Çımariva - Mehmet Semih Nane
  • 19 Yazı
  • 0 Yorum

Çımariva - Mehmet Semih Nane - Tüm Yazıları

Genel

Deniz Kuvvetleri’ne 3 Oramiral

Değerli okurlar, bu yazıyı geçen haftaki yazımın devamı gibi okuyabilirsiniz.

Yunanistan’ın Ege’deki karasularını 12 mile çıkarmak istediği bir sır değil. Onlarca yıldır bu rüyayla uyuyup uyanıyorlar. Türkiye, bu ham hayalin savaş sebebi olacağını TBMM’de 8 Haziran 1995 tarihinde aldığı kararla bütün dünyaya ilan etmiş ve kararlı duruşunu göstermiştir.
Geçtiğimiz aylarda Yunan Başbakanı yaptığı açıklamada İyon Denizi’nde kıta sahanlığını 12 mile çıkaracaklarını söyledi. Bu bizi ilgilendiren bir konu değildir; sahildar olan ülkelerle kendi aralarındadır. Fakat daha sonra parlamentolarında Ege’de de kıta sahanlığını 12 mil yapacaklarını söyledi ve gafil Yunan milletvekilleri de kendisini alkışladı! En son yaptıkları ise tam anlamıyla bir tahriktir: Kaş’tan 2 km uzakta ve yüzme mesafesinde olan Meis adasına asker çıkardılar! Bunu askerî araçlarla yapmaya cesaretleri olmadığından da feribotla ve turistlerin arasında bu askerleri taşıdılar! Bu gayri ciddi devletin şımarıklığı kendi gücünden değil, ABD ve AB’ye güvenmesinden kaynaklanmaktadır. Son yaptığı anlaşmalarla ülke yönetimini tamamen ABD’nin eline veren Yunanistan; gücünün, kabiliyetinin ve potansiyelinin çok ilerisinde hırslara sahiptir. Hırsı; akıl ve mantığının çok ilerisinde, Türkiye saplantısı olan ciddiyetsiz bir devlet durumundadır.
***

Genel

Denizci Genelkurmay Başkanı

Son dönemde yoğunluğu azalmış gibi görünse de Doğu Akdeniz ve Türk-Yunan ilişkilerinde çok hızlı gelişmeler yaşanıyor. Ne yazık ki bunların ülkemiz lehine olduğunu söyleyebilmek imkânsız.
Yunan, arkasına ABD ve AB’yi de alarak (başta Almanya ile Fransa olmak üzere) şımarıklığını, pervasızlığını ve ‘azgınlığını’ en üst seviyeye çıkarmıştır.
Tüm siyasetini ve okul eğitim sistemini Türk düşmanlığına dayalı olarak hazırlayan, gayrı ciddi davranışlar sergileyen kötü niyetli bir ülke var karşımızda.
Hedefleri katiyen değişmez: Kıbrıs’ta Enosis ve Yunanistan için de Megalo İdea’dır. (Son dönemde yaptıkları anlaşmalarla (!) ABD’nin sömürgesi hâline dönüştüklerini de hatırlatayım.)
Hâl böyle iken, ülkemizi yönetenler geçtiğimiz aylarda Yunanistan’la “ön koşulsuz” her konunun görüşülebileceğini açıkladılar.
Bu ne demektir? Yunan’la “Türkiye’nin tapu senedi” Lozan da mı tartışılacaktır? Kaldı ki iktidar Türkiye’nin ikinci tapu senedi olan Montrö’nün bile tartışılabileceği izlenimi yaratmaktadır!
***

Genel

Artık geleceği görelim: Denizcilik Daire Başkanlığı

Değerli okurlar, bugün çok önem verdiğim bir konu olan Mavi Vatan, Mersin’in ve Türkiye’nin denizcileşmesi konusunda 8 Şubat 2022 günü Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapmış olduğum konuşmanın tam metnini sizlerle paylaşıyorum.
***

Genel

Doğu Akdeniz’de Nereye Savruluyoruz… Mehmet Semih Nane yorumladı

Türkiye’nin hatalarla yürütülen dış politikası hususunda fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Sadece, Doğu Akdeniz ve NATO konularında son günlerde Saray ve Dışişleri Bakanı kaynaklı bazı açıklamaları hatırlatacağım.
İmzalanan Libya mutabakatıyla çok önemli millî bir hamle yapılan, aynı süreçte üst üste ilan edilen Navtex’lerle, biraz eksik de olsa, doğru pozisyon alınan ve yürekten desteklediğimiz Doğu Akdeniz politikası daha sonra terk edildi. Antalya açıklarına demirlenen Oruç Reis gemimizle de dibe vurdu.
Yetmez gibi, ilan edilen son Navtex ile adeta Yunan tezi ve Sevilla haritası denilen ucube kabul edilmiş oldu. Bu son yapılan sözün bittiği noktadır.

Genel

20 yıldır gündemden düşmeyen Taşucu Tersanesi ve Necip Hablemitoğlu

Taşucu Tersanesi tam 20 yıldır ülkemizin ve Mersin’in gündemindedir. Mersin yakın tarihte çok önemli vatan görevleri ve millî görevler üstlenmeye aday bir şehirdir. Şehrimizin, bu görevlere şimdiden hazır olması gerekmektedir. Konunun geçmişini kısaca bir hatırlayalım: Süreç, 1999 yılındaki 449 sayılı Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararı ile başlamıştır. Bilahare, Bakanlar Kurulu’nun 30 Temmuz 1999 tarih, 99/13198 sayılı kararı ile de Taşucu’ndaki 87 dönümlük (dekar) alan tersane yapımı için tahsis edilmiştir.

Genel

Denizcilik Bakanlığı… Semih Mehmet Nane’nin kaleminden

Türk Deniz Kuvvetleri, 1081 yılında kurulan ve 1000 senelik tarihi başarılılarla dolu bir kurumdur. Maalesef Osmanlı’nın duraklama ve gerileme dönemlerinde etkisi giderek azalmış ve Türkler 20. yüzyıla neredeyse donanmasız olarak girmiştir.
***

Genel

DENİZ ÇAĞI…

Tarihte, özellikle Barbaros Hayrettin Paşa döneminde denizde çok büyük başarılara imza atmış olan Türkler, aynı zamanda Çeşme, Sinop ve Navarin felaketlerini de yaşamıştır. Türkler 20. yüzyıla Abdülhamit’in inanılmaz basiretsizliği ve vehmi yüzünden donanmasız girdi. Eşsiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük dehasıyla donanmaya önem vermesine rağmen, Atatürk döneminden sonra uzun müddet donanma yine sahipsiz kaldı. Millî harp sanayinin gelişmesi ve göz kamaştırıcı MİLGEM’le Türk Donanması dünya donanmaları içinde seçkin bir yere sahip oldu.

Genel

TCG Anadolu…

TCG Anadolu…

Onun adı Anadolu… TCG Anadolu… Tam adıyla TCG Anadolu L-400…

Türk Deniz Kuvvetleri’nin en yeni gözbebeği… İlk sac kesiminin yapıldığı 30 Nisan 2016’dan itibaren milletçe dört gözle beklediğimiz ve 2022’nin ilk aylarında kahraman Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girmesini iple çektiğimiz gururumuz…

O… TCG Anadolu… “Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi…” Ya da halk arasında bilindiği şekliyle “küçük uçak gemisi…”

O…
%60 yerlilik oranına… 27.436 ton deplasmana… 231,82 metre uzunluğa… 202 metre uçuş güvertesi uzunluğuna… 27,5 metre derinliğe… 32 metre genişliğe… 58 metre yüksekliğe… 21,2 knot azami hıza… 9.000 nm menzile… 12 derece eğimli kalkış rampasına… 5.440 m2 güverte, 1.165 m2 dok, 900 m2 hangar, 1.410 m2 ağır yük garajı, 1.880 m2 hafif yük garajı alanlarına sahip…

Vurucu gücü…
Tam teçhizatlı 8 helikopter… 6 uçak… 30-50 arası konuşlandırılabilen ve operasyonlarda aynı anda 10’u kullanılabilecek olan SİHA… 5 adet 25 mm’lik “Stop”… 4 adet 12,7 mm’lik “Stamp”… 2 adet “Phalanx” Block 1B hava savunma sistemi… 1 adet RAM/GM silah sistemlerinden oluşan…

Tam teçhizatlı bir taburu amfibi harekât için intikal ettirme kabiliyetine sahip…
6 iniş rampası ve 1 uçuş alanı olan…

Ameliyathane, yoğun bakım üniteleri, enfeksiyon odaları, diş tedavi üniteleri ve röntgen odalarından oluşan 30 yatak kapasiteli tam teşekküllü bir hastaneye sahip ve gerektiği zaman “Hastane Gemisi” olarak da hizmet verebilecek donanımı olan…

Tüm bu üstün özellikleri sayesinde kıtalararası görevlere çıkmaya elverişli…

Dikey iniş ve kısa mesafede kalkış yapabilen taktik harp uçaklarının konuşlanabilmesi sayesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesel güç aktarım kabiliyetini, orta ölçekli küresel güç aktarımına çevirebilecek…

Bir, Türkiye Cumhuriyeti Gemisi…

Genel

DENİZCİLEŞEN TOPLUMA ÇIMARİVA

Türk denizciliğinin gelişmesi ve toplumun denizcileşmesi için çaba sarf eden isimlerden Mehmet Semih Nane, deniz kültürüne yönelik yazılarıyla artık www.denizkartali.com’da yer alıyor. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezuniyetinin ardından Menta Tarım İlaçları Limited Şirketi’ni kurarak ‘Menta’ markasını oluşturan Nane, pek çok sivil toplum kuruluşu üyeliğinin yanı sıra Hamit Naci Mavi Vatan Vakfı Mütevelli Heyeti üyeliği görevini de sürdürüyor. Yüzlerce makale ve 6 kitap yazan Mehmet Semih Nane, Türk donanmasının 600 yıllık selamlama geleneği olan ÇİMARİVA ismini verdiği köşesinden denizcilik, uluslararası ilişkiler ve uluslararası jeopolitika gibi konularda yazacak.







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!