1. Haberler
  2. Genel
  3. Çevre sorunları 50 yılda katlanarak büyüdü

Çevre sorunları 50 yılda katlanarak büyüdü

Birleşmiş Milletler kararıyla 50 yıldır kutlanan 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde açıklama yapan WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), insanlığın önündeki en büyük sorunun iklim krizi ve doğa kaybı tehditleri olduğunu belirtti. WWF Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli, Türkiye’nin ekonomide yeşil dönüşümü gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladı. Sosyal değişim platformu change.org ise 2021 yılında Avrupa coğrafyasında 39 ülkede çıkan orman yangınlarında 1 milyon 113 bin 464 hektar orman alanının yok olduğunun altını çizerken, 2022 yılında küresel sıcaklığın artmasıyla birlikte orman yangınlarının daha yıkıcı olabileceğini iddia etti.

featured
Google'da Abone Ol
4
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DOĞAL KAYNAKLAR GELECEĞE KALMALI

 

Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı 1972 yılında milyarlarca insanın yaşadığı yerkürenin doğal kaynaklarını korumak ve gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için 5 Haziran’ı Çevre Günü ilan etmişti. 2022 yılında 50’inci yaşını kutlayan 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün teması ‘Yalnızca Bir Dünya’ olarak belirlendi. ‘Doğayla uyum içinde, sürdürülebilir yaşam’ sloganıyla küresel ölçekte kutlanan günde bir açıklama yapan WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) gezegenin ve insanlığın karşısındaki tehditlere dikkat çekti. WWF Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli, “Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC), iklim krizine yönelik çözümleri ve emisyon azaltımı senaryolarını ele aldığı son raporuna göre, 2010-19 yılları arasında insan kaynaklı küresel sera gazı emisyonları tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlamak ve yüzyıl ortasında net-sıfır emisyona ulaşabilmek için emisyonlar 2025 yılına kadar zirveye ulaşmış ve 2030 yılına kadar yüzde 45 azaltmış olmalı. Yeşil dönüşümü başarmak için doğa bizden yana.” Dedi.

Pasinli, “Gezegenimizi tehdit eden en önemli çevre sorunları, iklim krizi ve doğa kaybı. İklim krizinin etkileri, sıklığı, şiddeti ve ölçeği artan orman yangınları, seller, kıyı bölgelerinde deniz seviyelerinin yükselmesi, sıcak hava dalgaları ve kuraklık olayları olarak ortaya çıkıyor. Doğal alan ve canlı yaşam çeşitliliği insanlık tarihinde görülmemiş hızla kaybediliyor. İnsan dâhil birçok tür risk altında. Soluduğumuz temiz hava, içtiğimiz su ve beslendiğimiz toprak her gün artan bir baskıyla karşı karşıya. İklim krizinin etkilerine karşı yol kat edememek ise, daha fazla yıkım ve doğa kaybı anlamına geliyor. Öte yandan doğa tahribatı, iklim krizinin verdiği zararı da artırıyor. Bu durum, mevcut ekonomik ve politik krizleri, daha da derinleştiriyor.” diye konuştu.

 

Avrupa’da 1 milyon 113 bin 464 hektar orman yandı

Sosyal değişim platformu www.change.org ise, 2021 yazını orman yangınlarıyla geçiren ülkemizde açılan iklim ve yangın kampanyalarını hatırlattı. Platform, Orman Yangınları İçin Kırmızı Alarm kampanyasıyla Türkiye’nin toplam ormanlık alanların yüzde 60’ının yangına hassas olduğunu vurguladıklarını ve geçen yıl 206 bin 013 hektarlık alanın yangınlarda yok olduğunu ekledi. Geçen yıl kontrol edilmeyen ve hızla yayılan orman yangınlarının bu sene de tekrarlanmaması için acil eylem planı oluşturulması ve bir an önce harekete geçilmesini isteyen Baran Örnek, “Bugün Dünya Çevre Günü. Oysa en büyük çevre zenginliğimiz olan ormanlarımızı yangınlara kaybetmeye başladık bile. Önlemsizlik yangınlardan büyük kayıplara yol açıyor. Geçen sene yok olan ağaçları, yitirdiğimiz canları, yükselen çığlıkları unutmadık. Canlıların yuvası ormanlar, barındırdığı biyoçeşitliliğin yanı sıra özellikle fosil yakıtların gün geçtikçe kirlettiği havamızı temizliyor, ciğerlerimizi oluşturuyor. Tedbirsizlik ise ciğerlerimizi feda etmek ile eş değer. İklim krizi ile mücadele için, geçen seneki feryatların bu sene de yükselmemesi için yetkililerden orman yangınlarına karşı gerekli önlemleri almalarını talep ediyorum” dedi. Örnek ayrıca, binlerce hayvanın hayatını kaybettiği yangınların bir çevre felaketine dönüştüğünü ve Türkiye’nin 39 ülke içinde en çok orman alanı yanan ülke olarak birinci sırada olduğunu vurguladı.

Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış ise,İlk tedbir yangın çıkmasını önlemek. İkincisi yangınları erken tespit edip erken müdahale etmek. Fakat erken müdahale için karada da ekipler ve araçlarınız yeterli olmalı. 2020 ve 2021’deki yangınlarda büyük alanların yanmasının nedeni yeterli kaynak ayrılmaması. Diğer neden de orman içindeki yoğun faaliyetler. Ormanlarda maden sahaları, enerji sahaları, turizm sahaları vb. ormancılık dışı amaçlar için verilen izinler ormanları param parça etti. 2B ile orman dışına çıkarılan alanlarda yeni siteler, yerleşimler kuruldu. Yine eskiden yangın riski olan yerlerde yaz aylarında odun üretimi yapılmazdı, artık yapılıyor. İnsanlarımız yazın ormanları rekreasyon için daha fazla kullanmaya başladı. Bunların hepsi ormanlardaki insan etkileşimini arttırdı.” dedi.

 

 

Çevre sorunları 50 yılda katlanarak büyüdü
4







Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!