Hint Okyanusu’nda taşımacılık yapan Türk bayraklı 190 metre uzunluğundaki İnce Karadeniz isimli dökme yük gemisinin makine yağcısı Ergin Aktaş, 20 Aralık 2019 tarihinde geminin kaptanı Bora Ekşi’yi öldürmüş, 4 mürettebatı yaralamış, 7 mürettebatı da ölümle tehdit etmişti. Tüm sorunlarına ve uyumsuzluğuna rağmen iyi niyetle kendisiyle ilgilenerek gemide kalmasına izin veren kaptanı öldüren Aktaş, Sri Lanka’nın Kolombo kentinde geçirdiği 3 aylık tutukluluğun ardından Türkiye’ye getirilmişti.

Cumhuriyet savcısı Serdar Baker okyanusun ortasında yaşanan korkunç olayla ilgili soruşturmasını tamamlayarak iddianamesini yazdı. İddianamede, Aktaş’ın cezai ehliyetinin olduğunu bilerek, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve ölümle tehdit suçlarını işlediği belirtildi. Savcılık, Kaptan Bora Ekşi’yi tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla, gemi mürettebatları Sedat Kartal, Taşkın Yılmaz, İsmail Çeken, Suat Kartal, Fatih Demirkıran, Erhan Gündüz, Coşkun Köse ve Cenk Çamursoy’u kasten öldürmeye teşebbüs etmekten ayrı ayrı 15 yıl, geminin 3’üncü kaptanı Hazel Tecer, baş çarkçı Recep Ali Canca ve Batur Altınkaynak’ı ölümle tehdit etmekten 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Kendisini affeden Bora Ekşi’yi öldüren Aktaş’tan gemi mürettebatıyla birlikte kaptanın annesi Gülsün Ekşi, eşi Tatiana Levitskaya Ekşi, babası Vahdettin Ekşi ve kız kardeşi Zeynep İrem Mutlu şikayetçi oldu.

“Okyanus ortasındayız bizi kimse bulamaz”
İddianamede, 20 Aralık günü gemide adeta korku filmlerinde görülebilecek dehşetin yaşandığı yazıldı. 10 Kasım günü gemi açık denizdeyken 9.05’te bir dakikalık Atatürk’ü anma saygı duruşu sırasında garip hareketler yapan ve dini sözler söyleyen Aktaş’ın gemiden atılmak üzere tutanak tutulduğu ama kaptan Bora Ekşi’nin kendisine bir şans daha verdiği öğrenildi. 2009 yılında Esenler’de uyuşturucu kullandığı için Silivri Açık Cezaevi’nde 1 hafta yattığını belirten Aktaş, olaydan iki gün önce sakinleşmek için gemi makine dairesindeki bally adlı yapıştırıcıyı kokladığını itiraf etti. Sadece kaptanların kullanabileceği anons sistemi üzerinden izin almadan dini mesajlar veren Aktaş’a ikinci kez tutanak tutulduğu için kaptanı öldürmeyi okyanus ortasında planladığı ortaya çıktı. 19 Aralık günü köprü üstünde nöbette olan güverte stajeri Melike Yılmaz’ın yanına giderek elektronik haritayı inceleyen Aktaş’ın, “Singapur açıklarındayız. Şimdi bir şey olsa bize kimse yardıma gelemez değil mi?” diye sorduğu, ardından geminin salonunda ‘Telefon bile çekmiyor bizi kimse bulamaz’ şeklinde konuştuğu belirlendi.

10 Kasım Atatürk’ü anma töreninden sonra cinayeti planlamış
20 Aralık 04.30 sıralarında geminin mutfağından aldığı 33 cm’lik et bıçağıyla Kaptan Ekşi’yi ve 10 Kasım anonsunda tartıştığı üçüncü kaptan Hazel Tecer’i öldürmek üzere harekete geçtiği belirlenen Aktaş’ın, gemide dehşet yaşattığı öğrenildi. Kaptan Ekşi’yi kamarasında hunharca öldürdükten sonra bıçakla önüne gelene saldıran Aktaş için geminin sesli sisteminden tüm mürettebatın saklanması gerektiği yönünde uyarı anonsları yapıldığı vurgulandı. 4 kişinin yaralandığı yaklaşık 20 dakika süren korku dolu anların Aktaş’ın yangın tüpüyle etkisiz hale getirilmesiyle son bulduğu iddianamede yer aldı. Ergin Aktaş ilk ifadesinde, “Olay anında Bora Ekşi’yi İngiliz donanma gemisinin komutanı gibi gördüm. Kaptana bally kullandığımı söylemiştim. Kamarasına gittim ve ilaç istedim. Bana ilaç vermek için arkasını döndüğünde birkaç kez sapladım” dediği öğrenildi.

Ailenin avukatı Çağlar Coşkunsu, “Türk denizcilik tarihinde benzeri bulunmayan, Bora Kaptanın hayatını kaybettiği bu olay için düzenlenen iddianame, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi, ilk duruşma 9 Ekim 2020 tarihinde olacak. Davayı Bora kaptanın ailesinin vekili olarak, ailesiyle takip edeceğiz, kamu davasına katılacağız. Bu şahsın Türk Ceza Kanunu’nun öngördüğü en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını, herhangi bir indirim hükmü uygulanmamasını talep edeceğiz” dedi.
Ceza indirimi için başvurmuştu
Aktaş, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde verdiği ifadesinde akıl sağlığının yerinde olmadığını ve ceza ehliyeti olmadığını iddia etmişti. 12 Mart’tan beri tutuklu bulunan Aktaş’ın talebi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adli Tıp Kurumu’na yazı yazarak cezai ehliyetinin belirlenmesini istemişti. Adli Tıp Kurumu uzmanları, Aktaş’ın ‘kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği’ ile davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yerinde olduğunu belirleyerek ‘Ceza Ehliyeti Tam’ raporu hazırladı.



















