DÜNYA VE DENİZLER FOKLARLA GÜZEL
DÜNYA FOK GÜNÜ KUTLU OLSUN Nesli tükenen hayvanlar denildiğinde ilk akla gelen deniz memelisi Akdeniz foklarını...
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
DÜNYA FOK GÜNÜ KUTLU OLSUN Nesli tükenen hayvanlar denildiğinde ilk akla gelen deniz memelisi Akdeniz foklarını...
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Avrupa Birliği destekli TERIAS Projesi kapsamında istilacı tür ilan edilen yeşil papağanların öldürülmesi hayvanseverlerin çabasıyla durduruldu. Anavatanı Orta Afrika ve Güney Asya olan yeşil papağanların göç etmedikleri sadece insan eliyle yer değiştirebildiğini belirten hayvanseverlerin mücadelesiyle ilgili bakanlıklar öldürülmeleri yönündeki karardan vazgeçti. Kampanyayı düzenleyen Kuş Veterineri Burak Açar, ” Bu konuda hiçbir bilimsel çalışma yapılmadan karar alınmıştı. İnsan eliyle mülteci gibi getirilen bu canlılara doğada hayatta kaldıkları istilacı tür deniliyor. Ülkemizde yeşil papağanların sayısı zaten çok az. Karardan dönülmesi mutluluk verici” dedi.
Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’ndan güzel haberlerimiz var! 17 yıldır deniz kaplumbağası koruma çalışmalarımızı yürüttüğümüz Akyatan kumsalında yavru deniz kaplumbağaları yuvalarından çıkmaya devam ediyor. Yavru deniz kaplumbağaları, Eylül sonuna kadar yumurtalarını kırıp mavi sulara ulaşmaya çalışacak.
Çin’de en yüksek düzeyde ulusal koruma altında olan kar leoparlarının nüfusu artış gösteriyor. Qinghai eyaletinde yaşayan kar leoparı sayısının 1200’e ulaştığını tahmin ettiklerini söyleyen Shanshui Koruma Merkezi yöneticilerinden Zhao Xiang, Sanjiangyuan bölgesine kurdukları 800 kızılötesi kameranın bugüne kadar yaklaşık 100 bin fotoğraf çektiğini söyledi.
Yelkenlinin Türkiye ziyareti çerçevesinde WWF-Türkiye ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin evsahipliğinde düzenlenecek etkinlikte WWF’in Plastik Atıksız Şehirler Ağı üyesi olan İzmir’in plastik kirliliği ile mücadele eylem planı açıklanacak. Kuşadası, Dilek Yarımadası’nda biyolojik çeşitlilik gözlemleri yapılacak. WWF’in Blue Panda teknesi Akdeniz’i tehdit eden sorunlara dikkat çekmek için Fransa’dan başladığı yolculukta, İtalya’nın ardından Türkiye’ye yelken açtı. 5 – 25 Ağustos tarihleri arasında Türkiye’de bulunacak olan yelkenli, WWF Plastik Atıksız Şehirler Ağı üyesi İzmir’in pilot ilçesi Çeşme’yi ve Kuşadası, Dilek Yarımadası’nı ziyaret edecek.
Blue Panda Türkiye sularında bulunduğu süre boyunca denizlerdeki plastik kirliliği, Akdeniz’in doğal zenginlikleri, deniz koruma alanları, denizel biyolojik çeşitlilik gibi konulara dikkat çekecek. Tekne, 25 Ağustos’ta Türkiye’den ayrılarak Kasım ayına kadar İspanya ve Fransa kıyılarını ziyaret edecek.
Koronavirüs salgınıyla insan faaliyetlerinin azalması doğal ortamlarında yaşayan hayvanların daha çok görünmesini sağlamıştı. Denizlerde yunus, ormanlık alanlarda yaban domuzunun ardından su samurları da liman, balıkçı barınağı ve marina gibi yerlerde kendilerini daha fazla gösteriyor. Su samurlarının dünya çapında azalma eğiliminde olmasına rağmen henüz nesillerinin tehlikede olmadığını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Sözen, daha kolay görüntülendikleri için farkındalıklarının arttığını belirtti. Prof. Özen, sempatik davranışlarıyla halkın sevgisini kazanan su samurlarının insana alışmaması gerektiğini vurguladı.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve SÜRKOOP (Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği) tarafından, Çanakkale, Muğla, Mersin, Adana ve İstanbul’dan toplamda 27 kadın balıkçının katılım sağladığı bir etkinlik düzenlendi. 24-25 Mayıs 2022 tarihlerinde Büyükada’da düzenlenen etkinlikte başlıca ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’, ‘Deniz Koruma Alanları’ ve ‘İstilacı Türler’ konuları ele alındı.
Av ve yaban hayvanlarının avlanmasıyla ilgili 7 Aralık 2021 tarihinde yapılan yönetmelik değişikliğinin Anadolu’nun yaban hayatına büyük zarar vereceğini söyleyen Doğa Derneği dava açtı. Yönetmelikteki ‘insan canı ve malına zarar veren’ ibaresi altında yaban hayvanlarının öldürülmesinin yolunun açıldığını belirten Doğa Derneği Hukuk Danışmanı Av. Özlem Altıparmak “Yönetmelikte, meydana gelen zararın derecesi belirsiz bırakılmış. Hukuka aykırı insan faaliyetleri olsa bile, zararlı olan yaban hayvanı olarak kabul ediliyor. Yaban hayvanı bir meyveyi mi yemiş bir bahçeyi mi yok etmiş? Peki bu bahçe, hayvanların yaşadığı bir ormanı ya da yuvayı mı yok etmiş? Danıştay’da açtığımız dava ile yönetmeliğe karşı çıkıyoruz” dedi.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Sevgililer Günü’nde sevdikleriniz ve doğa için kalpten bir hediye ile sizleri Evlat Edinme programına destek olmaya davet ediyor.
Dünya nüfusundaki aşırı artış, aşırı tüketimi de beraberinde getirmişti. Aşırı tüketim iklim krizini tetikliyor, doğal yaşam alanlarını her geçen gün azaltıyordu. Sanayi Devrimi’nin yıkıcı ayak sesleri yüzlerce bitki ve hayvan başta olmak üzere birçok canlının soyunu bitirmiş ve azınlıkta kalanları da tehlikeye atmıştı. Geçtiğimiz yüzyılda Tasmanya kaplanı türünün soyu tükenmişti. Boynuzlarından süs eşyası yapabilmek için Beyaz Gergedan türünün soyu tükenmiş ve dişleri için öldürülen fil sayısı ise 2021 yılında 1000’in üstüne çıkmıştı. Üstelik sadece Afrika’da değil ‘Şeytan Üçgeni’ adı verilen Uzak Doğu bölgesinde ise 100 binden fazla pangolin, pullarından süs eşyası yapmak ve geleneksel tıpta kullanılmak üzere öldürülmüştü. Geçmişte dünyamız birçok yıkım yaşamıştı. Ancak şuan ki yıkım insanların elinden geliyor. Eğer sıcaklık artışı 1.5 dereceye sabitlenmez ve gelecekte bir gün sıcaklık 6 dereceye kadar artarsa dünya üzerindeki yaşam tamamen durabilir. İklim krizi kuraklığı tetiklerken en çok canlıların yaşam alanlarını tehdit ediyor. Bu durumdan en çok etkilenen canlılar arasında kuşlar yer alıyor. Uzun göç yollarında karşılaştıkları doğa şartlarına karşı verdikleri mücadelenin yanı sıra bir de insanların neden olduğu bazı olumsuzluklarla baş etmek zorundalar. Üreme ve beslenme alanlarının yok edilmesi, sulak alanların kurutulması ve avcılık gibi insan kaynaklı etkenler kuşların hayatını zorlaştırıyor. Son batı ak turnasına Farsça ümit anlamına gelen “Omid” ismi verildi. Omid artık tek başına üreme alanlarına uğruyor ve belki de kızgınlık dönemi geldiğinde bir umut çevre de gezinmeye devam ediyordu…
Çin, 44 yıl sonra hem bilinen ilk denizaltı tabanlı füze denemesini hem de nükleer enerjili bir denizaltından yapılan ilk füze denemesini gerçekleştirdi. Pasifik Okyanusu’nda gerçekleşen test füze atışına, Japonya ve Avustralya tepki gösterdi.
KAYNAK: Yavuz Selim Şen- ASYA PASİFİK RAPORU
Ukrayna’nın açıklamasına göre Rusya, önceki gün, Odessa limanından ayrılan bir tahıl gemisini hedef aldı. Hindistanlı, Ukraynalı ve Suriyeli 18 mürettebatın 10’u hayatını kaybetti. Geminin Türk bir şirkete ait Golden Leo gemisi olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet, Dışişleri kaynaklarına ve Rusya Büyükelçiliğine konuyu sordu ancak yanıt alamadı. Emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise yetkili makamlara çağrı yaptı, Deniz Kuvvetleri’ni andı.
Uluslararası ilişkiler hukuku ve hariciye tarihi, devletlerin bağımsızlık hamlelerini, ikili diplomatik münasebetlerini ve teşrifat uygulamalarını anlık öznel yorumlar üzerinden değil; kurumsallaşmış evrensel kurallar, uluslararası mütekabiliyet ilkesi ve birincil arşiv vesikaları üzerinden değerlendirir. Son dönemde kamuoyunda tartışmaya açılan, 1920 yılındaki Bursa’nın işgali sırasında yaşanan menfur hadiseler ile 1930 yılındaki Ankara ziyareti arasında nedensellik bağı kurmaya çalışan ve o dönem üzerinden geliştirilen bazı retorikler, uluslararası hukuk ve hariciye literatürü ile temelden çelişmektedir. Geçmişteki gayrimeşru bir askeri işgal eylemi ile egemen bir devletin başkentinde mütekabiliyet esasına göre icra edilen diplomatik kabulleri aynı düzlemde değerlendirmek, uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel metodolojisine aykırıdır. Özellikle resmi devlet protokolünü gündelik ve sığ tabirlerle yorumlayarak, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına ve ilk hanımefendilerinden Mevhibe İnönü’nün aziz hatırasına yönelik üstü kapalı iddialarda bulunulması, hariciye tarihinin belgeleri karşısında nesnel bir okuma hatasından ibarettir.
Arşividen Osmanlı tarihine ışık tutan nadide bir görsel seçkiyi gün yüzüne çıktı. 1909 yılında yayınlanan Şehbal mecmuasının 6. sayısında yer alan ve 10 Mayıs 1909 tarihinde gerçekleşen Sultan V. Mehmed Reşad’ın “Kılıç Kuşanma” (Cülus) törenini belgeleyen 3 fotoğraf, dönemin siyasi atmosferini tüm ayrıntılarıyla yansıtıyor.
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
