunun kozmonot Vladimir Komarov gibi olmasından çekindiğini belirtirken, gelecekte Marsa ailesiyle birlikte gitmek istediğini de sözlerine ekledi. Kozmonot Vladimir Komarov, Soyuz 1 aracıyla yaşadığı talihsiz olayda hayatını kaybetmişti...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kuzey ışıkları radyasyon saçıyor

 

Andre Kuipers, sözlerine 200 günden fazla vakit geçirdiği Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan bahsederek başladı: “UUİ futbol sahası kadar büyük, dünyanın üzerinden kargo uçağı gibi turluyoruz. Dönerken ağırlığınız yok, kaslarımızı kullanamıyoruz. Bu yüzden günde 2 kez spor yaparız.” diyerek sözlerine devam etti. Tüm dünya için çalıştıklarını bilimsel deneyler yaptıklarını, Avrupa ve Rusya’nın radyasyon, Japonya’nın fizik üzerinde çalıştığını belirtirken, Moskova ve Münih’te bulunan mühendislerle sürekli iletişim halinde olduklarını, bütün dünya için depremleri önceden tahmin edebilecek sismik araştırmalar üzerinde durduklarını söyledi. Depremlerin önemine vurgu yaparken tüm dünya için büyük bir tehdit olduğunu söyledi. Yerçekimsiz istasyonda cisimlerin uçtuğunu ve çarpma sorununa karşın ise akışkan köpükleri kullandıklarını söyledi.

 

 

Küba’dan Avustralya’ya kadar tüm dünya ayaklarınızın altında

 

Her tarafın pencere olduğu, size dünya ve uzayı gözlemleme fırsatı sunan o eşsiz manzara da Küba’dan Avustralya’ya,  Tüm Akdeniz’den Türkiye’ye, Kıbrıs’a  kadar tüm dünyayı adeta uçakta seyahat ediyor gibi izleyebilirsiniz. Dünyanın yarısı gece iken, “yeşil perde” dediğimiz kuzey ışıkları mükemmel görünüyorlar. Kuzey ışıkları her ne kadar eşsiz ve güzel gözükse de atmosferde oluşan radyasyon ışıması olduğu için bu güzelliğin iyi olmadığına işaret etti. Kuzey ışıkları, radyoaktif partiküldür. En unutamadığım an yaptığımız deneylerde, aslında deneyde dünyayı kopyaladık. Yapay ve küçük bir dünya oluşturduk. Aynı zamanda insan anatomisini de kopyaladık. Damarlarımızı ve kalbimizi kopyaladık. Kalp ritimlerini uzayda görmek çok garip gelmişti.

 

 

En büyük korkum sonumun Komarov gibi olması

 

En büyük korkusunu Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan dünyaya dönerken paraşütün açılma anı olduğunu söyledi. Geçtiğimiz dönemde Vladimir Komarov isimli Rus kozmonot Soyuz 1 aracıyla yaptığı görevde, Soyuz 1 aracının dünyaya çakılmasıyla hayatını kaybetmişti. Soyuz 1, yeni uzay aracı Soyuz’un ilk uçuşuydu. Diğer uzay araçlarının aksine, Sovyetler, Soyuz’u insansız test uçuşu yapmadan, içinde Komarov olduğu halde uzaya gönderdiler. Bunun nedeni, Soğuk Savaş döneminde uzay yarışında Sovyetlerin ABD’nin önüne geçmek istemesiydi.

 

 

Andre Kuipers Kazakistan’a iniş yapmıştı. Kalın atmosfer tabakasından geçip 10 km yakınlıktan paraşütünü açmıştı. Yeryüzüne indiği an için “Birden üstünüze ağırlık çöküyor. Sanki bir güç sizi tutup aşağıya çekiyor.” demişti. Uzaydan dünyaya döndüğünde devre dışı kalan kasları yüzünden hareket edememiş, modülden diğer insanların yardımıyla çıkarılıp taşınmıştı. Uzaya artık devletler değil şirketler bile gitmeye başladı. SpaceX bunun örneklerinden.

 

 

Andre Kuipers, insanlı ya da insansız uzaya yapılan yolculukların sıklaşacağını, bilimsel çalışmalar, Ay’ın doğal kaynaklarının gelecekteki madencilik faaliyetlerinde kullanılması ve Mars’a yapılan seyahatlere hazırlanmak için 2030’dan önce insanların Ay’a tekrar gideceğini söyledi. Sunumunda İstanbul, Ankara ve Antalya’nın uzaydan çekilen fotoğraflarını gösteren Andre Kuipers, şunları söyledi: “Uzaydan Dünya’nın görüntüsü kelimenin tam anlamıyla bu dünyada yaşanamayacak bir deneyim. Dünya’yı, diğer gezegenleri, bir kuyruklu yıldızı ve yıldızlarla dolu gökyüzünü uzaydan görmek, çok daha büyük bir şeyin parçası olduğumuzu anlamamı sağladı. Bana kozmik bir his verdi. Ağırlıksız ortamda süzülmek, uzayda olmanın eğlenceli yanlarından biri, suda yüzen bir balık hissi veriyor.”

 

 

Gelecekte bir gün Mars’a ailesiyle gitmek istediğini söyleyen Kuipers “Mars’a gitmek isterim, ama ailemle. 60 ila 400 milyon km mesafe var. Gidiş sadece 8-10 ay sürüyor. Geri dönmede oluşabilecek aksaklık ile bu süre iki buçuk yıla kadar çıkabilir. Bu çok riskli bir yolculuk olur. Üstelik Mars’ta dünya atmosferi gibi bir atmosfer yok. 200 günden fazla uzayda kaldım. Aksilikten dolayı 6 hafta fazla durdum. Benden daha uzun duranlar var. Rus arkadaşlarımdan 436 gün istasyonda kalan var.” diyerek sözlerini tamamladı.

Haber: Emirhan Taştan – Mert Sarıçam – Şermin Koyuncu

 

İletişim İçin Twitter: @DenizinKartalI

ESA astronotu Andre Kuipers “İniş esnasında 1000 dereceye ulaşıyoruz”
0







Bizi Takip Edin