1. Haberler
  2. Genel
  3. TEMA VAKFI’NDAN KANAL İSTANBUL DAVA REDDİNE İTİRAZ

TEMA VAKFI’NDAN KANAL İSTANBUL DAVA REDDİNE İTİRAZ

📍 İstanbul’un ve ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyan Kanal İstanbul Projesi’nde 2021 yılında yapılan plan değişikliğine karşı açtığımız davada; bilirkişi incelemeleri gerçekleştirilmiş ve yapılan itirazların haklılığı bilirkişiler tarafından teyit edilmişti.📌 Bilirkişi raporlarında; orman, tarım, mera ve içme suyu havzalarına girmek pahasına, yerleşim yerlerinin kuzeye yönlendirildiği tespit edildi ve şehircilik esaslarına aykırı olduğu bildirildi.📌 Bu tespit ve uyarılara rağmen İstanbul İdare Mahkemesi son kararında; bilirkişi raporunu, uzman görüşlerini ve bilimsel çalışmaları dikkate almayarak davanın reddine karar verdi.📢 TEMA Vakfı olarak tarihi sorumluluğumuz olarak gördüğümüz çağrımızı yineliyoruz:Tüm karar vericileri, bilimin yol göstericiliğini ve hukukun üstünlüğünü göz önüne alarak kamu yararına karar almaya ve İstanbul'un kalan son doğal alanlarını korumaya davet ediyoruz.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ESAS NO: 2021/879
Kanal İstanbul Son Dava – Özet

Dava konusu plan değişikliği, 2009 yılında onaylanmış olan İstanbul ilini kapsayan Çevre Düzeni Planı’nda (ÇDP) İstanbul Avrupa Yakası Rezerv Alanları üzerinde yapılan dördüncü değişikliktir. İstanbul Çevre Düzeni Planı Kanal güzergâhında, Karadeniz kıyı kesiminde ve Sazlıdere Barajı’nın üzerinde yaratılan kentleşme baskıları artacak şekilde yeni kentsel gelişme alanları ve özel proje alanları belirlenmiştir. Yapılan değişiklikler;
Karaburun-Yeniköy kıyı kesiminde kıyı tesisleri alanı kapsamında liman/dalgakıran planlanması,
Karaburun-Yeniköy kıyı kesiminde kentsel gelişme alanı önerilmesi,
İstanbul Havalimanı’nın batısında üniversite alanı ve kentsel gelişme alanı önerilmesi,
Sazlıdere mevkiindeki özel proje alanlarında sınır değişiklikleri yapılması ve yeni özel proje alanlarının eklenmesi,
Raylı sistem bağlantısının (hızlı tren) geometrisinin değiştirilmesidir.

16.03.2021 tarihinde onaylanarak 22.03.2021-21.04.2021 tarihleri arasında bir (1) ay süreyle askıya çıkarılan İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı (Kanal İstanbul Projesi) 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı tadilatının iptaline karar verilmesi istenmiştir.

KEŞİF TARİHİ 10.05.2022
BİLİRKİŞİ RAPORU – sonuç 14.10.2022
22.03.2021 TARİHİNDE BİR (1) AY SÜREYLE ASKIYA ÇIKARILAN İSTANBUL İLİ AVRUPA YAKASI REZERV YAPI ALANI (KANAL İSTANBUL PROJESİ) 1/100.000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANI TADİLATI’NIN İPTALİ İSTEMİYLE ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA KARŞI AÇILAN DAVADA BİLİRKİŞİ HEYETİ’NDE İTİRAZ KONUSU PLAN DEĞİŞİKLİĞİNİN PLANLAMA ESASLARI, ŞEHİRCİLİK İLKELERİ VE KAMU YARARINA AYKIRI OLDUĞU KANAATİ OLUŞMUŞTUR.

BİLİRKİŞİ RAPORU – özet

Planlama sürecinin, Çevre Düzeni Planı ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğü bozacak nitelikte olup olmadığının irdelenmesi
Dava konusu planın Plan Açıklama Raporu’nda değişiklik yapılmasının temel gerekçesinin “Su Yolu, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlantı yolları” gibi bazı yatırımlar ve projeler olduğu açıkça ifade edilmektedir. Noktasal veya güzergah şeklindeki kamu yatırımlarının her türlü ölçekteki planlara işlenmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı gibi, bunun yapılması çoğu durumda yasal zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim tartışmalı da olsa itiraz konusu planda bir kanal geçişi öngörülmesi imar mevzuatının bir gereği olarak görülebilir. Ancak itiraz konusu planda sadece bu geçişin değil aynı zamanda ilave 500.000 kişilik bir yerleşmenin önerilmesi konuyu farklı bir boyuta taşımaktadır.
İtiraz konusu planla İstanbul’un kentsel yerleşim sınırlarının “Su Yolu” güzergahına monte edilerek tarihsel doğu-batı eksenli gelişimini değiştirmesi ve korunması gerekli orman, tarım, mera ve içme suyu havzalarına girmek pahasına kuzeye yönlendirilmesinin planlama çalışmasını konu ve maksat yönünden sakat hale getirmesi yanında 15.06.2009 onaylı 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı kararlarına aykırı, bu planın ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğü bozacak nitelikte bir konut/gayrimenkul geliştirme projesi olduğu, plan bölgesi için hazırlanan alt ölçekli planlarda yaygın bir şekilde 2, 3 katlı yapıların öngörülmesinin bunun kanıtı olduğu değerlendirilmektedir.

Öncesinde kapsamlı ve detaylı etüt, araştırma, inceleme yapılıp yapmadığının, ilgili kurum ve kuruluşlardan elde edilen veriler ve görüşler ile bu veriler kapsamında yapılan analiz, etüt ve araştırma raporlarının dikkate alınıp alınmadığının irdelenmesi

Raporu (ve plan değişikliğini) hazırlayan ekip veya müellif bilgisi verilmediği gibi dosyaya sunulan ve İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce web sitesinde ilan edilen plan belgelerinde herhangi bir onay işareti de görülmemektedir. “Bakanlık bünyesinde hazırlandığı” gibi bir gerekçeyle yetkinlik aranmaması “Plân Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelik” hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.
Kent içindeki Tozkoparan, Gaziosmanpaşa, Sulukule, Fikirtepe, Kozyatağı vb bölgelerde riskli alanlarda orta ve düşük gelirleriyle oturanların deprem riskinden kaçarak 2500 m2’lik bahçeler içinde günümüz koşullarında 10 milyon TL civarı veya üzerinde bir değere ulaşabilecek mülkler için dava konusu plan bölgesine gelebileceği varsayımı şehir ekonomisinin gerçeklerine aykırı bir varsayımdır. Plan paftaları ve plan raporunun içinde bu olanaktan kentin hangi kesiminde oturanların, hangi koşullarla yararlanabileceklerine, hedef kitlenin kim olduğuna dair hiçbir bilgi veya bulgudan söz edilmemektedir.


Kanal İstanbul’un gerekçelerinden biri olarak sunulan gemi trafiğinin Boğaziçi’ndeki mevcut yerleşmeler için risk oluşturduğu iddialarına karşı, gemi trafiğinin yarısı Kanal İstanbul’a yönlendirildiğinde Boğaziçi’ndeki risk aynen Kanal İstanbul’a da taşınacağından kanal güzergahına Yenişehir adıyla neden yeni bir yerleşme yapıldığı sorusuna da uygun bir cevabın henüz verilemediği değerlendirilmektedir.
Plan Değişikliği Açıklama Raporu’nda kurum görüşleri eksiktir.
Plan Açıklama Raporu’nda plan değişikliğine konu alana yönelik nüfus bilgisi bulunsa da projeksiyon yılına dair bilgi verilmediğinden verilen nüfus büyüklüğü de ancak temenni olarak yer almaktadır.

Planlanan alanın tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, imar planı değişikliğinin imar mevzuatına, şehircilik ve planlama ilkelerine, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının irdelenmesi

Plan bölgesinde kanal üzerinde 7 karayolu, 2 demiryolu ve 2 metro güzergahının planlandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu plan bölgesinde bahsedilen sayılardaki köprü-tünel geçişlerinin sadece 250.000 kişiye hizmet edeceği düşünüldüğünde sanat yapılarının fazlasıyla abartılı olduğu değerlendirilebilmektedir.
Dolgu çalışmalarının plaj, kumluk alanlar ve denizel ekosistemi bozması kaçınılmazdır.
Proje ile Sazlıdere Barajı’nın ortadan kaldırılması, Terkos Baraj Gölü’nün tuzlanma olasılığının bulunmasının kentin içme suyu temini için ayrı bir risk oluşturduğu düşünülmektedir.

Kıyı Tesis Alanları, Tayakadın civarındaki arazi kullanımındaki değişiklikler, Özel Proje Alanları sınır değişiklikleri ve ilaveleri ve demiryolu hattına yönelik itirazlar kapsamında değerlendirme

2009 planında 2019, 2020 ve 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen değişikliklerin tamamının, önceki bölümlerde belirtildiği üzere, bilimsel ve istatistiksel olarak kabul edilebilir olgularla desteklenmemesi, 2009 onaylı İstanbul ÇDP bütünlüğünü ve kararlarını bozucu, tarihsel makroform gelişimini kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmaksızın değiştirmesi sebepleriyle uygun olmadığı değerlendirilmektedir.

TEMA VAKFI’NDAN KANAL İSTANBUL DAVA REDDİNE İTİRAZ
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!