TÜİK verilerine göre Türkiye’nin sera gazı salınımları arasında karbondioksit salınımları yüzde 79’luk en yüksek payla ilk sıradaydı. Onu metan ve nitröz oksit gazları izledi.
Metan 100 yıllık bir süre içinde karbondioksite göre 28-34 kat daha fazla ısı tutabiliyor ancak atmosferde karbondioksite göre daha kısa süre kalıyor.
Tarımda gübre kullanımı, dökme alanlarında biriken çöpler, kömür ve diğer fosil yakıtların çıkarılması ve yakılması gibi faaliyetler metan salınımlarını artırıyor.
TÜİK‘e göre Türkiye’de metan salınımlarının yüze 61’i tarım, yüzde 22’si atık, yüzde 17’si enerji sektörlerinden kaynaklandı.
Nitröz oksit ya da azot oksit, atmosferde 150 yıla kadar kalabilen bir gaz. Fosil yakıtlar ve odunun yakılması sonucu ortaya çıksa da artışındaki en önemli faktörün azot bazlı gübrelerin yaygın kullanımı olduğuna inanılıyor.
Türkiye‘de 2020’de nitroz oksit salınımlarının yüzde 80’i tarım sektörü kaynaklıydı. Ancak bunun önemli bir kaynağı (yaklaşık yüzde 83’ü) tarımsal artıkların açıkta yakılmasından kaynaklandı.
Ülkelerin karbon salınımlarının yıllık değerlerini birbiriyle karşılaştırmak mümkün olsa da bu yaklaşım ülkelerin tarihsel sorumluluklarını kapsam dışı bırakıyor.
Bununla birlikte karbondioksit gazı atmosferde 300 ila 1000 yıl boyunca kalabildiği için ülkelerin Sanayi Devrimi’nden bu yana toplam salınımlarının daha net bir görüntü çizdiği düşünülüyor. Bu toplama kümülatif karbon salınımları deniyor.
1751 yılından bu yana atmosfere 1,5 trilyon ton karbon salımı yapıldı ancak ülkelerin bu toplamdaki payları arasında büyük farklar var.
Örneğin ABD kümülatif karbon salınımların yüzde 25’inden sorumluyken, AB‘ye üye 28 ülkenin payı yaklaşık yüzde 22.
Türkiye 1865 yılından 2020’ye kadar atmosfere toplam 11 milyar tona yakın karbon saldı.
BBC Türkçe‘nin veri yayıncılığı platformu Our World in Data‘nın 200’den fazla ülkeyi kıyaslayan verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye kümülatif salınımlarda 2020 itibarıyla yüzde 0,64 paya sahip.
Türkiye tarihsel salınımlarda en fazla paya sahip ülkeler sıralamasında 26’ıncı sırada yer alıyor.
Hesaplamalarda dikkate alınması gereken bir diğer ayrım da nüfus. Çünkü toplam sera gazı salınımları nüfus arttıkça artma eğiliminde ve bu, yanıltıcı bir görüntü çizebilir.
TÜİK verilerine göre Türkiye‘de kişi başı toplam sera gazı emisyonu 2020’de 6,3 tondu. Buna göre Türkiye‘de kişi başı karbon salınımları kişi başına 4.97 ton olarak gerçekleşti. Bu, 2020’de dünya ortalaması olan 4,47 tondan biraz fazla bir sayı.
Türkiye‘de kişi başı karbon salınımları yükseliş eğiliminde ancak ABD ve AB gibi tarihsel karbon salınımlarında büyük pay sahibi olan daha zengin ülke ve bölgelerde kişi başı salınımların son üç yılda düştüğü görünüyor.
2020’de Türkiye‘nin sera gazı salınımlarının yüzde 70’i enerji kaynaklıydı. Onu yüzde 14 ile tarım, yüzde 12,7 ile endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı ve yüzde 3,1 ile atık sektörü izledi.
TÜİK‘e göre enerji sektörü 2020’de yüzde 31,6’sı elektrik ve ısı üretiminden olmak üzere toplam karbondioksit salınımlarının yüzde 85,4’üne neden oldu.
Fosil yakıtların enerji üretiminde, ulaşımda, enerji yoğun imalat sektörlerinde ve binalarda kullanımı enerji kaynaklı karbon salınımlarını artırmaya devam ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) analizine göre Covid-19 krizi, 2020’de İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana küresel enerji kaynaklı karbondioksit salınımlarında en büyük düşüşü sağladı. Ancak salımlar Nisan’dan itibaren tekrar yükselişe geçti ve Aralık 2020’de bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2 yükseldi.
Dünya çapında ülkelerin Paris İklim Anlaşması‘nın 1,5 derece hedefine yönelik taahhütlerini inceleyen Climate Action Tracker’a (CAT) göre Türkiye‘nin bugünkü politika ve taahhütleri gezegeni 4 derecelik ısınma patikasına sürüklüyor.
CAT, Türkiye‘nin Paris İklim Anlaşması‘nı onaylaması ve “2053 net sıfır” hedefini açıklamış olmasına rağmen iklim politikalarını “kritik derecede yetersiz” olarak sınıflandırıyor ve “daha iddalı hedefler” belirlemesi gerektiği söylüyor.
Türkiye‘nin Birleşmiş Milletler‘e sunduğu Ulusal Katkı Beyanı‘nda 2030’a kadar toplam sera gazı salınımının 1,17 milyar tona çıkacağını hesaplamış ve bundan yüzde 21’lik bir indirim yaparak 929 milyon tona düşüreceğini açıklamıştı.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından yayımlanan “Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: 2050’de Net Sıfır” raporuna göre herhangi bir önlem alınmaması durumunda Türkiye’nin toplam karbondioksit salınımları 2050’de 2018’e oranla yüzde 66 artarak 700 milyon tona çıkacak.
Rapor ülkenin 2050’de Toplam sera gazı salınımlarının 890 milyon ton olacağını tahmin ediyor.
“Net sıfır emisyon” politikası için gerekli adımların atılması durumunda ise 2030’a kadar enerji tüketimi kaynaklı karbondioksit salınımları yüzde 37, ekonomi genelindeki karbondioksit salınımları ise yüzde 32 azaltılabilir.
Kaynak: bbc.com
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…