1. Haberler
  2. Genel
  3. Karakeçili yörüklerinin isyanı “Doğal yaşam büyük zarar gördü”

Karakeçili yörüklerinin isyanı “Doğal yaşam büyük zarar gördü”

Bodrum’un Mazı Mahallesi’nde etkisini hiç yitirmeden diğer bölgelere sıçrayan orman yangını 6’ıncı gününe girdi. Ören ve Milas istikametine ilerleyen alevler Kemerköy Termik Santrali’nin çalışmalarını durdururken yakınındaki yerleşim alanlarının da boşaltılmasına yol açtı. Termik santralin bulunduğu yerde güvenlik önlemi alarak vatandaşları tahliye etmeye çalışan jandarma ekipleri gece bir anda karşılarına çıkan 87 yaşındaki Hatice Özen ile şaşkınlığa uğradı. Türkevleri mevkinde süren heyecanlı tahliye sırasında elinde bastonuyla beliren Hatice Özen torunlarına ulaşmak isterken alevlerin 300 metre yaklaştığı sandalyesinden kalkarak bölgeden ayrılmak istemedi. Gazetecilerin ikna ettiği Hatice Özen jandarma tarafından sandalyesiyle taşınarak güvenli bölgeye götürüldü. Öte yandan Bodrum’un en yüksek noktasında yer alan Karakeçili yörüklerinin dağ köyü Gökbel’de yaşayan yörükler, Mazı ile Çökertme arasında olmasına rağmen seslerini duyuramadıkları için fıstık çamları ve zeytin ağaçlarının tamamen yok olduğunu belirtti. Geleneklerinde doğayla barışık yaşam olduğunu belirten yörükler, yanan kızılçam ve fıstık çamlarını kendi olanaklarıyla söndürdüklerini ve doğal yaşamın yılanlar ve yaban domuzlarının bölgeyi terk ettiği için büyük zarar gördüğünün altını çizdi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Akdeniz bölgesinde etkisini yitirmeden 30 Temmuz’da Bodrum Yarımadası’nda başlayan orman yangınlarıyla mücadele vatandaşların katılımıyla sürüyor. Bodrum’da yaşayan ya da tatil için gelen vatandaşlar Kıyıkışlacık, Fesleğen ve Umurça gibi semtlerin okul, kütüphane veya parklarında örgütlenerek yangınla mücadele eden ekiplere ulaştırıyor. Orman memurları ve itfaiye ekiplerinin temel günlük ihtiyaçlarının hazırlanmasının yanında otomatik ağaç testeresi, jenoratör, el ve kafa lambası, güç ünitesi, yangın söndürme tüpü gibi ihtiyaçları belirleyen gönüllüler bir an önce bölgeye gönderilmelerini de sağlıyor. Hemen her meslek ve yaş grubundan gönüllülerin oluşturduğu yardım ekipleri ormanlık alandaki ihtiyaç listesini sosyal medya üzerinden paylaşarak 2-3 saatte temin edilmesini başarıyla yerine getiriyor. Merkezlerde 24 saat nöbet tutan gönüllüler özellikle kamyonet ya da pic-up gibi araç sahiplerinin kendileriyle sürekli irtibat halinde kalmalarını istiyor.

Karakeçili dağ yörüklerin köyünde hüzün var

Öte yandan Bodrum Yarımadası’nın en yüksek dağ köylerinden Gökbel’de yaşayanlar 3 gün boğuştukları alevlerin ardından hüzünlü bir bekleyişe başladı. 280 metre yüksekliğiyle Milas ilçesine bağlı köyde Karakeçili yörükleri yaşıyor. 4 kuşaktır dağ köyünde yaşayan yörükler, 50 yıl önce devlet izniyle diktikleri fıstık çamlarının kızıl çamlarla birlikte yanışını hüzünle izlediklerini belirtiyorlar. Mazı ve Çökertme arasındaki yüksek tepede kaldıkları için devlet yetkililerinin kendilerini görmezden geldiğini savunan köylüler, yangını kendi imkanlarıyla söndürdüklerini belirtti. Köylülerden Songül Filiz, “İlk günden itibaren kızılçamların yanmaması için nöbete başladık. Gece süren nöbetlerimiz sırasında alevler köyümüze yaklaştı. Köyün gençleri el aletleriyle ormana daldı. Sadece bir tanker ve orman itfaiyesinin yardımıyla söndürmeye başladık. Havadan söndürme istedik ama gelmedi. Kızılçamlarımızla birlikte bölgemizi zenginleştiren ve arılarımız için gerekli fıstık çamları kül oldu. Çok üzgünüz” dedi.

Canımıza bir şey olmadı ama canımız yandı

Çocukluğunda dikilen fıstık çamlarının yanmasına engel olamadığını söyleyen Mehmet Karaaslan ise, göçerlik geleneğinde doğayı tüm canlılarıyla çok sevmek olduğunu belirtirken yaşam kaynakları olan zeytin bahçelerinin de yandığını söyledi. Karaaslan, “Evimiz yanmadı ama yuvamız olan ormanımız yandı. Canımıza bir şey olmadı ama canımız yandı. Yaban domuzları, tilkiler nereye gelecek artık? Fıstık çamlarını kurtaramadık oysa bu ağaçlar bizim hem geçmişimiz hem geleceğimizdi” dedi.

Gecenin içinden çıkan Hatice Teyze

Gece Kemerköy Linyitli Kömür Santrali’ne yaklaşan alevler bölgenin tamamen boşaltılmasına neden oldu. Kızılçam ağaçlarıyla örülü orman dokusunun hemen önünde yer alan santralin önündeki dinlenme tesislerinde ortaya çıkan 87 yaşındaki Hatice Özen şaşkınlık yarattı. Elindeki bastonla yürümekte güçlük çeken yaşlı kadın torunlarına ulaşmak istediğini ve onlar gelene kadar sandalyede oturarak bekleyeceğini söyleyince ikna çabaları başladı. Torunlarına ulaşmadan yerinden kalkmayacağını söyleyen Hatice Özen’i gazeteciler ikna etti. Bölgenin boşaltılması için yoğun çaba sarf eden jandarma ekipleri Hatice Özen’i sandalyesiyle birlikte taşıyarak yangın bölgesinden uzaklaştırdı.

 Alevler santrale çok yaklaştı

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kemerköy linyit santralinin çok yakınına alevler 15.00 sıralarında ulaştı. Ormanlık alanda süren alevler 630 MW kurulu gücü ile ortalama yıllık 2.642 GWh elektrik üreten santralin hidrojen tanklarını tehdit etti. Ters yönden esen rüzgarın etkisiyle alevler ormanlık alandan santrale doğru ilerleyince büyük panik yaşandı. Santralin 4 hidrojen tankının boşaltıldığı öğrenilirken, iş makineleri santral dışında hendekler kazdı. Yerleşim yerlerine çok yakın olan santral boşaltılırken, itfaiye ekipleri aralıksız söndürme çalışması yürüttü. Su tankerleri santral çevresindeki her yere soğutma uygularken alevlerin sıçrama ihtimaline karşı çevresi de boşaltıldı.

Karakeçili yörüklerinin isyanı “Doğal yaşam büyük zarar gördü”
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!