1. Haberler
  2. İklim Değişikliği
  3. Arkadya prensesinin sualtı keşfi

Arkadya prensesinin sualtı keşfi

Çocukluğundan beri yasamdaki yerini sorgulayan yeteneğinin ne oldugunu bilmeyen sürekli kendi ile ilgili arayış içerisinde olan hep bir eksiklik ile yaşayıp onu tamamlamak ugruna gereksiz harcamalar yapan bir kızın su altı ile tanıştıktan sonra değişen hayatını anlatacağım size.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Elif Gençay

Gerek babamın Urlalı olması gerek anne tarafımın balıkçılıkla ilgilenmesi sebebi ile bütün çocukluğum denizde geçmişti. Tabi bunda İzmir’de doğup yasıyor olmamızın da büyük bir etkisi vardı. Bana göre dünyanın en güzel şehri İzmir’dir. Bilinmeyen cennet koyları masmavi denizleri bir çok insanın tatil için bütün yıl çalışıp ancak otel gibi suni ve bana göre modern hapishane binalarında en fazla bir iki hafta tadını çıkartabiliyor olması  hep üzücü gelmiştir. Oysa 12 ayın neredeyse 9 ayı yaz olan İzmir’de herhangi bir sabah uyanıp terlik şort ile markete çıkar gibi denize gitmek bizler için oldukça normaldi. Su ile maceram bu kadar erken başlayınca elbet devamı gelecekti. Üniversiteye başlayacağım sene annemin ağır bir hastalığı olduğunu öğrendik. Tedavi ve hastane masrafları derken müthiş rakamlar dönüyordu.

Her birimiz işe girip bunun üstesinden gelmeye çalıştık fakat benim için  zor bir dönem olmuştu. Uzun bir süre sadece ev ve iş dışında hiçbir aktivitem olmadı. Derken bir şekilde annemi tedavi ettirip normal yaşamımıza dönmeye çabalıyorduk. O yaşlarda genç bir kız için altına girilen yük oldukça ağır ve hayatın tadını alamayan okulu bırakıp sadece ev ve iş düşünen biri haline gelmiştim ki bir sabah annem kahvaltıda arkadaşının Seferihisar’da dalış yaptığını ve benimde denemem gerektiğini söyledi.

Benim dalış tutkum o sabah verdiğim cevap ile başladı. ‘’tamam giderim.’’ Birkaç gün sonra gittiğimde güzel salaş bir ortam ile karşılastım ve açıkçası uzun zaman sonra gözümün deniz görmesi bir tık rahatlatmıştı beni. Maviliklerin derinliklerine indiğim o ilk günü hiç unutmuyorum. Sırtımda dalış ekipmanı kıyıdan denize yürürken suyun tenime temas ettiğinde ki irkilme hissi   yüzümü okşayan rüzgar ve güneşin turunculaştığı o akşamüstü anı. Tablo müthiş ,deniz ılık, Elif heyecanlıydı. Eğitmen hocam ile BC’deki havayı indirip yavaş yavaş suyun altına yaklaşık 5 mt derinliğe inmiştik. İşte o an hayatımın yönünü değiştiren an oldu. Sanki uzun zamandır nefesimi tutuyormuşum da regülatörden çektiğim hava ilk nefesim olmuştu. Ses yok gürültü yok bambaşka bir dünyanın misafiri olarak etrafı izliyordum sadece. Çocukluk hayalim gerçek olmuş denizkızı gibi hissediyordum kendimi.

İlk dalışımdan sonra her hafta sonu eğitim için dalış merkezine gitmeye başladım. Sonunda ait olduğum yer nefes aldığımı hissettiğim tek yeri bulmuştum. Dalış benim için spordan ziyade bir terapi haline gelmişti. Kendimi ne zaman kötü, daralmış hissetsem ekipmanımı kuşanıp maviliklere daldığımda hiçbir problem kalmıyordu. Suyun altında o büyüleyici dünyayı gezerken yalnızca iç sesimi duyuyor ve kafamı boşaltıyordum. Yeni bir dünyada yeni arkadaşlar edinmeden olmazdı elbet. Müren, orfoz,  deniz tavşanı gibi yeni dostlar bulmuştum kendime. Şimdi onları haftada bir gün görmezsem özlüyorum. En merak ettiklerimden bir tanesi ise köpekbalıkları ile dalmak. Kendime yeni arkadaş edinmek için güzel bir fikir.

Kanyon dalışlarından ziyade keyif aldığım bir dalış var ki batıklar. Batık dalışları inanılmaz heyecan ve merak uyandıran bir dalış benim için. Kocaman geminin yanında uçuyor gibi su da süzülmenin verdiği his paha biçilemez. Dalış, benim için ‘’deneme’’ ile başlayıp tutku haline geldi. Bir çok deneme dalışı yapan insana tüm ekipmanları hazırlamak , taşımak, eğitimlere devam etmek dalış sonrası ekipman temizliği ağır ve 40 dk için ciddi bir hazırlık olarak gelse de benim için ekipman ile uğraşmak ve temizlemek bile ayrı bir zevk veriyor. Her insanın tanışması gereken bir dünya olduğunu düşünüyorum ki dalış yaptıktan sonra denize farklı bakıyor ve orada da bir canlı, yaşam ve ekosistem olduğunu görüp daha bilinçli hareket ediyor insan. Bu maviliklerin olduğu dünyada misafir olarak dalış yapmak yeni bir farkındalık için müthiş fırsat. Denizi sevin maviyi koruyun su ile kalın.

 

 

 

 

 

Arkadya prensesinin sualtı keşfi
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!