1. Haberler
  2. Kıyı Şeridi
  3. TEMA VAKFI “Çölleşmemek için gıda israfını önlemeliyiz”

TEMA VAKFI “Çölleşmemek için gıda israfını önlemeliyiz”

Yerkürenin en büyük çevre sorunlarından olan ve iklim değişikliğiyle daha çok hissedilen çölleşme ve kuraklıkla mücadele etmek için 17 Haziran Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü ilan edilmişti. 25 yıl önce ilan edilen anma gününde toprağın değerinin anlaşılması ve tarım ürünlerinin korunması için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Toprağın yaşam olduğunu söyleyen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Ülkemizin yüzde 71’i çölleşme riski altında. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeli ve gıda israfını önlemeliyiz” dedi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“821 milyon insan açlık çekiyor”

Dünyanın tüm bölgelerini tehdit eden küresel problemlerden biri olan çölleşme ve kuraklığa dikkat çekmek için hazırlanan Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) 17 Haziran 1994’te Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmişti. Bu yıl 26’ıncı yaşını kutlayan sözleşmenin önemi iklim değişikliği olgusuyla artarken TEMA Vakfı çölleşme sorununa dikkat çekti. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Bugün dünya nufusunun 1/3’ü kurak bölgelerde yaşıyor ve bu ülkelerin yüzde 90’ı fakir ülkeler. Dünya ekili tarım alanlarının yüzde 44’ü ve yetiştirilen canlı hayvan varlığının yüzde 50’si kurak alanlarda. Toprak bozulumu nedeniyle dünyada verim artışı yüzde 10 azalırken, gelecek 10 yılda bu oranın yüzde 2 daha azalacağı ve verimde azalışın 2050 yılında kurak alanlarda yüzde 40’lara ulaşacağı tahmin ediliyor. Dünyada 821 milyon insan açlık çekerken, gıdanın 1/3’ü yani 13.3 milyar tonu israf oluyor. İsraf edilen gıdanın ayak izi 1.4 milyar hektara yani dünya tarım alanlarının 1/3’üne denk geliyor. Gıda güvenliği açısından büyük önemi olan kurak alanlar toprak bozulumu nedeniyle verimliliğini kaybediyor. Açlığın önlenmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması için tüketim alışkanlıklarımızı da tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor. Örneğin bir kg sebze için 322 litre su gerekirken, 1 kilogram dana eti için 15.414 lite, 1 kg koyun veya keçi eti için 8.763 litre, 1 kg tavuk eti için 4.325 litre su tüketiliyor. Bir ton kumaşın boyanması için 20 ton suya ihtiyaç duyulurken, 1 tişörtün üretimi  için 2.500 litre su kullanılıyor” dedi.

Türkiye’nin yüzde 79’u çölleşme riski altında

 

Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nün sürdürülebilir üretim ve tüketim temasına odaklandığını söyleyen Ataç, “Kuraklık riski altındaki alanlar aynı zamanda çölleşme riski altında. Çölleşme; iklim krizi, erozyon, toprak bozulumu, biyolojik çeşitlilik kaybı ve tarım arazilerinin tahribatı gibi birçok konu ile doğrudan ilişkili. Nüfus artışı ve tüketimin; toprak gibi tüm doğal varlıklar üzerinde baskı yaratıyor. 2050 yılında sadece gıda ihtiyacının karşılanması için iki Hindistan büyüklüğünde (yaklaşık 600 milyon hektar) ilave tarım arazisine ihtiyaç duyulacak. Türkiye Çölleşme Risk Haritası’na göre; Türkiye arazisinin yüzde 53’ü orta, yüzde 26’sı yüksek çölleşme riski içinde. Ülkemizin neredeyse yüzde 80’inin kaygıya değer düzeyde çölleşme riski altında. Orta sınıftaki arazilerin bir kısmı ise çok yakın gelecekte yüksek çölleşme riski altında. Yüksek çölleşme sınıfındaki araziler ile yakın gelecekte çölleşme potansiyeli yüksek sahalar birlikte değerlendirildiğinde Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yarısının yüksek çölleşme riski altında olduğu anlaşılıyor” dedi.

Herkes üzerine düşeni yapmalı

Ataç, “Çölleşme ve kuraklıkla mücadele çalışmalarında; sürdürülebilir tarım arazi kullanımının sağlanması, bozuluma uğramış arazilerin restorasyonu, bireysel olarak tüketim alışkanlıklarımızın değişmesi, doğaya olan yükümüzün azaltılması ve gıda israfının engellenmesi konularında herkes üzerine düşeni yapmalı. Küresel ölçekte son 20 yılda 10 milyon kişinin çölleşme nedeniyle göç ettiği tahmin ediliyor. Çölleşme, dünyada karasal alanın yüzde 25’ini oluşturan 4 milyar hektar alanı, 168 ülkede ise 1,5 milyar insanın hayatını doğrudan etkiliyor. Dünya genelinde her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi (3 Konya ili büyüklüğünde) tahribata uğruyor. Üretimde gelecek 10 yılda yüzde 2 azalma olacağı öngörülüyor. Türkiye’de de son 16 yılda yaklaşık 3,5 milyon hektar tarım arazisi (Konya ili kadar) tarım dışı amaçlara tahsis edilmiş ve ekolojik anlamda çöle dönüştü. Tarım arazilerinin yüzde 59’u, meraların yüzde 64’ü, orman arazilerinin yüzde 54’ünde erozyon görülüyor. Küresel salgının bize hatırlattığı en önemli unsurlardan biri; sağlıklı yaşam için gıda güvencesine, gıda güvencesi için tarımsal üretime, tarımsal üretim için de verimli tarım topraklarına duyduğumuz ihtiyaç . Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin çölleşmesi riskine karşı tedbir almak hem bugün için, hem de gelecek kuşakların haklarını koruyabilmek için hepimizin sorumluğudur” dedi.

TEMA VAKFI “Çölleşmemek için gıda israfını önlemeliyiz”
0







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!