
Suyu filtre ederek beslenen ve ekosistemin devamında çok önemli rolü olan pina adlı canlılar halk arasında dev midye olarak biliniyor. Boyu 1 metreyi geçebilen ve bulunduğu yerin temiz bir habitata sahip olduğunu işaret eden Akdeniz’e özgü pinalarda 2016 yılında bir hastalık belirmişti. İspanya’da pinaların yüzde 99’unu kısa sürede öldüren Haplosporidium pinnae adlı patojen, 3 yıl içinde Fransa, Hırvatistan, Hırvatistan, Tunus, Fas ve Türkiye kıyılarına gelmişti. Ülkemiz kıyılarında yaşayan ve koruma altındaki pinaların çoğu 1 yıl içinde ölürken, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) iri midyeyi ‘Kırmızı Liste’ye alarak Tehdit Altındaki Tür ilan etmişti. Pinaları öldüren patojin madde tüm Akdeniz havzasını etkilemeye devam ederken pina popülasyonunun neredeyse tamamının ölümüne neden olmuştu. 4 yıldır pinaları kurtarmak için yerlerini değiştirmek gibi projeler üreten bilim insanları, insan soyunun devamının bu gibi canlıların devamlılığıyla ilişkili olduğu konusunda birleşiyor.

Marmara Denizi pina için umudu olabilir
Çanakkale Boğazı’nda görüntülenen pina mezarlığının ardından Marmara Denizi’nde ki varlığını araştırmak için bir grup dalgıç gönüllü oldu. Balıkçılarla ve tekne sahipleriyle görüşen dalgıçlar son örneklerinin Küçükyalı Balıkçı Barınağı’nda olduğunu belirledi. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Cem Dalyan liderliğinde dalış yapan dalgıçlar, barınaktaki teknelerin altında yaşam alanı bulan pinaları görüntüledi. Dalgıçlar, küçük bir alanda 10-15 pinadan 6’sının yaşamasını Marmara için umut verici gelişme olarak değerlendirdi.
Dr. Cem Dalyan, “Akdeniz Pinna nobilis’in ölümüne yol açan parazit, hızla yayılmaya devam ediyor. IUCN, bu canlıları ‘Kritik Tehlikede Tür’ ilan etti ve acil eylem planıyla kurtarmaya çabalıyor. 2016 sonbaharında İspanya kıyılarında başlayan ve 2019’da Marmara’ya gelen kitlesel ölüm, pinaların neslini tehlike altına aldı. Kitlesel ölümlere neden olan patojenle ilgili fikir birliği yok. Ama deniz suyu sıcaklığının artışının neden olduğu bir sorun olduğu neredeyse kesinleşti. Akdeniz’e özgü iri midye, Marmara Denizi’nin çift tabakalı su sistemine ayak uydurmuştu, bunun yanında alışık olmadığı Karadeniz sularında gözlenmesi tür için bir mucize kurtuluş hikayesi olabilir” dedi.

“Akdeniz türlerinin Son Sığınağı: Marmara”
Küçükyalı’da yaptıkları dalışta yaşça büyük pinaların öldüklerini ama genç nesil pinaların yaşadığını belirten Dalyan, “Marmara Denizi’nde Karadeniz suları olarak bilinen 10-15 metre derinliğe kadar yaşadıklarını gördük. Bu gözlem, Marmara’nın kuzeyindeki Pinaların yaklaşık yüzde 25’inin hayatta olduğunu düşündürüyor. Evet zarar gördükleri kesin ama Akdeniz’de neredeyse tamamı ölen pinaların yeniden çoğalması için umut veriyor. Soğuk Karadeniz’e uyum gösteren pina, Akdeniz’de yaşadığı soykırımdan kurtulmuş görünüyor. Marmara Denizi, Akdeniz’de oluşacak kitlesel yok oluşlara karşı türlerin gen havuzlarını içeren bir Nuh’un Gemisi. Bu yüzden Marmara Denizi pina ve birçok tür için son sığınak” dedi.

“Pina yaşıyorsa Marmara yaşıyor demektir”
Marmara Denizi’nin kirlilik yükü nedeniyle artık tükendiğini düşünenlerin yanıldığını belirten Dr. Dalyan, “Marmara’nın geri dönüşsüz tükendiğini söyleyen ve koruma çalışmalarının faydasız olduğunu vurgulayan bilimsel görüşlere rağmen Akdeniz’in dev midyesi Pina çok yakınımızda. Son Pina tükenene kadar Marmara ayakta, Marmara yaşıyor demektir. Sadece pina için değil, barındırdığı tüm canlılar için Marmara’yı korumalıyız” dedi. Marmara Denizi’nin korunması için çabalayan Marmara Dalış Merkezi’nden Meltem Taşdelen ise, “Limanımızın ve barınağın korunması çalışıyoruz. Gönüllü sualtı temizliği yapıyoruz, tekne sahiplerine pinaların yaşadığını anlatıp atıklarını denize bırakmamaları için uyarıyoruz. Marmara insan etkisinden uzaklaşırsa kısa sürede kendini toparlayacak, nesli tükenme tehlikesindeki pina bunun kanıtı” dedi.

Gönüllü dalgıçların gözlemi
İstanbul Üniversitesi’nden Dr. Cem Dalyan ve Onur Karslı’nın bilimsel gözlemine gönüllü dalgıçlar İsmail Cem Odabaşı, Yener Kuşculuoğlu, Soner Işın ve Milliyet Muhabiri Gökhan Karakaş eşlik etti. 2’şerli gruplar halinde teknelerin altında gözlem yapan ekipler çeşitli yaş ve boylarda yaklaşık 15 pina görüntüledi. Henüz yavru sayılabilecek 2 pinayı görüntüleyerek neslin devamı için umut verici gelişmeye tanık oldu.




















