Türk balıkçılığının Geleceği Çalınmasın…Nezih Bilecik yorumladı
Çözüm bulması gereken beşinci soruna gelince; Çanakkale ve İstanbul boğazları Atlantik orijinli balıkların beslenmek ve üremek için geçmek zorunda kaldığı dar su geçitleridir. Dolayısıyla bu balık stoklarının korunarak sürdürülebilirliğini sağlamak için onların anavaşya ve katavasya göçlerinin önlerinin kesilmemesi gerekir. Boğazlar tam anlamıyla bir biyolojik koridordur. Haliyle balıkçılığa hassas kuşaktırlar ve kesinlikle ticari avcılığa kapalı olması gereken alanlardır. Günümüzde gırgır teknelerinin Boğaziçi’nde lüfer ile ilgili uygulamaları bir avcılık değil, topyekûn bir imha eylemidir ki bunun adı da balıkçılık değildir. Boğazlarımızda yapılan ticari avcılık bilgisizlik, açgözlülük, kurnazlık ve doğaya karşı yapılan saygısızlığın yanı sıra Türkiye balıkçılığının da geleceğini çalmaktır. Özellikle Boğaziçi’nde Tarabya ve Beykoz önlerinde yapılan katliamın durdurulmaması genç (juvenil) konumundaki defneyaprağı ve çinakopların katledilmesi akıl tutulmasından ve görgüsüzlükten başka bir şey değildir. Türkiye balıkçılığı benden sonrası tufan diyenlerin kurbanı olmamalıdır.















