
Sorsan herkes arıtma tesislerini çalıştırdığını söyleyecek ama uydu görüntüsü örneğin İzmit Körfezinin en doğusundan giren atık malzemeyi göstermekte. Hava sıcak ve daha da ısınmakta. Bu da denizde de suyun ısınması ve deniz içinde sıcaklık nedeni ile de tabakalaşma oluşumuna neden olacaktır. Sıcak suyun içinde atmosferik oksijen konsantrasyonu da en aza inecektir.
Tüm bu koşullar mevsim gereği gibi görünse de müsilaj şokunu hala atlatamayan Marmara için hala tehlike çanlarının çaldığını göstermekte.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi önümüz bayram. Her Kurban Bayramı sonrası İstanbul Boğazı’na dökülen derelerden fotoğraflar gelir. Kıpkırmızı akan. Bu sefer sanayi boyası değil taze kan nedeni ile değişen renk. Müsilaj şokundan sersemlemiş Marmara için düşünülecek en kötü senaryo kurban kanı ve maalesef beraberinde gelecek organik yük. Her biri parçalanmak için bakteriye onlar da bu zengin menüyü tüketmek için oksijene gereksinim duyacaklar.

Marmara zaten entübe edilmeli oksijeni var olan yüke yani kendine yetmiyor, bir de bu beklenmedik zamansız yük.
Bakalım ne olacak!
Şoktaki hastamız bu yazı atlatabilirse ne ala.
İnsan düşünse planlasa bu kadar ters koşulları bir araya getiremezdi.




















