1. Haberler
  2. Çevre kirliliği
  3. WWF Türkiye “50 yılda canlı türlerinin popülasyonu yüzde 68’i azaldı

WWF Türkiye “50 yılda canlı türlerinin popülasyonu yüzde 68’i azaldı

İki yılda bir yayımlanan Yaşayan Gezegen serisinin 2020 sayısı, son 50 yılda canlı türlerinin popülasyonlarının %68 azaldığını ortaya koydu. WWF Türkiye, “Biyolojik çeşitlilikte görülen ortalama üçte iki oranındaki düşüşün nedenleri arasında, COVID-19 benzeri küresel salgınların ortaya çıkışında da etkili olan ormansızlaşma, sürdürülebilir olmayan tarım ve yasadışı yaban hayatı ticareti gibi insan kaynaklı çevre sorunları yer alıyor. Türkiye’de de doğal alanlarımızı ve tür popülasyonlarımızı hızla kaybediyoruz” dedi.

featured
Young Florida manatee (Trichechus manatus latirostrus) stays warm in a freshwater spring in winter, at dawn. Three Sisters Spring, Crystal River, Florida, USA. January
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Londra Zooloji Derneği’nin (ZSL) iki yılda bir hazırladığı Yaşayan Gezegen serisinin 2020 Yaşayan Gezegen Raporu çıktı. Rapora göre, COVID-19 gibi hayvan kaynaklı hastalıkların ortaya çıkışında da etkili olan çevre sorunları, yarım asırdan daha kısa bir sürede, dünya genelinde memeli, kuş, çift yaşamlı, sürüngen ve balık popülasyonlarının ortalama üçte iki azalmasına yol açtı. Londra Zooloji Derneği tarafından sunulan Yaşayan Gezegen Endeksi (YGE), dünyamızın salgınlara karşı kırılganlığını artıran doğa tahribatı ve yaban hayvanlarının yasadışı veya kontrolsüz ticareti  gibi etkenlerin, aynı zamanda 1970 ve 2016 yılları arasında omurgalı türlerin küresel popülasyonlarındaki ortalama % 68’lik düşüşün arkasındaki başlıca nedenler olduğunu gösteriyor.

“Ülkemizde korunan alanların oranı %30’a ulaşmalı”

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar “Doğanın bugünkü ve gelecek kuşakların ihtiyaç duyduğu kaynakları karşılayabilmesi için onarılması yönünde umutlanacaksak, Yaşayan Gezegen Raporu dünya liderleri için eşsiz kanıtlar sunuyor. Doğaya yapılacak en karlı yatırım, eldeki biyolojik çeşitliliğin, nadir ve tehdit altındaki türlerin, canlı popülasyonlarının ve doğal alanların koruma altına alınmasını sağlamak. Ülkemizde halen % 8,7 seviyesindeki korunan alanlarımızın 2030 küresel hedefi olan % 30 seviyesine çıkarılması için 2020 yılı sona ermeden gerekli adımları atmalıyız. Anadolu’daki pek çok göl son 20 yıl içinde kurudu. Son 30 yıl içinde İstanbul’un ormanları çeşitli nedenlerle %17,5 azaldı.   dünya liderlerini ve bireyleri gidişatı 2030 yılına dek tersine çevirmek için doğal habitat kayıpları ile ormansızlaşmaya son verecek ve gıda sistemlerimizi iyileştirecek acil adımlar atmaya çağırıyor. Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, ormancılık, madencilik, turizm, şehircilik dahil bütün sektörleri çevresel açıdan daha sürdürülebilir hale getirmek ve bu sektörlerin faaliyetlerinden kaynaklanan biyoçeşitlilik kayıplarını en aza indirmek için acilen harekete geçmemiz gerekiyor” dedi.

Türkiye’de kuruyan sulak alanlar rapora girdi

Raporda Türkiye’de de doğal alanlarımızı ve tür popülasyonlarımızı hızla kaybettiğimiz vurgulandı. Ereğli ve Hotamış Sazlıkları, Seyfe, Tersakan ve Eşmekaya gölleri olmak üzere Anadolu’daki pek çok göl son 20 yıl içinde kurudu. Acil önlem almadığımız takdirde Tuz Gölü, Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur, Eber, Kulu Gölü ve diğerlerini de kaybedebiliriz. Büyük Menderes, Gediz, Ergene gibi önemli akarsularımız da her geçen gün biraz daha kirlenerek doğal yaşam için elverişsiz hale geliyor. Son 30 yıl içinde İstanbul’un ormanları çeşitli nedenlerle %17,5 azaldı. Son günlerde ülke genelinde sıklaşan orman yangınları yalnızca ağaçları değil burada yaşayan canlı popülasyonlarını da olumsuz etkiliyor. Biyoçeşitlilik açısından çok zengin bozkır ekosistemlerimiz aşırı otlatma ve erozyon riskiyle karşı karşıya.

 

WWF Küresel Direktörü Marco Lambertini ise “2020 Yaşayan Gezegen Raporu, insanlığın neden olduğu doğa yıkımının sadece yaban hayatı popülasyonları üzerinde değil, aynı zamanda kendi sağlığımız ve hayatımızın tüm yönleri üzerinde de felakete varan etkilere yol açtığını açıkça ortaya koyuyor. Kanıtları görmezden gelemeyiz; yaban hayatı popülasyonlarındaki bu ciddi düşüş, doğadaki düzenin bozulduğuna ve doğal sistemlerin çökmesiyle birlikte dünyamız için alarm zillerinin çaldığına dair önemli bir kanıt. Yaban hayatının her noktasındaki azalma -denizlerimiz ve nehirlerimizdeki balıklardan tarımsal üretimimizde önemli bir role sahip arılara kadar- beslenmemizi, gıda güvenliğimizi ve milyarlarca insanın geçim kaynaklarını doğrudan etkilemekte” dedi.

 

 

WWF Türkiye “50 yılda canlı türlerinin popülasyonu yüzde 68’i azaldı
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!