1. Haberler
  2. Genel
  3. SUALTINDA GEÇEN BİR ÖMÜR ARET HOVAGİMYAN… ULUÇ HANHAN YAZDI

SUALTINDA GEÇEN BİR ÖMÜR ARET HOVAGİMYAN… ULUÇ HANHAN YAZDI

Sevgili Aret Bey ile tanışmam 2020 yılına gider. Onunla “Heybetnüma İzmit Körfezi’nde yatıyor” adlı makalemin yazılışı esnasında tanıştım. Heybetnüma okul gemisinden ve ayrıca Agatocle batığından konuştuk. Bu ilk konuşmanın ardından kendisi ile birkaç telefon konuşması daha yaptım. O makalede kendisini şöyle anmıştım;

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Metear Dalgıç Balıkadam Kolektif Şirketi

“Beşinci olarak, eski ticaret unvanıyla “Metear Dalgıç Balıkadam Kolektif Şirketi’nin” ortaklarından dalgıç Aret Hovagimyan batık gemi hakkında şunları söylemektedir: “1964 senesinde Vedat Dora, Emin Sucular ile deniz kuvvetlerinden ayrılan 25 kişi İngiltere’den bir ağ gemisi aldılar ve DENAK şirketini kurdular. Amaçları Türkiye’deki batıkları çıkarmaktı. Bu fevkalade gemi stimle çalışırdı. İzmit Körfezi’ndeki batığı çıkarmak için şirketimizle anlaştılar. İşimiz, bu projede sualtı hizmetlerini gerçekleştirmekti. Onlar ise hurdaları bir deniz vasıtası ile dipten çıkaracak ve değerlendireceklerdi. Birinci Dünya Savaşı esnasında hurda bakır yüklü bir gemi batmış. Enteresandır, burada derinlik 48 m idi. Biz su sathından 10 metre indikten sonra batık gemiyi gördük. Hatta dipte çalışırken Denak gemisinin karinasını görebiliyorduk. O zamanlar İzmit Körfezi’nde kristal gibi bir deniz suyu vardı. Batık direğinin çapı üzerinde bulunan deniz canlıları ile 1,5-2 metreye ulaşmıştı. Gemi üzerinde oyuklar peyda olmuştu, orada deniz böceklerini gördük. Ambarların üstü deniz canlısı kaplıydı.

Ambarları bulmak için çok çabaladık ve sonunda onları bulduk. Ambarların içinde dekovil rayı, tren rayı, birtakım hurdalar vardı. Başka bir şey bulamadık. Vedat Dora iyon ölçer bir alet temin etti. Numuneler alındı ancak bakır namına bir şey bulunamadı. Bir tek bakır kalyon çivisi bulundu. Bunun uzunluğu 80 cm idi. Hatta bakır olduğu için uzaktan parlamıştı. Geminin iki kazanı alındı ve iş noktalandı. Bu batı gemi Denak’ın iflasına neden oldu. Bu geminin mevkii Dilburnu’nun doğusuna doğrudur. Vedat Dora 1964’ten sonra bu işleri bıraktı. Hasip Öge Denak şirketinin sörveyörlüğünü yapıyordu. Çalışmalar esnasında maalesef vurgun yedi. Otobüsle Çubuklu’ya götürüldü ve hemen basınç odasına alındı. O zamanlar üzüm zamanı idi, hatta onunla basınç odasında üzüm yemiştik. Hasip yapılan tıbbi müdahalelere cevap vermedi. Oradan çıktığında belden aşağısı tutmadı. Sonradan vefat etti”(2.5.2020 tarihli görüşme).

Burada Aret Hovagimyan’ın anlattığı batık Agatocle gemisidir

Tam bir İstanbul beyefendisi olan Sayın Hovagimyan kendisinin de bir kitap hazırladığını söylemişti. Yıllar geçti, bir gün onun vefat haberini aldım. Toprağı bol olsun, sualtı camiası için çok büyük bir kayıp. Kitabının akıbetini merak etmekten kendimi alamadım. Sonunda bundan yaklaşık bir ay önce, bir grubun düzenlediği online toplantıda yaptığım sunum sonrası, bir katılımcı başlıkta gösterilen kitabının çıktığını söyleyince ertesi sabahı iple çektim. Çok kısa sürede kitabı edindim ve bir çırpıda okudum. Son kitabım İzmir Körfezi Batıkları’nda sualtı camiasının kıdemlileri ile görüşme imkânım oldu. Onlar ticari dalgıçlığın altın yılları kabul edilen 1960-70’li yıllarda bu sektörü Türkiye’ye kazandırmışlardı. Kitapta onların anlatımlarına mümkün olduğunca yer verdim.

 

Aret Ağabey’in kitabının sunuş bölümü gerçekten harika. Hayat dersleri ardı ardına sıralanmış. Bu bölümü hazırlayanlar ise Eşi Alin Hanım, kızı Selin Hanım ve oğlu Arat Bey. “Disiplinli, prensip sahibi, çizgisinden sapmayan bir yapısı vardı herkesin Aret Abi’sinin. Zorluklara göğüs germekti sanki işi; morali bozulmazdı ya da bozulsa da belli etmez, gülüp geçerdi. Dert varsa dermanı, problem varsa çözümü vardı onun için. Her fırtınanın ardından o sular mutlaka durulurdu. Belki de bunu bilmenin gücüyle dayanırdı o zorluklara. Mesleğini seveceksin, sevmediğin işi sakın yapma! Derdi. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahipti. Yorulmak nedir hiç bilmezdi… Çalışmak onun için bir varoluş şekliydi ve bu yüzden de çalışan, gayretli insanı çok sever, sayar ve elinden geldiğince desteklemeye ve yüreklendirmeye çalışırdı. Başlayıp bitirilmesi gereken bir iş varsa hemen kolları sıvar ve ertelemeksizin harekete geçerdi. Çünkü çok iyi bilirdi, başlanan bir işin bitmiş olduğunu… Çok iyi bir dinleyici idi. Yargılamaksızın, sükûnet içinde sizi dinler, anlamaya çalışır ve çözüm üretirdi. O gerçek anlamıyla bir “çözüm ortağı” idi…

 

Ele aldığı hiçbir işi üstünkörü yapmazdı, yapamazdı… Son senelerde evinin altına kurduğu ahşap atölyesinde yaptığı çalışmalardaki titizliği ve detaylarda gösterdiği hassasiyet gerçekten ne denli idealist bir yapıya sahip olduğunun kanıtıydı. Kendi dediği gibi, bu kitabı yazmaktaki amacı tecrübelerini paylaşmak ve bu mesleği genç kuşaklara tanıtmaktı. Yine bu dünyaya gelse tüm zorluklara rağmen eminiz yine bu mesleği seçer, yine bu yoldan yürürdü. Ve şimdi, gözlerindeki o güzel ışığıyla, bizlerin de yolunu aydınlatmaya devam edecek.

O halde ondan gelsin bu son söz: YOLA ÇIKAN VE YOLDA OLAN HERKESE RASTGELE…”


Kitapta anlatımlar kronolojik sırayı takip ederek akıyor. Şöyle başlıklara göz atacak olursak şunlarla karşılaşırız: Nasıl balıkadam oldum?, Askerlik anıları, 2. Sınıf Dalgıç Kursu, Balıkadam Kurslarına Başlama, Diploma Töreni, Mavnalar Batınca, Istakozlar, Şirket Kuruyoruz, Laos Teknesi, Süngerciliğe İlk Adım, Mısır Yüklü Atos Gemisinin Tahliyesi, Alçı Taşı Yüklü Gezgin İsimli Çektirmenin Çıkarılması, Şirket Değişikliği, Ortaköy Büyük Mecidiye Camisi Rıhtım İnşaatı, 5. Şube Deniz Polisi Sualtı Ekibinin Kuruluşu, STFA’dan Reis Feyzi İle Tanışmam, Denak Gemisiyle Batık Çıkarma, Zonguldak Kozlu Açıklarında Batan Motor, 90 Tonluk Gürada Teknemiz, Gazal Römorkörü’nün Satın Alınması, Yalıköy Gemisi’nin Hikayesi, Couteaux Vapur Acentesi, Edip Ağabeyin Tirhandili, Bulgar Bayraklı Primorsko Gemisinin Çıkarılması, Sapanca Gölü’ndeki Borular, 2500 dwt’luk Toros I Tankerinin Kurtarılması, Ortağımın Hayatına Mal Olan İş Kazası, Yangın Felaketi, Oruç Reis Tankerinin Kurtarılması, M/V Frozen Sailor’ın Kurtarılması, Independenta Tankerinin Hikayesi, Macera Dolu Bir Kurtarma Operasyonu, Rahmi Koç ile Tanışmam, Üzeyir Garih ile Tanışmam, Marmaris Aksaz Rıhtım İnşaatı, M/V Brain Power’in yYara Tamiri, M/V Zea’nın Kefken Macerası, Kaptan Teoman Römorkörünün Satın Alınması, Deniz Ticaret Odası, Sulim Kooperatifi’nin Kurulması, Kartal II Römorkörünün Tarihçesi, Yeni Bir Dönem.

 


Kitabın sonunda Sevgili Aret Ağabeyi dostları anmış. Onlardan bir tanesini aşağıya aktardım. Bu kısa yazı Ömer & Selma Urkon’a ait.
Aret Hovagimyan ( Rüzgârın oğlu), kardeşimiz gibi sevdiğimiz bir arkadaşımızdın. Ömrümüzün her beraberliğini sevgi ve saygı içinde geçirdik. Anahit teyzem ve Aram amcanın evinde unutulmaz hatıralarımız oldu. Moda’nın çocukları, gençleri olarak mutlu günlerimizi unutmamız mümkün değil. Teoman Ergene ile birlikte kurdukları METEAR, kurtarma ve sualtı şirketi deniz sektöründe çok başarılı işler yaptı. Alin’le beraber, yuvalarında evlatları Selin ve Aram’la mutlu bir yaşam sürdüler. Bugün Aram ve Teoman’ın oğlu Edip METEAR’ı başarıyla yönetiyorlar. Rüzgârın oğlunu özlüyoruz.

Aret Hovagimyan ağabeyimiz ışıklar içinde uyusun, toprağı bol olsun.

 

Uluç Hanhan
www.uluchanhan.com

Kaynaklar
Heybetnüma İzmit Körfezi’nde yatıyor
https://www.denizcilikdergisi.com/yazarlar/uluc-hanhan/heybetnuma-izmit-korfezinde-yatiyor/
Aret HOVAGİMYAN, Sualtında geçen bir Ömür, Sumru Yayınevi, Nisan 2022, İstanbul

SUALTINDA GEÇEN BİR ÖMÜR ARET HOVAGİMYAN… ULUÇ HANHAN YAZDI
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!