KABATAŞLILAR’DAN 10 KASIM KOMPOZİSYONU “O GÜN TÜM TÜRKİYE YAĞMUR YAĞMADAN ISLANDI”
KABATAŞLILAR’DAN 10 KASIM KOMPOZİSYONU “O GÜN TÜM TÜRKİYE YAĞMUR YAĞMADAN ISLANDI”
Kurulduğu 1908 yılından itibaren Türk eğitim camiasının gurur tablolarına imza atan Kabataş Erkek Lisesi'nde yaşanan gerçek olay, lisenin Atatürk Türkiyesine inanan gençler yetiştirdiğini kanıtladı. Tek başkomutan ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün üzerinden 1 hafta sonra verilen kompozisyon ödevini 7 kelime ile özetleyen Ahmet adlı öğrenci Sabancı Holding'in reklam filminde canlandırıldı.
7 Mart 1908 tarihinde Kabataş Mekteb-i İdâdisi adıyla kurulduktan sonra Türk eğitim camiasının en iyi okulları arasındaki yerini hiç bırakmayan Kabataş Erkek Lisesi, tarihine yakışır bir şekilde reklam filmine konu oldu. renklerindeki kırmızı-siyah renkleri Balkan Savaşları’ndan yadigar kalan Kabataş, Sabancı Holding’in 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü için hazırladığı video ile tüm kanallarda gösterildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Atatürk ilkelerinin sarsılmaz savunucusu nesiller yetiştiren Kabataş Erkek Lisesi’nin öğrencisi Ahmet’in, Atatürk’ün ölümünden 1 hafta sonra 17 Kasım 1938 tarihinde öğretmeniyle yaşadığı diyalog anlatıldı. Cumhuriyet’in ilanı öncesinde Kabataş Mekteb-i Sultanisi olan Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi Ahmet’in Atatürk’ün kaybını anlatması istenince yazdığı “O GÜN TÜM TÜRKİYE YAĞMUR YAĞMADAN ISLANDI” sözleri izleyenleri duygu seline sürükledi.
KABATAŞLILAR’DAN 10 KASIM KOMPOZİSYONU “O GÜN TÜM TÜRKİYE YAĞMUR YAĞMADAN ISLANDI”
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.