GÜRDENİZ “Tartışmalı alan yoktur. Yunanistan’ın arsızca iddiaları vardır”
GÜRDENİZ “Tartışmalı alan yoktur. Yunanistan’ın arsızca iddiaları vardır”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın, "Oruç Reis'in arama tarama yapması planlanan yer Meis Adası'na 180 kilometre mesafede. Yani yanında falan, kıta sahanlığında değil. Buna rağmen Cumhurbaşkanımız, 'madem bu müzakereler devam edecek bir görelim önümüzü, bir müddet bekletelim' dedi. Şimdilik de bir müddet bekletebiliriz" ifadeleri üzerine Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tepki gösterdi. Mavi Vatan kavramının Türk insanı tarafından öğrenilmesi ve barındırdığı değerlerin anlatılması için çabalayan Gürdeniz, açıklamanın Türkiye'nin savunduğu tezlere olumsuz etkisi olacağını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın açıklamasında Cumhurbaşkanı’na atfen ‘Herkes kendi kıta sahanlığında çalışmalara devam etsin, tartışmalı bölgelerde de ortak çalışmalar yapılsın’ ifadesi Türkiye’nin tezleri için menfi sonuçlar yaratacaktır. Türkiye’nin kıta sahanlığı bellidir. Libya anlaşmasından sonra BM’ye deklare edilmiştir.
Tartışmalı alan yoktur. Yunanistan’ın arsızca iddiaları vardır. Meis adasına 50 bin km kare verilen bir alanı kabul etmek ve tartışmalı bölgede ortak çalışma yapmak demek Libya mutabakatından ve mavi vatanın bir kısmından vazgeçmek demektir.
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz
GÜRDENİZ “Tartışmalı alan yoktur. Yunanistan’ın arsızca iddiaları vardır”
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.