SANTORİNİ ADASINDAN YAYILAN TSUNAMİ TEDİRGİNLİĞİNE NET CEVAP GELDİ
SANTORİNİ ADASINDAN YAYILAN TSUNAMİ TEDİRGİNLİĞİNE NET CEVAP GELDİ
Bugün dünyaca ünlü tsunami uzmanı sayım hocam Ahmet Cevdet Yalçıner ile beraberdik. Kendisi Yunan deprem ve volkan bilimcilerle en aktif çalışan akademisyendir. Doktora öğrencisinin de tez konusu Santorini volkanı ve bunun yaratacağı tsunami dalgası etkisi. Bu nedenle ülkemizde, konuya en hakim ekip diyebilirim. Yarın ya da diğer gün, bir rapor yayınlacaklar. Bu rapor Kolombo volkanının muhtemel en kötü senaryosu olan 300 metrelik bir püskürtme senaryosuna göre oluşacak tsunamini dalgalarının Ege kıyılarındaki etkisi üzerine. Modellemeye bakılırsa Amorgos Adada bazı yerlerde 16 m, Kos adasında 8 m, Gümbet, Bitez, Ortakent, Bodrum gibi noktalarda 1-2 m gibi bir dalga söz konusu, en yüksek Gümüşlük batı tarafında 2.5 gibi bir rakam gözüküyor bu modele göre. Birde raporda landslide opsiyonu bulunacak.DR. MERT GÖKALP
4- Thera püskürür, düşük ihtimal (bu durum diğerlerine kıyasla daha negatif bir etki yaratabilir)
There ve Colombo volkanlarının bulunduğu Helen ateş hattı üzerinde doğudan batıya Nisyros, Mylos, Methana, Sousaki gibi aktif volkanlar ve Gyali gibi sönmüş volkanlar mevcut.
DR. MERT GÖKALP
SANTORİNİ ADASINDAN YAYILAN TSUNAMİ TEDİRGİNLİĞİNE NET CEVAP GELDİ
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.