
MAVİ VE YEŞİLDE UYANMAK…
Her sabah mavi ve engin bir yorganın üzerinde uyanarak günlük yaşamlarını denizdeki teknelerinde sürdürenlerle yani teknede yaşayanlarla başlıyoruz. 4 denizde 8 bin 337 kilometrelik kıyı şeridine sahip Türkiye’de, Deniz Ticaret Odası’na kayıtlı 49 marina bulunuyor. 4 mevsim denizi kullanmaya imkan veren şanslı coğrafyamızın güzelliklerinden faydalanan tekne sahiplerinden bazıları küresel tehdide dönüşen koronavirüs sürecinde yeni bir yaşam alışkanlığı edindiler. Sınırsız konfor sunan metropol içindeki evlerindeki riskleri göz önüne alarak teknelerine taşınan ve artık deniz üzerinde yaşayan denizciler, gelir seviyesi ne olursa olsun minimal bir yaşamın mümkün olduğunu da kanıtlıyor.

Çalıştığı gemilerle okyanusları dolaşan bir denizciyken karavan kültürüne merak selen Adem Avcı, Neşeli Karavancılar adlı grubun kurucusu. Birbirlerini yıllardır tanıyan doğaseverleri bir araya getiren Neşeli Karavancılar’ın hayatları paylaşım ve doğal hayatı sevmek üzerine kurulu. 30 yıl önce aldığı ilk karavanıyla kendisini seyyar evde yaşamaya adadığını belirten 61 yaşındaki Adem Avcı, “10-12 karavan dostuyuz. İstanbul karavan köyü merkezli geziler yapıyoruz ve birlikte keşfetmenin güzelliğini yaşıyoruz. Salgın döneminde karavanda olmak asansörle ulaşılan çok katlı bir apartman dairesinde yaşamaktan daha güvenli. Açık havada ve virüsün mesafesinden uzak yaşıyoruz. En önemlisi ise karavanda yaşam 24 saat sürer. Doğadaki her değişikliği anında hissedersin. Beraberindeki evin sana doğayı tam olarak hissetme imkanı verir. Canımız nerede isterse orada kalıyoruz. Komşunu değiştiremezsin ama yerini değiştirebilirsin. Böylece hem koronavirüs kabusundan hem de şehrin diğer risklerinden uzak kalıyoruz. Haftada 3-4 gün karavanda vakit geçiriyoruz. Sadece salgın tehdidinde değil deprem riskinde de en güvenli ortamdayız. İşlerimizi karavandan idare etmeye çalışıyorum ve kızım için yapacağım karavanı tamamlamaya çalışıyorum. Ailemiz dışında kimseyle görüşmediğimiz için sosyal mesafe kuralını layıkıyla uyguluyoruz. Yaz aylarında çıkacağımız yolculuklar için güç ve moral depoluyoruz. ABD’de yaşayan oğlumu ziyaret ettiğimizde bile 3-4 eyaleti karavanla dolaştık. Karavanda kendimizi tam güvende hissediyoruz” dedi.

Babasının tutkusu nedeniyle 4 yaşından beri karavanlarda yaşadığını belirten bankacı Selen Taş ise, “Şimdilik sadece tatil günlerinde ve korona yasaklarında mobil evimizdeyiz. Hafta içinde evden de olsa çok yoğun çalışıyoruz. Eşim Barış ile her fırsatta yeni yaptığımız karavanımıza geliyoruz. Bana kamp, çadır ya da karavan hiç zor gelmiyor. Bir ormanın içinde ya da deniz kenarında uyanmak çok güzel. Maske, mesafe ve temizlik gibi 3 kuralı en kolay uygulayabileceğiniz yaşam biçimi karavan aslında. Pandemi sürecinde seyahat yasakları boyunca günlerimizi karavan parkta geçirdik. Ailemizden gelen kültürle bu yaşam biçimini benimsedik ve yaşamımız boyunca vazgeçmeyeceğiz” dedi.




















