WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), pek çok doğa felaketiyle karşı karşıya kaldığımız bu yılı geride bırakıp yeni yılı karşılamaya hazırlanırken, doğa ve sevdikleriniz için anlamlı bir hediye kampanyasına davet ediyor. Tüm dünya zorlu bir yılı arkasında bırakmaya hazırlanıyor. Ülkemiz tarihinin en büyük orman yangını, seller, müsilaj, aşırı hava olayları gibi birçok doğa felaketiyle karşı karşıya kaldığı bir yılı geride bırakır yeni yılı karşılarken, doğanın ve bize sunduklarının değerini bir kez daha anlıyoruz. Sağlığımızın, gezegenimizin sağlığına bağlı olduğu gerçeğini her geçen gün daha iyi kavrıyoruz.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), yeni yılda herkesi hediyenin ötesine geçmeye davet ediyor. Doğa ve insan için yeni bir başlangıç yapma vaktinin geldiği bilinciyle, bu yeni yılda sevdikleriniz adına umut dolu yarınlar için doğayı seçmeye çağırıyor. Yeni yılda tehdit altındaki bir türü sembolik olarak evlat edinerek, WWF-Türkiye’nin doğa koruma çalışmalarına destek olabilir, aynı zamanda sevdiklerinize yaşam ve umut dolu bir hediye verebilirsiniz. WWF-Türkiye’nin ‘Evlat Edinme Kampanyası’ çerçevesinde 50 TL bağış ile bir türü evlat edinebilir, isme özel e-sertifikanızı alabilirsiniz. 100 TL bağışlayarak bir türü evlat edinebilir ve basılı sertifikanızı alabilir, 210 TL bağış yaparak bir türü evlat edinebilir ve basılı sertifikanız ile birlikte seçtiğiniz türe özel hediyelerden edinebilirsiniz. 230 TL bağış yaparak basılı sertifika, türe özel hediye ve yanı sıra kalp şeklindeki kır çiçeği tohum topunu teslim alabilirsiniz. Bireysel evlat edinme işlemleri için http://destek.wwf.org.tr sayfasını ziyaret edebilir; uyelik@wwf.org.tr adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.