Tarih : 23 Kasım 1990 Cuma sabahı,
Yer : Gölcük Harp Filosu Komutanlığı Karargahı.
Saat sabah 08.15. Ben ilk ve son Kurmay Yarbay rütbeli Harp Filosu Harekat Şube Müdürü, Şener Kır da Kurmay Ön Yüzbaşı, Harekat kısım Amiri. (O tarihe kadar Filo Harekat Şube Müdürleri hep binbaşı olurdu. Zaten Kadrosu da binbaşı idi)
Doğum için İstanbul’da kayınpederimin evinde olan eşim, o gece saat 01.30’da acilen başlayan doğum nedeniyle Kasımpaşa Deniz Hastanesine kaldırılmış. Kayınpederim gece yarısı 02:00’da beni arayıp haber veriyor. Eşim sabah ameliyata alınacak. Biraz zorlu bir durum. İmzam da gerekiyor.
Tabii sabahı zor ettim. O zaman şimdiki gibi cep telefonları da yok. 07:30’da Filo Karagahına gittim. Amacım birinci amirim olan Kurmay Başkanı gelir gelmez izin alıp hemen Volkswagen tosbağam ile İstanbul’a, hastaneye gitmek. Şimdiki aklım olsa gece yarısı masasına bir not bırakıp çekip İstanbul’a giderdim. Acaba gider miydim?

08:15’te Kurmay Başkanı geldi. Durumu anlattım. Bu eşimin ilk doğumu idi ve 8 aylık gerçekleşiyor, büyük risk taşıyordu. Bana:
– “Bugün saat 10:00’da D/K (Deniz Karakol) uçakları ile Görev Eğitimi Koordinasyon Toplantısı var, ona katıl sonra gidersin” dedi.
Şoke olmuştum. Bir ileri bir geri Filo koridorunda dolaşırken, Şener mesaiye gelmişti. Beni daha önce hiç öyle görmemişti. Bunu daha sonra kendisi söyledi.
– Hayırdır efendim, ne var? Dedi. Ona eşimin durumunu ve sabah Kurmay başkanı ile aramızdaki konuşmayı anlattım. Birden o iri adam sanki iki katında bir deve dönüştü. Ağzından adeta köpükler saçarcasına ileri, Kurmay Başkanının odasına doğru fırladı.
– “Ben o D/K uçağını alır ……. ” diyerek bağırmaya başladı. Bağırtıyı duyan diğer bazı subay ve astsubaylar da gelip Şener’i tutmaya ve sakinleştirmeye çalıştılar. Şener bana dönerek ve adeta Donanma Komutanı edasıyla emredercesine;
– “Asal Yarbayım, şimdi derhal arabanıza biniyor ve İstanbul’a gidiyorsunuz. Kurmay başkanına falan da çıkmıyorsunuz. Ben toplantı mı ne zıkkım ise katılırım. Hadi güle güle. İyi haberlerinizi bekliyoruz” diye beni uğurladı. Sonra dan öğrendim ki her yarım saatte bir hastaneyi arayıp eşimi ve durumunu sormuş.

Tek çocuğum, kızımın doğum günü ile ilgili unutamayacağım ve hayatım boyunca o güzel insanı, Şener’i anacağım sadece küçük bir anım. Daha neler var neler. O Dev adamla ilgili ne güzel hikayeler.
İşte böylesine mert, cesur, yüreği sevgi dolu, bilgili, kültürlü kapı gibi bir adamdı.
Çok erken ayrıldı aramızdan. Bence hepimize çok şeyler öğretti, anlattı. Ve daha da anlatacakları ve öğretecekleri vardı.
Amansız hastalık çok erken aldı onu aramızdan. Gittiğin cennetinde ışıklar içinde ol sevgili Şener Kır. Seni hiç unutmayacağım…









NASA BAŞKANI: ‘PLÜTON’U YENİDEN GEZEGEN YAPALIM’
GREENPEACE TÜRKİYE KÜRESEL SUMUD(DİRENİŞ) FİLOSU’NDA
GÜÇLÜ EL NİNO UYARISI: 2026, KAYITLARDAKİ EN SICAK İKİNCİ YIL OLABİLİR
100 MİLYON YIL ÖNCE DENİZLERDE KRAKEN BENZERİ AHTAPOTLAR HÜKÜM SÜRDÜ
DENİZ DİBİNDE BULUNAN ‘GİZEMLİ KÜRENİN’ SIRRI ÇÖZÜLDÜ: BİR ANEMON KALINTISI