1. Haberler
  2. Bizim Denizler
  3. Prof. Dr. Nuray Erkan yazdı: Kovid-19 salgını ve su ürünleri arasında bir ilişki var mı?

Prof. Dr. Nuray Erkan yazdı: Kovid-19 salgını ve su ürünleri arasında bir ilişki var mı?

Balık av sezonunun devam ettiği sıcak Ekim günlerinde, koronavirüsle mücadele için önemli rolü olan güvenli ve sağlıklı gıda konu başlığı öne çıkıyor. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Erkan, koronavirüsün bulaşması ve deniz ürünü tüketimi arasındaki ilişkiyi değerlendirdi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Küresel salgın Kovid-19 ile birlikte balıkçılık sezonu açılıyor. Kovid-19’un vatandaş üzerinde oluşturduğu hijyen ve sağlık farkındalığı balıkçılık sektörüne nasıl yansıyacak? Balıkçılık sektörünün bu konuda eksiklikleri neler? Tüketici hem sağlığını riske atmadan hem de bağışıklığını güçlü tutarak, sağlıklı ve dengeli beslenmede su ürünlerini diyetinde nasıl değerlendirebilir?

Kovid-19 balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğini nasıl etkilemiştir ? Yeni sezonla birlikte neler yapılması gerekiyor?

DSÖ tarafından 11 Mart 2020 tarihinde Kovid-19 küresel salgın olarak ilan edildiğinde ülkemizde balıkçılık sezonunun son günlerini yaşıyorduk. Salgın ilanından çok kısa bir süre av yasak döneminin başlaması ile birlikte balıkçılık sektöründe çalışanların çalışma koşullarına bağlı olarak Kovid-19’dan etkilenmeleri bakımından çok olumsuz koşullar söz konusu olmamıştır. Salgını önlemede alınan sıkı önlemlerin başında sokağa çıkma yasaklarının olduğu dönemlerde balıkçılık sezonun kapalı olduğu döneme denk geldiği için sektörün ekonomik anlamda etkilenmesi minimum düzeyde kaldı. Ancak şimdi sezon açılıyor ve salgın devam ediyor, gerek av sırasında gerek se karaya çıkış ve satış noktalarına transfer noktalarında balıkçılık sektöründe çalışan tüm personelin Kovid-19 salgınıyla mücadelede olmazsa olmaz olan sosyal mesafe, maske ve diğer hijyen kurallarına göre düzenleme yapılması gerekmektedir, bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Balık Hali olmak üzere pandemi süreci çok doğru ve yerinde önlemlerle yönetilmiştir ve yeni sezona sorunsuz başlamak üzere tüm çalışmalar tamamlanmıştır. Aynı şekilde balıkçı kooperatifleri üniversitemizle işbirliği içinde eksiklerini tamamlamaya çalışmaktadır. Öncelikle sektörde çalışanların sağlık durumu ve satış koşullarında da tüketiciye bulaştırma söz konusu olmaması için bu önlemlerin alınması gerekli olmuştur.

Uluslararası ticarete büyük ölçüde bağımlı olan su ürünleri sektörü, pandemiden kaynaklı küresel piyasaların kısıtlamalarından, kapanışlarından dolayı tedarik zincirleri, gıda hizmet sektörlerinin (Oteller, restoranlar ve okul ve iş kantinleri dâhil hazır yemek tesisleri), işleme sektörü, azalan/kaybedilen tüketici talebi nedeniyle de bir miktar sekteye uğramıştır.

Deniz ürünleri ticaretinde özellikle ulaşım ve sınır kısıtlamaları ile ilgili lojistik güçlüklerle karşılaşılmıştır. Özellikle somon endüstrisi, artan hava taşımacılığı maliyetlerinden ve uçuşların iptalinden dolayı sorunlar yaşamıştır. Orkinos endüstrisi, denizde balıkçılık gözlemcileri ve limanlardaki deniz personeli de dahil olmak üzere profesyonel denizciler için hareket kısıtlamalarını bildirerek mürettebat değişikliklerini ve denizcilerin ülkelerine geri gönderilmesini önlemiştir. Bunun yanı sıra ithalatta çıkan sorunlar sonucu iç piyasaya bir yönelim olmuştur. Bu süreçte süregelen tüketicinin sağlıklı beslenme talebi doğrultusunda artan talep sonucu satışlar artmıştır ve iç piyasada kar elde edilmiştir.

Su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisi üzerinde personelin ulaşım ve seyahatindeki kısıtlamalar nedeniyle yavru üretim, yem ve aşı gibi ilgili su ürünleri öğelerinin bazı eksiklikleri de bildirilmiştir.

Talep düşüşü ve bunun sonucunda ortaya çıkan fiyat düşüşleri sonucunda, bazı ülkelerdeki su ürünleri avcılığı, kısa vadede doğal balık stoklarını olumlu yönde etkileyebilecek şekilde durdurulmuş veya önemli ölçüde azaltılmıştır. Su ürünleri yetiştiriciliğinde, pandemi süresince satılmamış ürünlerin canlı balık stoklarının artmasına ve dolayısıyla daha yüksek yem maliyetlerine ve daha fazla balık ölüm riski ile sonuçlanacağına dair artan tahminler olmuştur. Bunlara yönelik önlemler geliştirilmeye çalışılmıştır.

Belli bölgelerde, gıda hizmeti endüstrisinin kapanması nedeniyle perakende satışlarda bir artış olduğu rapor edilmiştir. Daha uzun raf ömrüne sahip konserve ve diğer işlenmiş deniz ürünleri, krizin başlangıcında panik alımından yararlanmıştır. Bazı pazarlarda tedarikçiler, yerleşik perakendecilerin kaybettiği taze balık satışlarının yerini almak üzere tüketicilere doğrudan tedarik sağlama yolları geliştirmiştir. Özellikle pandeminin süresi ve şiddeti konusunda hala birçok belirsizlik var, ancak uzun süren bir piyasa gerilemesi sektöre uzun vadeli dönüşümler getirecektir. Çünkü sektörün tüm paydaşları bugüne dek görülmemiş olan bir durumla karşı karşıya kalmıştır ve gelecek planlarını tümden gözden geçirmek B planı yanında C ve D planları ile hareket etme gerekliliğini görmüştür.

 

 

Kovid-19 salgını ve su ürünleri arasında bir ilişki var mı?

Salgının çıkış noktasının Çin’de açık gıda pazarı olması su ürünlerine bakışı ilk zamanlarda bir miktar etkilemiştir. Salgın sürecince de bazı ülkelerde ortaya çıkan yanıltıcı algılamalar, su ürünlerinin tüketiminin azalmasına neden olmuştur. Ancak, FAO verileri de DSÖ verileri de Kovid-19 ‘un su ürünleri veya herhangi bir gıda yoluyla insanlara bulaştığına dair bir kanıt bulunmadığını doğrulamaktadır. Koronavirüs ailesinden Kovid-19, balık, amfibiler, kabuklu su ürünleri ve yumuşakçalar gibi sucul canlıları enfekte edememektedir, bu nedenle bu canlılar Kovid-19’un insanlara yayılmasında epidemiyolojik bir rol oynamamaktadır. Solunum yolu hastalıklarına neden olan Kovid-19  tipi virüsler gıda veya gıda ambalajı yoluyla bulaştığına dair hiçbir kanıt bulunmamakla birlikte biri öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda oluşan solunum damlacıkları yoluyla kişiden kişiye yayıldığı kesin olarak bilinmektedir. Bir kişinin üzerinde damlacık yoluyla bulaşmış virüs bulunan gıda veya gıda ambalajı dahil olmak üzere bir yüzeye veya nesneye dokunarak ve ardından kendi ağzına, burnuna veya muhtemelen gözlerine dokunarak Kovid-19  kapması mümkün görünmektedir. Bu tip ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasında herhangi bir bulaşma söz konusu olmaması için gerekli gıda güvenliği önlemlerinin alınması gerekmektedir. Gıda güvenliği uygulamalarının başında da satıcıdan, evde/mutfakta/restoranda hazırlayan kişiye kadar her işlem aşamasında el hijyeni önem kazanmaktadır. Temiz içme suyu kalitesinde su ile su ürünlerinde ayıklama ve yıkama işlemi gerçekleştirilmelidir.

 

Su ürünleri tüketimiyle Kovid-19 bulaşabilir mi?

Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (European Food Safety Authority, EFSA) Kovid-19’un gıda tüketerek geçtiğine dair bir kanıt olmadığını beyan etmiştir. Kovid-19 Virüsünün kontamine olan gıdalardan bulaşma olasılığı olmasa bile gıda kökenli hastalık riskini en aza indirmek için gıda güvenliği uygulamaları her zaman önerilir. Gıdaları hazırlarken aşağıdakilere dikkat edilmesi önerilmektedir:

  • Yemekleri hazırlamadan veya yemeden önce ve sonra ellerin en az 20 saniye yıkanması gerekir.
  • Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu bir peçete veya kolunuzla kapatılmalı ve sonrasında elleri tekrar yıkanmalıdır
  • Yemeden önce meyve ve sebzeleri iyice yıkanmalıdır.
  • Yemek hazırlama işlemi sırasında kullanmadan önce ve sonra tüm yüzeylerin iyice temizlenmesi gereklidir.
  • Sağlık riski oluşturabilecek bakteri veya virüs tüm mikroorganizmaların çiğ gıdalardan yemeye hazır gıdalara geçmesini engellemek için çiğ ve pişmiş gıdaları buzdolabında bile birbirinden ayrı raflarda üzeri kapalı bir kap veya ambalaj içinde muhafaza edilmelidir.
  • Çapraz kontaminasyonu engellemek için çiğ ve pişmiş gıdalar için farklı mutfak araç gereçleri/ kesme doğrama tahtaları, bıçakları kullanılmalıdır.
  • Tüm gıdaları yeterli ısı derecesinde pişirmek ve ısıtmak önemlidir, özellikle ısıtmada en az 2-3 dakika boyunca 70°C üzerinde yapılmalıdır.

 

Kovid-19’a karşı bağışıklık sistemimizi ‘güçlendiren’ gıdalar arasında su ürünleri var mı?

Herhangi bir gıdanın ya da beslenme düzeninin bağışıklık sistemimizi güçlendirip Kovid-19’u önlediğine veya tedavi ettiğine dair şu anda yeterli kanıt bulunmamakla birlikte, bağışıklık sistemimizde önemli rol oynayan çeşitli besin öğeleri vardır. Bu süreçte bağışıklığı desteklemek için yeterli ve dengeli bir beslenme kesinlikle önerilmektedir. Sağlıklı ve dengeli beslenme de su ürünlerinin diğer gıdalardan farklı olarak esansiyel aminoasitler ve omega üç yağ asitlerince zengin yapısı, hücre koruyucu ve antioksidan özelliği olan vitamin ve minerallerce zenginliği balık ve balık ürünlerini diğer gıdalara göre ön plana çıkarmaktadır.  Sağlıklı beslenmeye ek olarak, bol su içmek, fiziksel aktivite yapmak, stresi azaltmak ve yeterli uyku da bağışıklığı desteklemektedir.

Kişisel hijyen başta olmak üzere, güvenli gıda tüketimi de ayrıca önemlidir. Gerek üretim gerek se su ürünleri satış noktalarında ve restoran, lokanta gibi tüketim yerlerinde de hijyen ön planda olmalıdır.  Bu noktalarda gıda hijyenine dikkat etmek, sosyal mesafeyi korumak ve enfekte olmuş kişileri izole etmek bulaşmayı önlemek için yeterlidir.

Prof. Dr. Nuray Erkan

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

 

Prof. Dr. Nuray Erkan yazdı: Kovid-19 salgını ve su ürünleri arasında bir ilişki var mı?
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!