
Gazeteci Yaşar Gürsoy
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 1881’de Selanik’te başlayan hayat yolculuğu sırasında kesintisiz yanında olan tek kişi Nuri Conker’di. Çocukluklarından itibaren birlikte olan iki kahraman asker, girdikleri çatışmalar kadar özel hayatlarını da birbirleriyle paylaşacak kadar yakındı.

Atatürk’e Kemal şeklinde hitap edebilen tek kişi olan Nuri Conker’in, Atatürk’ün Latife Hanım ile boşanmasında ve İsmet İnönü’yle olan ilişkisinde bile etkin rol oynadığı iddia ediliyor. Atatürk’ün çocukluğunda misket oynadığı günlerden omuz omuza siperlerde savaştığı günlere uzanan can yoldaşı Nuri Conker, yakın tarihimize de damga vuran bir isim olarak tarih kitaplarına girmişti. Türk televizyonlarının en başarılı haber programlarında çalışan deneyimli gazeteci Yaşar Gürsoy, Selanik’te başlayan dostluğun genç Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan zorlu yolda nasıl ilerlediğini kitaplaştırdı. Kitapta, Nuri Conker’i Atatürk’ün diğer can dostlarından ayıran özellikleri ve yaşanmışlıkları anlatılırken, iki onurlu askerin birlikte başardıklarının altı çiziliyor.

Soyadını Mustafa Kemal Çanakkale’de verdi
Nuri Conker’in Atatürk’le aynı yıl doğduğunu, birlikte Selanik Rüştiyesi ve Manastır İdadisi’ni bitirdikleri, birlikte yüzbaşı olduklarını, birlikte Trablusgarp’a gittiklerini, birlikte Çanakkale’de savaştıklarını, birlikte TBMM’yi kurdukları ve birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini attıklarının anlatıldığı kitap gerçek belgelere dayandırılıyor. Yaşar Gürsoy, “Selanik sokaklarında oynanan çocukluk oyunları, Üçüncü Ordu’ya, Hareket Ordusu’na, Arnavutluk Harekatı’na, Trablusgarp’a, Çanakkale’de Conkbayırı’na, Doğu’da Muş Cephesi’ne Kurtuluş Savaşı’nın her saniyesine ve Türk devrimlerinin hepsine uzanan birlikteliğin temeli. Nuri Conker’in Atatürk’ün gözündeki yeri çok başkadır. Aralarındaki şakalaşma ve samimiyet Atatürk’e Kemal diye hitap eden tek arkadaşı yapar O’nu. Atatürk, Conkbayırı Muharebesi’nde gösterdiği kahramanlıklar nedeniyle ona Conker soyadını vermiştir” dedi. Kitabın ön sözüne deneyimli gazeteci Uğur Dündar, “Atatürk, Conker’e öylesine güvenmiştir ki, Sofya’ya göreve giderken sevgilisi Madam Corinne’i ona emanet etmiştir… Büyük kahraman, vefalı dost ve saygın devlet adamı Nuri Conker’in bilinmeyen yönlerini belgelere dayanarak, yalın bir dille anlatan ve böylece gelecek kuşaklara cok değerli bir kaynak armağan eden Yaşar Gürsoy’u bir kez daha kutluyorum” şeklinde yazdı.

Atatürk ve Can Yoldaşı Nuri Conker kitabından bir anı
“Bakla tarlasından karga çobanlığı ederdi”
Gazi, kendisinden insanüstü bir varlık olduğunu söylemelerini hoş karşılamazdı. Sofradakilerden biri sohbet sırasında, ‘Paşam, kim bilir çocukluğunuzda ne müstesna bir insandınız? Kim bilin ne harikulade hatıralarınız vardır? Deyiverdi. Atatürk gülümsedi, Nuri Conker’e saktı.
‘Nuri anlatsana”
Nuri Bey her zamanki şakacı tavrıyla konuştu.
“Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi”
Sofraya sessizlik çöktü. Soruyu soran konuk afalladı. Soruyu ortaya attığına bin pişman oldu.
Gazi, “bana insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir” dedi.




















