Atatürk ikinci kez TIME Dergisi’nde
ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 21 ŞUBAT
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 21 ŞUBAT
1931 – Atatürk’ün, Konya’da incelemeler yapması ve Başbakan İsmet Paşa’ya müzeler, eski sanat ve uygarlık eserlerinin korunması hakkında telgrafı: “…Memleketimizin hemen her tarafında emsalsiz defineler halinde yatmakta olan eski uygarlık eserlerinin ilerde tarafımızdan meydana çıkarılarak bilimsel bir şekilde korunma ve tasnifleri ve geçen devirlerin sürekli ihmali yüzünden pek harap bir hale gelmiş olan abidelerin korunmaları için müze müdürlüklerinde ve kazı işlerinde kullanılmak üzere arkeoloji uzmanlarına kesin lüzum vardır. Bunun için Millî Eğitim Bakanlığı’nca dışarıya öğretime gönderilecek öğrenciden bir kısmının bu şubeye ayrılması uygun olacağı fikrindeyim.”
ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 19 ŞUBAT
1935 – Atatürk’ün, Antalya’ya üçüncü ve son gelişi, 1935 yılı Şubat ayına rastlar. Atatürk 16 Şubat 1935’te Ege Vapuru ile İzmir’den hareket etmiş, 18 Şubat 1935 Pazartesi günü saat 13. 30’da Antalya iskelesine çıkmıştı.
“Efendiler, bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, gerilemesiyle ilgili olan şey milletin ekonomisidir.”
Mustafa Kemal’in bu sözleriyle Yeni Türkiye’nin ekonomi politikalarına yön verecek olan İzmir İktisat Kongresi 17 Şubat 1923 tarihinde başladı ve 4 Mart gününe kadar devam etti.
15 Şubat 1931 – Atatürk’ün, Malatya’dan Dörtyol’a gelişi, ilçede incelemeleri, akşamüzeri Adana’ya hareketi.
14 Şubat 1931 Cumartesi günü Malatya’dan Adana’ya giderken, tren istasyonda durur. Atatürk’ü karşılamaya gelen Dörtyol halkı da portakallarda meydana gelen böcek ve hastalıklar için narenciye bahçelerini gezip görmesini ve bir çare bulmasını isterler. Halkın elindeki bir pankartta, “Paşam sizi uzun seneler çok bekledik.” yazısı, Atatürk’ü çok duygulandırmış olmalı ki, bunun üzerine Atatürk söz verir; “Yarın portakal bahçelerini gezeceğim. Ayrıca Kara Haşan Paşayı da ziyaret edeceğim” der. Atatürk yanında bulunan Afet İnan Hanım ve Fahrettin Altay Paşa ile birlikte daha önce kendisine bağışlanan deniz kenarındaki Atatürk çiftliğine giderler. Atatürk geceyi bu çiftlikte denize yakın iki katlı taş binada geçirir. Atatürk Hatay’ın kurtarılması ve Anavatana katılması için gece saat 2-3’e kadar çalışır, yazı yazar ve planlar çizer. Yatmak için istasyondaki trene gelirler. Atatürk, 15 Şubat 1931 Pazar günü 16:40 da trenle Dörtyol’dan ayrılarak Adana’ya gider. Bu, Atatürk‘ün Dörtyol’u üçüncü ve son ziyaretidir.
ATATÜRK VE TARİHTE BUGÜN 14 ŞUBAT
Atatürk, 13 Şubat 1931 tarihinde Malatya Gar’ında Malatya halkı tarafından büyük coşku ve sevgi gösterileri ile karşılandı. Yıllar süren Milli Mücadele döneminde yüzlerce şehit verme pahasına Atasını yalnız bırakmayan Malatya halkı Cumhuriyet döneminde de aynı hassasiyeti göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ziyareti dâhilinde bugün Atatürk Evi Müzesi olan dönemin Türk Ocağı binasında halk temsilcilerini kabul etmiş, onlarla Malatya’nın üretim, ihracat ve genel iktisadi faaliyetleri hakkında istişarede bulunmuş, ilin eğitimine ve Millet Mekteplerine dair Vali ve Milli Eğitim Müdüründen bilgiler almıştır. 13 Şubat akşamını Malatya’da geçiren Gazi, ertesi gün yine trenle Malatya’dan ayrılmıştır.
Fransız askerlerinin Kışlayı ateşe verdikleri haberini alan Arslan Bey, Maraş’ın düşman işgalinden kurtulduğunu anladı. 12 Şubat 1920 sabahında Maraş’ta Türk milleti büyük bir zafer kazandı. Fransızlar, Agop Hırlakyan gibi birçok Ermeni ileri gelenine bile haber vermeden şehri terk edip gittiler.
“ Düşmanın taarruzuna karşı kahramanca silaha sarılan Maraş’lı kardeşlerimiz yirmi güne yaklaşan bir zamandan beri kan ve ateşler içerisinde istilacı Fransızlara ve onların silahlandırdığı hunhar Ermenilere karşı savaşmakta idiler. 10-11 Şubat 1920 gecesi düşmanı İslahiye istikametinde firara mecbur ederek, mevcudiyet-i millilerini kazanmaya muvaffak olmuşlardır.”
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.
1993 yılında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 22 Mart tarihini “Dünya Su Günü” olarak ilan edilmiş; dünya ülkelerinin giderek...
El İncesi
Dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi Ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin Bir gülümseme gibi...
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
