Kadim mesleği ve denizlerin bereketi göç balıklarının kıyılara geleceği zamanı en iyi bilenlerdi ve havyarlı; yerli ve göç balıklarını üreme ve çoğalma zamanı avlamazlardı.
Balıkların üreme ve çoğalma zamanı; ağlarını ve oltalarını donatırlar, dalyan ve teknelerinin bakımını yaparlardı.
Bilge Rum balıkçılardan kadim mesleği öğrenen Türk balıkçılar; denizlerdeki tarlalarının hasat mevsimini yöresel karnaval ve şenliklerle
••
Türk balıkçılığının bu günkü durumunu 1980 öncesi ve sonrası değiştirilen koşullar ve uygulamalara bağlı değerlendirmek gerekiyor.
Deniz ve iç sularda 1980 öncesi balıkçılık kıyı ölçekli yöresel ve bölgesel avlaklarda genelde geleneksel avcılık yöntemleri ile yapıldığı için kıyı, dalyan ve gırgır gibi avcılık yapan balıkçıların stoklar üzerinde av baskısı sorun olmuyordu.
1980 öncesi en büyük sorun;
Balıkçılığı yöneten merkezi Devlet/otoritelerin ilgisini çekmeyen; işleme, soğuk muhafaza/buzhane, nakliye ve kabzımallık sisteminin dayatmasına bağlı kayıt dışı avcılıktı.
1980 öncesi..!
Balıkçıların aracı/kabzımal gibi haklarını koruma amaçlı örgütlü halini temsil eden kooperatifciligin ne olduğu dahi bilinmiyordu.
Karadenizde büyüyüp olgunlaşan Palamut ve Lüfer gibi göç balıkları her yıl sonbahar da; İstanbul boğazı, Marmara, Ege ve Akdeniz üzerinden Okyanuslara ulaşır ve bir sonraki senenin baharında Karadeniz’e üreme ve çoğalma için İstanbul boğazı üzerinden dönüş yapar.
1980 öncesi..!
Her şeye rağmen balıkçının Vira bismillah diyerek denize açılmayı sabırsızlıkla beklediği yıllardı.
Ulusal balıkçılığı yönetenlerin henüz ihtiyaç duyulmadığı için bilemediği ve ilgi alanına girmeyen endüstriyel avcılıkta egemen olan Rusya, Norveç gibi az sayıda endüstriyel balıkçılık alanında gelişmiş ülkelerin kıyı ötesi açık deniz avlanma arac gereçleri ile Okyanuslara uluslararası egemen olduğu yıllardı.
•••
Türk balıkçılığı 1980 sonrası deyim yerindeyse nalın/takunya dan kundura/ayakkabı ya terfi ettirildi.
Ahşap tekneler ve çok küçük ölçekli makineler ve av gereçleri ile yapılan gırgır vb. avcılık; saç tekne(gemi)lere, ithalata dayalı büyük ölçekli makineler ve avlanma gereçlerine bağımlı hale dönüştü.
Bu dönüsüm/değişime küçük kıyı balıkçıları da eklendi.
Gırgır gibi büyük avcılık yapan balıkçı..!
Devletin gümrük ve birlik kooperatiflerine sunduğu ithalat kolaycılığı ile on milyarlarca dolar döviz’e tekabül eden birikimlerini tereddüt etmeden büyük balıkçı olma cazibesine kapılarak deyim yerindeyse sokağa saçtı.
1280 su ürünlerini kanununda yapılan düzenleme ile 1980 sonrası eş zamanlı yetiştiricilik (çiftlik) balıkçılığı da devreye girdi.
1990’lı yılların sonuna dek gırgır vb. alanda sınırsız avlanma gücüne erişen büyük balıkçı için
stoklar sorun olmadı.
Av sezonlarının Vira bismillah açılışlarını sabırsızlıkla bekler oldular.
Yüzde 90 ve üstünde sayıya tekabül eden küçük kıyı balıkçıları..!
Devletin uyguladığı mevzuatlar gereği şu ürünleri kooperatiflerin piyonları olma dahlide kıyıları işgal eden büyüklerden handiyse balıktan geriye kalan kılçıktan geçimlik haklarını dahi karşılayamaz oldular.
Yetiştirici(kültür) balıkçılığı yapanlar..!
12 ay Devletin kuluçkahanelerinin sunduğu kolaylıklar ve Hamsi dahli de sorun olmayan yem sayesinde deyim yerindeyse sessiz sedasız özellikle Ege ve Batı Akdeniz’in bâkir koylarında yabancı şirketlerin hamiliğinde olgunlaştılar büyüdüler.
2000’li yıllar..!
Stokların; beni yenilenmeme olanak sunmadan bitiriyorsunuz bağlamında alarm vermesi ile büyük balıkçılar arasında dökülmeler, denizden çekilmelerin Virasız Bismillah ile başladığı ilk yıllar oldu.
Küresel endüstriyel şirketlerin dayatması ile ulusal balıkçılığın şirazeden çıkmasına neden olan politikalarına bağlı büyütülen balıkçı..!
Evdeki bulgur(balık)un bitmesine bağlı Midyat(Moritanya) vb.lerinin stoklarını yağmalamaya yönlendirildi.
Gidemeyenler..!
Banka, tefeci, kabzımal şeytan üçgeninde maraba olmaya razı oldu.
Maraba olamayanlar..!
Çok büyüklerin, şirketlerin hakim olduğu pazarda idam sehpasına çıkma sırasını bekliyor.
Küçükler..!
Derdim çoktur hangisine yanayım bağlamında feryat ediyor.
Bu gidişle kılçığı dahi mumla arayacaklar.
FAO..!
Geçti göç kervanı eyleme beni dercesine; kıyılar küçük ölçekli avcılık yapanlara emanet edilmeli demeye devam ediyor.
•••
2022 av sezonu..!
Virasız Bismillah ile denize çıkacak balıkçılarımıza bereketli olsun.
Cumhuriyet Donanması’nın "Altın Çocuğu" olarak anılan, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, vefatının 8. yıl dönümünde Rahmi M. Koç…
İspanya’dan yola çıkan ve İtalya üzerinden takviye alan Küresel Sumud Filosu, 26 Nisan’da Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açıldıktan…
Türk Loydu Vakfı’nın 71. Olağan Genel Kurulu, 29 Nisan 2026 tarihinde Türk Loydu Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Mevcut başkan Oral Erdoğan…
Gazze'ye insani yardım için giden Sumud Filosu, Yunanistan açıklarında İsrail'in hedefi oldu. Sumud Filosu, İsrail'in 20 Türk aktivisti alıkoyduğunu duyurdu.…
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından “gezegen” statüsünden çıkarılarak “cüce gezegen” olarak yeniden sınıflandırılmıştı. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandırmıştı.…
Greenpeace Türkiye, Küresel Sumud Filosuna katılan Arctic Sunrise gemisinde yerini aldı. Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise ile…