113 yıllık lisemizin en köklü geleneklerinden olan, gencinden yaş almışına tüm Kabataşlıların aileleri ile birlikte katıldığı dostlarıyla, kardeşleriyle hasret giderme şansı buldugu, 2020 ve 2021 yıllarında dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sebebiyle alınan idari kararlar dolayısıyla düzenleyemediğimiz GELENEKSEL PİLAV GÜNÜMÜZÜ; aşılama oranlarının artması, salgının gidişatı ile çeşitli kısıtlamalarının hafifletilmesi ve benzer faaliyetlerin gerçekleştirilmesini göz önüne alarak, camiamızın yoğun şekilde talebi ve de idari makamlarca verilen izin doğrultusunda, 19 Eylül 2021 Pazar Günü düzenlemeyi planlamış ve pilavın yapılması ile ilgili tüm hazırlıklarımızı da tamamlayarak geçtiğimiz Ağustos ayında siz değerli Kabataşlılara duyurmuştuk.
Mülki, idari ve sağlik makamları ile yaptığımız son istişarelerde; pandeminin güncel durumu, okullarda ve lisemizde Covid-19 tanısı konmuş öğrenci ve öğretmenlerin olması sebebi ile, daha önce 19 Eylül 2021 tarihi olarak ilan ettiğimiz GELENEKSEL PILAV GUNUMUZUN ERTELENDIGINI ve pilav günümüzün 2022 yılı Pilav Günü için her zaman ki rutin tarihimiz olan Haziran’in ilk Pazar gününe denk gelen 5 Haziran 2022’de derneğimizce yapılacağını sizlerle paylaşmak isteriz.
Geleneklerimizin devam etmesi adına Kabataş Erkek Liseliler Derneği olarak her donemde ortaya koyduğumuz çalışmalar bilginizde olmakla birlikte, her etkinlikte önceliğimiz Kabataslıların ve ülke insanlarımızın sağlığı ile basta lisemiz olmak üzere tüm ülkemizde eğitimin devamlılığıdır.
Bu süreç içinde kişisel hırsları ile kurumlarımızı ve Kabataşlılık geleneğini yıpratmak adına gerçekleştirilen gayri ahlaki tertipleri üzülerek izlediğimizi ve her biri hakkında adli ve idari haklarımızı saklı tutup sonuna kadar kullanacağımızı tüm camiamiz ile paylasırız.
Sayglarımızla
Kabataş Erkek Liseliler Derneği Yönetim Kurulu
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.