Can’dan bir teşekkür
Hepimiz, bilgiyi üst üste koyarak ama eski bilgiyi de unutmayarak ilerleyen denizcilik sektöründe ter akıtıyoruz.
Sektörümüzün birçok meslekten en büyük farkı, bilgiyi biriktirenlere sonsuz şükran ve saygı duymak zorunda olması.
Zorunda olması diyorum, çünkü daha önce bilgiyi biriktirenlerle aynı hatayı tekrar tekrar yaptığımızda ne özelde kendimiz ne de genelde temsil ettiğimiz kurumların ilerleme şansı kalıyor, hepimiz aynı girdapta birbirimize sarılmış halde boğuluyoruz. Kendi içimizde dusmanliklarin birikmesinden başka katkı sağlayamıyoruz.
Bazen de sistem sil baştan değiştirilmeye çalışılıyor ve kurumsal hafıza darmadağın oluyor. Günün sonunda dünya ve rakipler üst üste ekleyip yükselirken, ne yazık ki aşağıdan yukarıya “keşke yapmasıydık” dolu gözlerle bakmak zorunda kalabiliyoruz.
Yine böylesi olasılıkların ayağımıza çelme takabileceği günlerden geçiyoruz.
Bildiğiniz gibi, babam Kaptan Mustafa Can’ın (YDO Güverte, 1988) izinden giderek ben de bir denizci oldum. Süvari beyin izinde devam ederken yol kendiliğinden denizcilik STK’larına çıktı.
An itibariyle de hem İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı (DEFAV) hem de İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği’nde (DEFAMED) yönetim kurulu üyesi olarak, zevkle, görev alıyor ve çalışıyorum.
Bu sürede hem camiamız hem de camiamızın sektörde öncülük ettiği, kadın denizciler gibi platformlara tüm gücümle destek verdim, veriyorum ve vermeye de devam edeceğim.
Kurumsal kültürlerin birikmesi ve biraz önce yazdığım keşkelerin oluşmaması için STK’lar dönem dönem kan değişimine giderler. Çünkü en basit hali ile sıradanlaşmak sağlıklı kurumsallaşmanın önündeki en büyük engeldir.
Halen yönetiminde yer aldığım DEFAMED’in olağan genel kurulunun sıcaklığı yanaklarımıza vurmaya başladığında, başkanlık için “acaba” dedim ve izlemeye başladım. Çünkü YDO kültürü, biz kardeşlerin omuzlarına hizipleşmeyi değil ağabey ve ablaları sabırla bekleme sorumluluğunu yüklüyor.
Biliyoruz ki, hata yapmamanın en kesin ve camiaya yararlı yolu önceden tecrübelerle açılan yolda ilerlemektir.
Sevgili ağabeyim Kapt. Ufuk Teker’den (YDO, Güverte 1992) birkaç gün önce gelen haberle çok rahatladığımın altını çizmek istiyorum.
Ekibiyle adaylığını resmen açıklayan Ufuk Ağabey’in özellikle hali hazırdaki yönetiminde görev almış 5 kişiye teklif götürüp, iki değerli ismini de listesine yazması biraz önce bahsettiğim kurumsal birikimi yücelterek taş üzerine taş koyacağını şimdiden gösterdi.
Hele ki, Türk Uzak Yol Gemi Kaptanları Derneği’nin (TÜRKKAPDER) seçim sonucunun yargıya taşındığını duyduğumuz keyifsiz günlerde, ileride “keşke olmasaymışım” dememek için aldığım kararın doğru olduğunu bir kere daha görüyorum.
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…