Yeni Haberler

Genel

“ANAYASADA SUCUL DÜNYAYA YER AÇIN”… NEZİH BİLECİK’TEN SİYASİ PARTİ LİDERLERİNE ÇAĞRI

1 Şubat 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan açıklamasında, “Belki de şimdi Türkiye’nin tekrar anayasayı tartışmasının vakti gelmiştir, önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz” dedi. 9 Şubat 2021 tarihinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada; tüm siyasi partilere, akademisyenlere, sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelere ve medya mensuplarına ‘yeni anayasa’ için çağrıda bulunarak, “Gelin, hep birlikte yeni Anayasa konusundaki tekliflerimizi yıl içinde hazırlayalım ve tartışmaya başlayalım. Kimseyi dışarda bırakmadan bunları milletimizle paylaşalım” ifadelerini kullandı. Ayni gün İYİ Parti lideri Meral Akşener, “Siz Sayın Erdoğan’ın, yine ve yeniden bir anayasa değişikliğini tartışmaya açtığına bakmayın. Biz, kendisinin zaman zaman ortaya attığı böyle yumaklara artık alıştık. Henüz içeriği, niyeti belli olmayan bu teklifin ayrıntılarını ileride göreceğiz. Mevcut anayasayı bile uygulamak istemeyenler, bu tekliflerinde ne kadar samimiler, izleyeceğiz.” dedi.

Deniz Kültürü

DOĞAYA SAVAŞ AÇMANIN ZAVALLILIĞI… HALİT KONANÇ’IN KALEMİNDEN

Sucul dünyamızda balıkçılığın gerçek tanımlanması onun “sürdürülemez” bir balıkçılık olduğudur. Okyanuslardan, denizlerden hamsi, ringa, sardalye gibi küçük pelajik balıkları avlayıp 3 kilogramlık balık karşılığında akvakültür sektöründe 1 kilogramlık balık yetiştirmeye soyunmanın anlamı hiç şüphesiz ki sürdürülebilir balıkçılık olarak tanımlanamaz. Çok değil 40-50 yıl öncesinde okyanuslarda, denizlerde genç ve anaç her türden balık boldu. Ne yazık ki günümüzde avcılık açısından gelinen nokta dramatiktir. Bunun en büyük nedeni ülkemiz de dâhil olmak üzere dünyamızın tüm ülkelerinde denizlerin “sınırsız” bir faaliyet alanı olarak görülmesidir.

Genel

Tuz ve Pul Kokan Elleriyle Balıkçılar… Türk edebiyatında balık ve balıkçılar… DOÇ. DR. MUSTAFA ZENGİN YAZDI

Coğrafik olarak ülkemiz farklı özelliklere sahip denizlerle çevrili olmasına karşın, deniz hayatı, deniz insanlarının günlük yaşamı, balıkçılık faaliyetleri, balıkçılığın sosyal ve kültürel özelliklerinin edebi yazın açısından yeterince işlendiği söylenemez. Bu durumu şüphesiz Türk toplumun sosyolojik olarak tarihsel kökenlerinde aramak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Zira Türkler Anadolu topraklarına göçmeden önceki tarihsel süreçlerde denizle ilişkileri olmamıştır. Anadolu topraklarını yurt edindikten sonraki süreçte ise deniz; kıta coğrafyalarında genişlemek için bir savaş aracı ve alanı olarak yer almıştır. Bu olgu Türk edebiyatına da yansımıştır. Cumhuriyet öncesi ve sonrasında edebi yazın alanında deniz ve balıkçıların hayatı daha çok şiire yansımasına karşın, hikâye ve roman alanında çok fazla eser ortaya konulamamıştır. Bu çalışmada deniz insanlarını, denizin zor koşullarını, balıkçıların amansız mücadelesini ve birbiri ile olan yakın ilişkilerini roman ve hikâyelerinde ele alan Türk edebiyatının önemli yazarlarının bu bağlamdaki başlıca eserleri incelenmiştir. Bu alanda en çok eser veren edebiyatçılar Cevat Şakir Kabağaçlı, Sait Faik Abasıyanık olmuştur. Rıfat Ilgaz, Yaman Koray, Tarık Dursun K. ve Yaşar Kemal gibi yazarlarda bu konularda önemli eserler vermişlerdir. Bununla birlikte Cumhuriyet dönemi boyunca üretilen hikâye ve romanların ana temaları gözden geçirildiğinde Türk toplumunda sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik olarak balık ve balıkçılığın hak ettiği ölçüde edebi eserlere yansıdığı söylenemez.

DOÇ. DR. MUSTAFA ZENGİN

Genel

Balıkçı Reisi Karadeniz’den Sesleniyor…

Karadeniz’in geçmişi (30-40 yıl öncesi) her çeşit balığın bolca bulunduğu, av sıkıntısı çekilmediği bir dönemdi. Günümüze göre: gırgır boyları kısa, makine güçleri düşük, ağ boyları kısa, derinlikleri az ve balık bulucular (radar) siyah-beyaz bir teşkilata sahipti. Trol balıkçılığında da durum aynı şekildeydi; tekne boyları kısa, trol teşkilatları ilkel, makinalar güçsüz, radarlar siyah-beyaz. Küçük balıkçıların durumu da şu şekildeydi; tekne boyları on metrenin altında, denize bıraktıkları ağ sayısı sekiz-on adetle sınırlı, sürekli aynı bölgede avcılık yapıyorlardı.

Ordu Perşembe Kovanlı ve Okçulu Köyleri Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Murat Yar

Genel

ÇÖKEN BALIK STOKLARIMIZIN YENİLENMESİ İÇİN UYGULANABİLİR STRATEJİLER

On yıllardır Türkiye deniz balıkçılığında izlenen çöküşten balıkçılığın düze çıkması için, Türkiye balıkçılık idaresi, balıkçı kooperatifleri ve sektörün (balıkçıların) yeni bir hikâye yazmalarına gereksinim vardır. Çünkü üretim yaptığımız denizlerde, balıkçılarımızın geçimini sağlayan pelajik ve demersal hedef tür balıkların av miktarlarında seneden seneye hızlı bir azalma gözlenmektedir. Hedef tür stokları oluşturan balıkların boylarında izlenen küçülme ve ağırlık azalışları, stokları oluşturan türlerin genç bireylerden oluşması ve bireylerin seksüel olgunluğa erişmeden avlanması, sürdürülebilir balıkçılığın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını göstermektedir.
Bu gözlemler, her geçen sene mevcut balık stokunun üremeyle kendisini yenilemesine yeterli imkânı vermediğimizi; üretim yaptığımız denizel alanlardaki balıkların biyolojik açıdan avlanabilir miktarını araştırıp ölçmediğimizi; mevcut av gücümüzü sınırlamadan yoğun av yapmaya devam ettiğimizi göstermektedir. Buna balıkçılık bilim dünyasında “aşırı avlanma” denir. Balık stoklarının çökmesine neden olan aşırı avlanmanın kontrolü; balıkçılık yönetimiyle mümkün olmayan doğa şartlarına bağlı (stok içi ve meteorolojik fenomenal) olaylardan farklı olarak, kontrol altına alınabilir. Bir diğer tabirle, eğer kaynakta muayyen bir süreçte örneğin 3-5 sene balık avlanmaz veya balıkçılık yapılmazsa, mevcut anaç balıklar bu süreçte üremeyle ve katlanan artış hızıyla stoklarını yenilerler.
Ömer Faruk KARA
Deniz ve Balıkçılık Bilimcisi

Genel

PLASTİKSİZ DOĞU AKDENİZ İHTİYACI

Doğu Akdeniz bölgesindeki plastik kirliliğine dikkat çekmek için Plastiksiz Doğu Akdeniz Platformu adı altında bir araya gelen 15 kurum ve kuruluş ortak bir bildiri yayımladı. Doğu Akdeniz bölgesinde her geçen gün artış gösteren plastik kirliliğinin kontrol altına alınması yönünde çalışmalarına başlayan Plastiksiz Doğu Akdeniz Platformu 15 kurum ve kuruluşun desteği ile hazırladığı deklarasyon metnini basın ve kamuoyu ile paylaştı.

Genel

BALIK YEMEK HAYAL OLUYOR KALKAN TEZGAHTA 250 TL

En lezzetli dip balıklarından olan kalkan balığının en çok görüldüğü günler başladı. Balıkçı tezgahlarına gelen kalkan balıklarının yasal boyun altında olduğu görülürken kilosunun 250 TL’den satışa sunulması dikkat çekti. Son yılların en bereketsiz balık av sezonu geçirilirken kalkan balığının az avlandığı için yüksek fiyattan satılması diğer balık türlerini de etkiledi. İstavrit ve hamsinin tezgahlarda 35-40 TL’den satıldığı görüldü. Prof. Dr. Saadet Karakulak, 20 yılda av oranı yüzde 90 oranında düşen kalkan balığının korunması gerektiğini belirtirken AB’nin bu yönde bir hazırlığı olduğunu duyurdu.

Genel

Yunus ölümlerinin ardından uzmanlar uyardı “Balıkçılar çok dikkat etmeli”

İstanbul Boğazı’nda 2 günde 4 yunusun öldüğü haberi bilim insanları kadar doğa severleri tedirgin etmişti. Çengelköy, Vaniköy, Karaköy ve Büyükdere’de sahile vuran yunusları inceleyen İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Arda Tonay deniz memelilerini balıkçı ağlarına takılarak öldüğünü açıkladı. 38 yıldır koruma altında ve avlanması yasak yunusların ağlarda nefessiz kaldığını vurgulayan Doç. Dr. Tonay, balıkçıların yunusların görüldüğü bölgeye ağ atmamamın vicdani sorumluluk olduğunu ekledi.

Genel

Yunuslar Balık Ağına Takılarak Ölmüş

Bir günde 3 yunusun ölüm haberi uzmanları ve doğa severleri tedirgin etmişti. TÜDAV Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Arda Tonay, “tırtak” türü yunusların balık ağları nedeniyle öldüğünü tespit ettiklerini söyledi.

Genel

Hamsinin Fiyatı Boyundan Büyük… Son yılların pahalılık zirvesinde

Türk mutfağının vazgeçilmez balıklarından hamsinin fiyatı adeta el yakıyor. Son dönemde yasal avlanma boyutu olan 9 santimin altında tezgahlarda görüldüğü için Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından 1 ay boyunca avı yasaklanan hamsi yasağın bitmesiyle birlikte 30-35 TL’den satılıyor.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!