Uluç Hanhan - Köstenada
  • 24 Yazı
  • 0 Yorum

Uluç Hanhan - Köstenada - Tüm Yazıları

Genel

İZMİR İŞGALİNİN SESSİZ TANIĞI: HIZIR REİS GAMBOTU

14 Mayıs 1919 ikindiden sonra Bornova’nın Çay mahallesindeki köprünün üzerinden eniştemle birlikte İzmir’e bakıyoruz. Körfez irili ufaklı elli parçaya yakın İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan zırhlıları ile dolu… Biraz tetkikten sonra, durgun ve elemli haliyle eniştem bana dönerek “Oğlum, sen burada durma evinize git. Ne olur ne olmaz ailenle birlikte bulun” diye beni gönderiyor. Aldığım haberlerden ruhuma çöken ıstırap içinde ve fakat o küçük Flober tüfeğimi de yanıma alarak İzmir’e dönüyorum. Şehre vardığım zaman, bozgun ve kötümser bir havanın yarattığı tesir içindeyim. Akşam olunca halkı verilen karara (yani işgale karşı ayaklanmak) ve protestoda bulunmak maksadıyla Bahribaba parkına çağırıyorlar. Büyük meşaleler yakarak sabaha kadar heyecanlı ve ateşli sözler söyleniyor. Bunların içinde merhum Mustafa Necati ve Vasıf Çınar da var.

Genel

PÜSKÜRTÜYOR!…MOBY DİCK

Moby Dick- Herman Melville
Püskürtüyor! Balina gemilerinde tayfanın duymayı beklediği en önemli, en hayati haykırış. Onların okyanuslarda gomina gomina avlarını arama nedeni, olmazsa olmazları. Bu haykırış, belki fırtınalardan, belki içecekleri sudan, belki de kumanyadan da önemli.

Genel

Uzunada’daki Balıkçı Ailesinin Hikayesi…. Kaptan Uluç Hanhan’dan Kitap Analizi

Uzunada ile ilgili kitaplara göz atıldığında karşımıza ilk çıkan kitap, 1940’da İzmirli Levanten Edmund H. Giraud’un yazdığı “Days off with gun, rod and yacht around İzmir, Turkey”dir. Giraud kitabının bir bölümünde Uzunada ile ilgili ilk defa kitabında şöyle der: “1910 yılında İzmir Körfezi girişinde yer alan Uzunada’da ailem için bir ev inşa ettirdim ve aynı günlerde 34 fitlik kamaralı bir motoryat olan “Helen May”i Thornycrofts Tersanesi’ne sipariş ettim.” Giraud kitabında adada geçen günlerini, yaptığı yat gezilerini, kara ve deniz avlarını anlatır. Ada özelinde Birinci Dünya Savaşı’nın arka planında, geçirdiği yılları anlatır. 1922’den sonra ada ile ilişkisi sona erer. Kitabın Uzunada ile ilgili bölümleri 2017 yılında yayımlanan “Bir Zamanlar Uzunada” adlı kitabımda yer almıştı.

Genel

BEN JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL FIRKATEYNİ… BENİ UNUTMAYIN

Sultan Abdülmecid’in saltanat yılları,
1854’te sipariş verildim.
1855’te kızağa konuldum.
1863’te denize indirildim.
İstanbul’un sularına doğduğumda tahtta Sultan Abdülaziz vardı.
Hep bunlar İstanbul Tersane-i Amire’de gerçekleşti.
1864’te makine ve kazan donatımı için Londra’ya gittim, orada bir yıl kaldım.
1865’te Portsmouth’dan doğduğum denizlere doğru yola çıktım. Yanımda Kosova ve Hüdavendigar da vardı.
Eve dönerken Cherbourg, Toulon ve bazı İspanyol limanlarına uğradık.
İstanbul’a varınca Osmanlı Donanması’na katıldım, Girit isyanını bastırmak için Girit harekâtına katıldım, bir süre Dolmabahçe Sarayı önünde demirli kaldıktan sonra beni Haliç’e kapadılar.

Bilim-Teknik

Mümtaz Soysal’dan Bayramda Gemiler

Değerli hukukçu, akademisyen, siyaset adamı, denizi, denizcileri ve denizciliği seven rahmetli Osman Mümtaz Soysal (15 Eylül 1929, Zonguldak – 11 Kasım 2019, İstanbul) 1961 Anayasası’nın imza sahiplerinden biri olarak isim yapmıştır. Kısa yaşam öyküsünü aşağıda gösterilen linkten okuyabilirsiniz
(https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/mumtaz-soysal-kimdir-mumtaz-soysal-kac-yasindaydi-5443493/).

Genel

H. CAN YÜCEL ile Marmara Adası’na bir yolculuğa ne dersiniz?

Marmara Adası, Marmara Denizi’nin güneybatısında bulunan Marmara adalarının en büyüğü ve Balıkesir’e bağlı olan bir adadır. Ada, 117 kilometrekare yüzölçümü ile Gökçeada’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük adasıdır. Ada aşığı Sevgili H. Can Yücel’in “Ada’ya Yolculuk” adlı kitabı geçtiğimiz günlerde “Adalı Yayınları”ndan çıktı. Kitabın çıkacağı zamanı merakla bekliyordum. Merakım geçen günlerde sona erdi ve sıcağı sıcağına kitaptan edindim.

KAPTAN ULUÇ HANHAN

Genel

Ben Monitor 30.. İzmir’in derinliklerinde misafirinizim

Diğer adım HMS M 30. İngiliz savaş gemisiyim, savaş gemisiyim dedimse öyle zırhlı falan değil. Alelade bir gemiyim, mezarım 105 yıldır Uzunada’nın kuzeybatısında sahile yakın bir yerdedir. Hadi size hikâyemi anlatayım. Ben kızağa Birleşik Krallık’ta konulduğumda yani 1915 Martı’nda askerlerimiz, hasta adamın Çanakkale Boğazı’nı zorluyor, Çanakkale saferimiz sürüyordu. Tersane numaram 486, deplasman tonum 580. Çektiğim su 1.80 m, boyum 54 m, enim ise 9,4m. Bu kadar az su çekimi ile Türk sahillerine yaklaşarak onları bombalamam mümkün olacak. Makinem 400 beygirlik pistonlu buhar makinesi, bugün bana buhar çağından kalma bir gemi diyorlar. İki pervanem var, 10 knot hıza sahibim ve 72 personel beni abrıyor. Silahım ise 2 adet 6 inçlik (15cm) top ve bir adet 6 librelik uçaksavardı. İnşaa sürem yaklaşık 3 ay sürdü, 23 Haziran 1915’te suyla buluştum ve 9 Temmuz 1915’te Kraliyet Donanması’na (R.N.) Belfast’ta katıldım. Bana komutan (Kaptan) olarak Lieutenant Com. E.L.B. Lockyer (R.N.) atandı.

Genel

Tek kanallı günlerde Kaptan Onedin ile denize açılmak… Uluç Hanhan’ın kaleminden

Sanırım evimize ilk televizyon 1974 yılında alındı, tabii ki siyah-beyaz olanından. Bunu hatırlamamın nedeni 1974 FIFA Dünya Kupası’dır. 13 Haziran-7 Temmuz 1974 arasında devam eden maçlar sonunda kupayı Federal Almanya kazanmıştı. Bugün bile 1974 Dünya Kupası “Unutulmayan” diye anılır. Tabii biz çocuklar Hollanda’yı tutuyorduk. Harika maçları Telefunken markalı televizyonumuzda zevkle, hoplaya zıplaya, bağıra çağıra seyretmiştik. Televizyonun bir de voltaj regülâtörü vardı. Önce onun kırmızı düğmesine basılır, biraz beklenir ve sonra televizyon açılırdı. Tabii kılçık anten de Uzunada’daki lojmanımızın en yüksek yerinde yerini almıştı. Televizyonlu günler başlamıştı artık. O günlerden akıllarda kalanlar; Tatlı Cadı, Tatlı Kahramanlar, Cehennem Sıcağında, Flipper, Kaçak, Kaptan Onedin, Kaptan Kusto, Kökler, Küçük Ev, Lassie, Mc Milan ve Karısı, San Fransisko Sokakları, Komiser Colombo, Baretta ve Zengin ve Yoksul’du.

Genel

Atatürk’ün Kaptanı Sait Özege’nin Yaşamından Kesitler… Kaptan Uluç Hanhan Yazdı

Atatürk’ün kaptanı olarak da bilinen rahmetli Kaptan Sait Özege ticaret bahriyesinde özel bir yere sahip değerli meslek büyüklerimizdendir. Özege’nin biyografisi Sayın Ali Bozoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Bu biyografide Kaptan Sait Özege’nin 9 Ağustos 1330’da (22 Ağustos 1914) tarihinde Seyhun Vapuru’nun ikinci kaptanlığına atandığı anlaşılıyor. (1) Bu makalede Kaptan Sait Özege ile yapılan ve 1934 yılında Akşam Gazetesinde yayımlanan bir görüşme yer almaktadır. Bilindiği üzere Hikmet Feridun Es (1910-1992) lise yılarında gazeteciliğe ilgi duymaya başlamış, İtalyan Okulu’ndan sonra girdiği İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde öğrenim görürken, okulunu yarım bırakıp, 1926 yılında Akşam gazetesinde çalışmaya başlamıştır. Daha sonra Yedi Gün dergisinin ABD muhabirliği görevini üstlenen Es, Hürriyet gazetesinde de çalışarak gezi röportajları yapmıştır. 1950 yılında Kore’de görevli Türk Tugayı’nda savaş muhabirliği yapmış, ilk Türk kadın savaş muhabiri Semiha Es ile evlenmiştir. Az tanınan değişik ülkelere geziler yaparak buralarda çektiği fotoğraflar ve röportajları ile ilgi çekmiş Vietnam Savaşı ve Kongo İç Savaşı’nda foto muhabirliği yapmıştır. 1983 yılında “Burhan Felek Hizmet Ödülü” kazanmış, Ayrıca Çarşaf ve Akbaba gibi dergilerde gülmece yazıları yazmıştır. (2)

Genel

ADA RÜZGÂRI ESİYOR… 12 Adadan 12 Yaşam Hikâyesi

İki yıllık emeğimin ürünü, İzmir Körfezi Batıkları 19 Şubat 2021’de çıktı. Tabii o günden bugüne bir hayli yoğun günler yaşadım. Arayan, kutlayan, mesaj gönderen, kitaba ilgi duyan, kitabı satın alan arkadaşlarıma, dostlarıma, okurlarıma teşekkür ederim, sağ olsunlar. Şimdi sıra okurlarda, onların geri bildirimlerini heyecanla bekliyorum. Şimdiden birkaç okurum görüşlerini bildirdi bile. Yeni kitap yeni dostlar demek. Bu dostlardan biri H. Can Yücel.(2) Başlıkta belirtilen kitabın önsözünü “İyi ki adalıyız! diye bitiren Marmara Adası sevdalısı. Kendini “adalı” olarak tanımlıyor ve bitmek bilmeyen bir enerji ile Marmara Adası için üretiyor. Evet üretiyor, ne güzel bir sözcük üretmek. Kendisi bu durumu şöyle tanımlıyor. “Bir çaresi olmalıydı bu sevdanın? Sonunda buldum! Dile gelmeli yazılmalıydı tüm yaşanmışlıklar. Unutan hafızalara ve unutturulan değerlere inat. Adada doğmak yetmiyordu adalı olmak için. Kuru kuruya sevmek de! Boşa harcadığım tüm vakti; unutulmaya yüz tutmuş ada kültürüne adayacaktım bundan böyle. Tek tek zamana yenik düşen gemilerin ve yitirilen insanların ardından, tarih denizinde yol aldıkça birbirinden kıymetli hikâyelere rastladım. Bazen de bilgiler gelip beni buldu mucizevi bir şekilde araştırdım, biriktirdim, okudum, sohbet ettim, dinledim. (…) İçinde tanıdığım ada sevgisinin bir tezahürü olarak bütün birikimimi Marmara Adası hakkında makaleler ve kitaplar yazmaya adadım.”

KAPTAN ULUÇ HANHAN







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!