1. Haberler
  2. Genel
  3. MAVİ-YEŞİL CENNET KARADENİZ’İ YÜRÜYEREK GEÇTİ

MAVİ-YEŞİL CENNET KARADENİZ’İ YÜRÜYEREK GEÇTİ

Yeşil doğası ve yüksek tepeleriyle ülkemiz ekoturizminin en önemli bölgelerinden Karadeniz, ilk kez bir doğa sporcusu tarafından yürüyerek geçildi. Dağcı ve trekking(doğa yürüyüşçüsü) sporcusu Oğuz Kaan Şenol, ülkemizin Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar olan 2 bin 530 km'lik Karadeniz kıyısını 90 günde yürüdü. 26 Ekim 2019'da başladığı yürüyüş rotasını koronavirüs salgın yasakları nedeniyle 25 Haziran 2022 günü 90 yürüyüş gününde tamamlayan Şenol, 4 kez ayıyla karşılaştı. 11 bölümde tamamladığı yürüyüşünü Wikiloc'ta kaydederek ülkemizin yeşille maviyi buluşturan doğasını, doğa sporcularıyla buluşturan Şenol, genellikle yüksek dağ tepelerini aşarken binlerce yıllık medeniyetlerin izlerine tanık oldu, nehirlerin Karadeniz'le buluştuğu deltaları görüntüledi ve endemik bitki türlerini gördü.

featured
Google'da Abone Ol
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Yaylalardan zirvelere uzanan yeşil yolculuk

Yüksekliği bin ile 4 bin metre arasında değişen Karadeniz bölgesinde denize paralel uzanan, Köroğlu, Ilgaz, Küre, Canik, Köse, Giresun, Doğu Karadeniz, Mescit ve Yalnızçam dağları ilk kez bir doğa sporcusu tarafından yürüyerek geçildi. Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotasını oluşturan 2 bin 530 km’yi kimi zaman arkadaşları ve oğluyla yürüyerek tamamlayan Makine Mühendisi Oğuz Kaan Şenol icindeki doğa sevgisi ve macera tutkusuyla çıktığı yolculuğu aralıklarla tamamlayarak bir ilke imza attı.

Yurt içinde ve dışında yaklaşık 3000 ile 7000 metre yüksekliklerdeki 150’den fazla dağa çıkan doğa sporcusu ve Zirve Dağcılık ve Doğa Sparları Kulübu eski Genel Başkan Yardımcısı Şenol, 30 yılda edindiği tecrübeler sonunda tamamladığı Karadeniz Yürüyüş Yolu’nun ayrıntılarını Milliyet’e anlattı. Şenol, “250’den fazla doğa yürüyüşüne katılmıştım ya da rehberlik yapmıştım. Likya Yolu’nu oğlum Alp Kaan ile yürürken Bulgaristan( İğneada) – Gürcistan (Hopa) arasını yürümeyi aklıma koşmuştum. 26 Ekim 2019 günü başladığım Karadeniz yürüyüşünü koronavirüs salgın yasakları nedeniyle aralıklarla sürdürdüm. Özel sektörde çalıştığım için yıllık izin, hafta sonu tatili ve her fırsatta kaldığım yere dönerek 90 yürüyüş günü sonunda 25 Haziran 2022 günü tamamladım” dedi.

11 bölüme ayrılan 2 bin 530 km yürüyüş

Karadeniz Yürüyüş Yolu’nu 11 bölümde tamamladığını söyleyen Şenol, bölümlerin Bulgaristan sınırındaki İğneada’dan İstanbul-Rumeli Kavağı( 7 günde-203 km) , Anadolu Kavağı- Kocaeli-Kartepe(6 gün-186 km), Kartepe- Bolu-Kartalkaya (8 günde-254 km), Kartalkaya– Bartın-Ovacuma (7 günde- 218 km), Safranbolu, Küre Dağları, Ilgarini Mağarası, Kastamonu-Tosya (10 günde 315 km), Tosya- Borabay Gölü-Ordu( 11 günde-384 km), Perşembe Yaylası- Giresun-Kümbet(6 günde-158 km), Kümbet yaylası, Kazıkbeli Yaylası- Zigana Geçidi- Gümüşhane-Sarıtaş Yaylası (10 günde-249 km), Şekersu-Uzungöl-Yedigöller- Anzer Yaylası-Ovit Geçidi( 7 günde-197 km), Rize-Kaçkar Dağları-Ayder-Fındıklı-Hopa( 11 günde-211 km) ve Fındıklı Yaylaları-Murgul- Artvin( Gürcistan sınırı-Macahel 7 günde 155 km) olduğunu belirtti.


Uluslararası ekoturizme kazandırılmalı

19 ilden geçen 2 bin 530 km uzunluğundaki yürüyüşün 90 gün sürdüğünü belirten Şenol, kendisine oğlu Kaan’ın yanısıra arkadaşları Tolga Akgün ve Levent Gökkuş’un aralıklarla eşlik ettiğini vurguladı. En zorlu bölümün Rize-Kaçkar’dan Ovit, Verçenik, Fındıklı Yaylaları, Hopa, Sarp arası olduğunu belirten Şenol, “16 tane 2750 metre ile 3250 metre arasında zirve geçidi vardı. Dağda hayatta kalmayı bilmeyenlerin kesinlikle tek başlarına gitmemesi gerekir. Tüm rota Karadeniz’in muhteşem doğal güzelliklerden, göllerden, yaylalardan, dağların zirvelerinden, plajlardan hatta tarihi eserlerden geçiyor. Karadeniz ekoturizmine büyük katkısı olacak bu yolun uluslararası turizme kazandırılması için çalışılmalı” diye konuştu.


“4 kez ayıyla karşılaştık”

Karadeniz insanının misafirperverliğine şahit olduğunu, pek çok bitkiyi tanıma fırsatı bulduğunu belirten Şenol, “4 kez ayı ile karşılaştık. 2 kez aynı ayı karşımıza çıktı ve elbette birbirimize zarar vermeden uzaklaştık. Konaklama yeri bulamadığımda evlere misafir oldum ya da çadırda kaldım. Doğanın muhteşem gücü iş hayatının tüm yorgunluğunu alıyor. karadenizyuruyusyolu.blogspot.com sitesininde tüm yaşadıklarımı yazdım. Bu güzel rota, zamanla Likya Yolu gibi ekoturizme ve tüm Karadeniz coğrafyasına katkı sağlayabilir. Elimdeki yürüyüş rota bilgileri herkesin kullanımına açık. İlgili bakanlıklarla iletişim kurdum. Doğa, hayatın getirdiği yüklerden dertlerden arınma yeridir, yeterki biz de ona saygı gösterelim, kirletmeyelim, çöpümüzü atmayalım, ateş yakarken 2 kere düşünelim. Sadece fotoğrafını alıp, ayak izimizi bırakalım.” diye konuştu.

 

MAVİ-YEŞİL CENNET KARADENİZ’İ YÜRÜYEREK GEÇTİ
1







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!