
Karada ve Denizde Geçilmeyen Çanakkale
Çanakkale Kara ve Deniz Savaşları’nın üzerinden 102 yıl geçmesine rağmen, Türk askerinin kazandığı büyük zaferler dünya savaş tarihindeki yerini halen koruyor. Mart 1915 de o ana kadar kurulan en büyük armada (çıkarma yapmak için oluşturulan özel donanma) ile Çanakkale önlerine gelen düşman kuvvetleri beklemedikleri bir direniş ile karşılaşınca geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Mayın dökme gemisi Nusret’in 7 Mart gecesinde döktüğü 26 mayın ile büyük yara alan yenilmez armada, Türk topçusunun isabetli atışlarıyla da yok olmanın eşiğine geldiği için yenilgiyi kabul etmişti. 25 Nisan’da ki kara harekatında da kendi hayatlarını Anadolu’nun korunmasına adayan Mehmetçik tarafından durdurulan düşman kuvvetlerine bir büyük darbe yine beklemedikleri anda küçük bir gemi olan Muavenet-i Milliye’den geldi.



Savaş Karakaş-Sudaki İzler
“Fatma anamızın eli deyip torpidoyu yollamış”
74 metre boyuna rağmen etkili silahı sadece torpido olan Muavenet-i Milliye, 13 Mayıs gecesi 120 metrelik HMS Goliath’ saldırarak batırdı. Geminin torpido komutanı ve ateş emrini veren Yüzbaşı Ali Haydar Öztalay’ın kızı Esin Öztalay, Çanakkale Savaşları’nın yıldönümünde duygularını anlattı. Babasının çok alçakgönüllü olduğunu söyleyen 82 yaşında ki emekli öğretmen Esin Öztalay, “Bize sadece torpidoları nasıl ateşlediği anlattı. Ölümü göze alarak işgalci gemiye yaklaşmışlar ve babam ‘bu benim elim değil, Fatma Ana’nın eli’ diyerek ateşlemiş. O anda dev bir geminin yanına kendisini savunamayacak küçük bir gemiyle yaklaşmak bile büyük cesaret istiyormuş. Ama içlerinde ki vatan ve millet sevgisi ölümü bile göze almalarını sağlamış. Bizi de bu sevgiyle büyüttü” dedi. Öztalay, “Babam aynı Atatürk gibi kendini hiç övmezdi. Emekli olduktan sonra da aynı görev bilinci ve milletine hizmet etme sevdasıyla İzmit Belediye Başkanlığı yaptı. Babamın bize öğrettiği Çanakkale ruhuyla geleceğe umutlu bakıyorum” dedi.

Haslet Soyöz’ün gözüyle Muavenet-i Milliye
Çanakkale’yi geçilmez kılan gemi: Nusret
Döktüğü 26 mayın ile tarihi değiştiren Nusret gemisinin komutanı İsmail Hakkı Bey’in torunu merhum Mehmet Gündoğdu ise, “Dedemin, Erenköy Karanlık limandan döktüğü mayınlar aydınlık günler yaşamamıza neden olmuş. Dedem de gidip dönmemeyi göze alacak kadar gerçek bir vatansever olarak tarihe geçtiği için gurur duyuyorum. Bu ruhu yaşatmaya çalışıyorum” demişti.


Mehmetçik ‘Kocakarı’ adını takmıştı
İstanbullu 28 işadamının öncülüğünde Donanma Cemiyeti tarafından alınan Muavenet-i Milliye, adeta ölüme giden Türk askerlerinin kahramanlığı ile sembol gemiler arasına girdi. 120 metre boyu ile İngiliz kraliyet Donanması’nın en büyük ve etkili zırhlısı olan HMS Goliath, 18 Mart Deniz Savaşı’ndan kurtulduktan sonra Türk siperlerine büyük kayıplar veriyordu. Osmanlı genelkurmayı ‘Kocakarı’ adı takılan bu zırhlının batırılması kesin emrini Muâvenet-i Milliye muhribine verdi.

Gemi komutanı Ayasofyalı Ahmed Bey ve irtibat subayı Alman Yüzbaşı Firle Bey, muhribi batırmak için plan yaptı. 90 kişilik gemi mürettebatı bunun son görevleri olacağını düşünürken zıhlının batırılmasıyla büyük bir zafer kazanacaklarını biliyordu. Savunma sistemi çok gelişmiş olan HMS Goliath’a düzenlenecek saldırının bir intihar saldırısı olacağını düşünen İngilizler ise son derece rahattı. Tüm gemi mürettebatı gibi Muavenet-i Milliye’nin torpido subayı Ali Haydar Bey de saldırının sonunda batırılacaklarını düşünmesine rağmen görevden çekinmedi. Muâvenet-i Milliyye torpido botu, 13 Mayıs gecesi Morto Koyu’nda bekleyen İngiliz zırhlısına doğru yöneldi. HMS Goliath’ta ki İngilizler ışık kullanarak mors alfabesiyle ve megafonla parola sorarken torpido bot şaşırtıcı cevaplar verdi.

Kendilerine yönelik böyle bir açık saldırıyı beklemeyen İngilizlerin şaşkınlığından yararlanan Yüzbaşı Ali Haydar, 4500 mm çapında 3 torpido atarak onları şaşırttı. HMS Goliath, 570 askeriyle suya gömülürken Muâvenet-i Milliye kurtulmayı başardı. Goliath’ın batmasıyla İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Fisher ve Bahriye Nazırı Winston Churchill istifa etti. Torpido yüzbaşısı Ali Haydar Öztalay ise, Türk Donanma, Türk Harp, Alman Gümüş Liyakat, Alman Gümüş İmtiyaz madalyalarına layık görüldü.





















