
‘Haritacı ve Kâşif’ tüm dönemlerin en önemli denizci, kartograf ve bilim adamı Piri Reis’in maceralı yaşamını ve Amerika’nın kâşifi, Kristof Kolomb’un haritasını da alarak, yaptığı müthiş dünya haritalarını ve Akdeniz portolanı; Kitab-ı Bahriye’si ile global başarılarını bir tarihi roman ile anlatıyor. Romanda, gerçek kaynaklar, ulusal ve uluslararası belgelere dayanan, efsane ve hikayeler çok renkli bir üslupta adeta bir senaryo dilinde kaleme alındı…
10 Yıllık global bir belgesel çalışmasının ilk aşaması olarak çıkan, ‘Haritacı ve Kâşif’ romanı, Piri Reis’in gözünden o dönem tarihini, Türk / Osmanlı İmparatorluğunun zirve döneminde yaşanan olayları, denizciliğin ve deniz gücünün yükselişini, Akdeniz’deki gelişmeler çerçevesinde ve keşifler çağının özgün atmosferinde anlatıyor. ‘Haritacı ve Kaşif’de, Akdeniz havzasındaki gelişmeler; Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfetmesi özgün hikayesi ile Osmanlı İmparatoru II. Bayezit’den destek almak üzere İstanbul’a gelişine de değiniliyor. Yine aynı dönemde, İspanyol Musevilerinin Türk topraklarına gelmeleri ve kurtarılma öyküsüne ve o sırada Piri Reis’in bir Musevi kız ile aşkına da yer veren tarihi romanda, İtalya, İspanya ve Portekiz ülkelerindeki gelişmeler gerçek bilgi ve belgelere dayanarak anlatılıyor. Piri Reis’in kapsamlı dünya haritalarının da gizemini çözülüyor.
‘Haritacı ve Kâşif’ Türk İmparatorluğunun zirve döneminde; üst üste yaşanan kara ve deniz zaferleri ardından yapılan hatalar sonucunda denizlerdeki gücünü kaybetmesinin dolayısıyla bilim ve teknikten kopmasının adeta başlangıcını; Piri Reis’in hayatı üzerinden anlatan roman, okuyucuya keyifli ve engin bir okuma deneyimi vadediyor…

Gülşah Çeliker
Piri Reis’in, Venedik Dük’ünden Kanuni Sultan Süleyman’a Gönderilen Bir Ultimatom Mektubu ile Venedik’ten gönderilmesi…
Il Nemico Intimo/ İçimdeki Düşman*
Persona Non Grata/ İstenmeyen Adam*
Piri Reis’in çok iyi bir korsan kaptan olmasının yanısıra, deniz ilmine hakim ve dünya denizcilk tarihine, adını altın harflerle yazdırmış önemli bir kartograf ( haritacı ) olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Bu dönem aynı zamanda, Osmanlı İmparatorluğu’nun zirve ve Akdeniz Hakimiyeti dönemi olduğu için Kemal Reis, Barbaros Hayrettin Paşa, Turgut Reis gibi dönem korsan kaptanları ile yetişmiş ve onların çok üstünde kendini geliştirmiş bir denizciydi…

Ancak, Piri Reis’in meşhur dünya haritaları 1513 ve 1528’i yaptıktan ve dünyaca meşhur, Kitab-ı Bahriye’sini 1520-1521 tamamladıktan sonra, Gelibolu’da biraz inzivaya çekildiği söylenir. Osmanlı Donanması ile Moton, Koron, Middili ve Rodos’un fethine ve Preveze Savaşına da (1538) katıldığı bilinmektedir. İtalya’daki araştırmalarım neticesinde; 1528- 1538 arasında ve özellikle, 1538 -1546 arasında; İtalya’da hatta Venedik’te kaldığını tahmin ediyoruz. Zira bu konudaki en önemli belgeye, değerli Profesör Maria Pia Pedani ile ulaşmış bulunmaktayım.
Prof. Pedaini ile tanışmamız; İstanbul’da Donanmanın düzenlediği, bir sempozyum vasıtasıyla oldu. Daha sonra, kendisini 2008 yılında, ‘Piri Reis Dünya Haritacısı Belgeseli’ için, Kültür Bakanlığından destek aldığımda ve İtalya’ya ile Venedik’e ilk defa gittiğimde, bir röportaj yapmak için ziyaret etmiştim. 2010 yılında, İtalya’ya daha uzun süre kalmak için gittiğimde; Venedik’te organize ettikleri bir bilimsel toplantı davetlerine katıldım ve aynı zamanda bir randevu alarak, Arsenal Araştırma Merkezini (Centro Studi Arsenale) ilk defa ziyaret ettim. 2013 yılında, tam da Piri Reis’in 1513 dünya haritasının 500. Yılında, Prof. Pedani ile ikinci kez röportaj yapmak üzere gittiğimde, beni bir büyük süpriz bekliyordu!

Venedik Devlet Arşivlnde (Archivo Stato) bulduğu, Venedik Dükü tarafından Kanuni Sultan Süleyman’a gönderilen mektup, Piri Reis ile ilgiliydi! Bu adeta İtalya’da yaşadığım süre boyunca, dönem tarihi profesörleri ile dostluk ve diresek temasında olmamın bana bir ödülüydü adeta! O akşam hocanın Türk bir doktora öğrencisi olan arkadaşımın evine gittiğimde ise; beni bekleyen ikinci sürpriz daha da şaşırttı! Zira. bu mektubun olduğu, devlet arşivi defterlerinin sayfaları arkadaşımda da mevcuttu ve onları çevirmek üzere kopyalamıştı! O gün benim için bir milat olmuştu ve Piri Reis’in resmi ayak izini İtalya’da yakalamıştım. Bu Türkiye’de hiçbir araştırmacının bilmediği ve girmediği bir konuydu! Piri Reis bir süre Venedik’te yaşayarak Venedik’te de korsanlık faaliyetlerinde bulunmuş hatta onları için bir tehdit olacak kadar ürkütmüş ve tabiki haritaları için istihbarat toplama çalışmalarında da bulunduğundan büyük rahatsızlık yaratmıştı.

1546 tarihli, Venedik Dükü tarafından, İstanbul’daki Venedik Balyozu (elçisi) eliyle; Kanuni Sultan Süleyman’a gönderilen bu son derece resmi ültimatom mektubu ile Piri Reis; Venedik için adeta bir savaş tehditi ve istenmeyen adam olarak, bir emirle kovulmuştu!
Bu bulgu, Piri Reis belgeseli için araştırmamı çok farklı bir yere doğru sürükledi; Piri Reis’in kayıp İtalya yılları ve hayatı. Nitekim, bu şüreçde Roma’da yaşarken; benim de İtalya’da bulunma sebebimi açıklayan bir resmi evrak adeta kucağıma düşmüştü. Tıpkı Balzac’ın dediği gibi: Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir. Venedik ve Istanbul arasındaki 14 ve 15.yy’dan itibaren güçlenerek devam eden ticari ilişkiler; Doğu ve Batı malının takas edildiği, adeta bir ticari koridor haline geldi. Bu sıkı bağ, tüm Avrupa’da ticaret ağında canlanmayı da getirdi. Zira doğu malını Venedik’e Türk tüccarlar getiriyordu. Amcası Kemal Reis ile birlikte defalarca Venedik ve etrafındaki limanlara, adalarına gelen Piri Reis kuşkusuz Venedik’i de oldukça iyi tanıyordu, hatta dostlukları vardı.

Dünya çapında bir belgesel projesinin öne çıkan kitabı olarak ‘Haritacı ve Kaşif’ yayınlandı. Dünyanın en popüler bilinmeyen hikayesini; Kristof Kolomb ve Piri Reis’in 1513 dünya haritasındaki orijinal ( yegane ) bağlantısını bilimsel verilerle dünya seyircisine sunacak yegane bir başyapıt olacak. Akdeniz dillerine de çevrilerek hafızalarda uzun süre yer edecek ve dünya tarihine silinmeyecek bir iz bırakacak.
- Venedik Arşivlerinde, Türkler için kullanılan bir tabir.
- Bugünkü diplomatik dilde; istenmeyen adam.




















