MUSTAFA KEMAL “BAŞKOMUTANLIĞI” KABUL ETTİ
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yüksek Başkanlığına “BAŞKOMUTANLIĞI KABUL EDİYORUM” başlıkla yolladığı yazıyla BAŞKOMUTANLIĞI kabul ettiğini duyurdu.
Mod seçin, deneyimini kişiselleştirin.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yüksek Başkanlığına “BAŞKOMUTANLIĞI KABUL EDİYORUM” başlıkla yolladığı yazıyla BAŞKOMUTANLIĞI kabul ettiğini duyurdu.
Mustafa Kemal Atatürk, tarihte ilk büyük kongre olarak kabul edilen ve kurtuluş mücadelesinde önemli ölçüde belirleyici olan Erzurum Kongresi günlerinde(23 Temmuz-7 Ağustos) Erzurum’da hükümet konağı önünde Vali Zühtü Bey, memurlar ve subaylarla birlikte…
Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te 5 yaşındayken çekildiği öne sürülen fotoğrafın gerçekliği kamuoyunu meşgul ederken askeri üniformalar uzmanı tarih öğretmeni Kadir Türker Geçer, dönemin giysileri ve kalpaklar üzerinden konuya değindi. Geçer, askeri kıyafetler ve Atatürk ile ilgili yaptığı araştırmalar çerçevesinde bu fotoğrafın doğru olmadığını belirtirken, “Karşılaştığım binlerce asker ve sivil fotoğraftan elde ettiğim bilgiler ışığında paylaşılan fotoğrafın Atatürk’e ait olmadığını düşünüyorum. Askerî bir fotoğraf olmamakla birlikte başlarına taktıkları kalpaktan döneminin 1919 sonrası olduğunu tahmin edebiliriz” dedi. Geçer Atatürk’ün günümüze ulaşan en eski fotoğrafının bugün harbiye Askeri Müzesi’nde sergilenen 1901 yılındaki harp okulu 2. Sınıfında okurken 20 yaşındaki fotoğrafı olduğunu vurguladı.
Atatürk’ün ölüm nedeni bazı araştırmacılar tarafından gündeme getirilen ve tartışılan konuların başında geliyor. Söz konusu tartışmaları alevlendirecek arşiv belgelerine dayalı yeni bir çalışma ise Atatürk araştırmacısı Gazeteci-Yazar Yaşar Gürsoy tarafından kaleme alındı. Gürsoy’un arşiv belgelerine dayalı polisiye roman olarak kaleme aldığı; “Atatürk’ün Katilleri ve O doktor” isimli eserde, Atatürk’ün alkole bağlı sirozdan ölmediği, Büyük Önder’in bizzat, 2.Dünya Savaşı sırasında Nazi kamplarında vahşi araştırmalar yürüten Avusturyalı Dr.Hans Eppinger tarafından zehilendiği iddia edildi.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda yıkılan 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun işgale uğramasına izin vermeyen Türkler, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde çetin mücadeleler sonunda düşmanı İzmir’den denize dökerek 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştu. Anadolu’nun kara bağrında açılan Cumhuriyet adlı beyaz sayfayı temsil ederken Avrupa’nın ‘Hasta Adam’ duvarını yıkmayı amaçlayan Mustafa Kemal Atatürk, gerçekleştireceği devrimleri anlatacak bir halkla ilişkiler çalışması istiyordu. Halifelik kaldırılmış, şapka inkılabı yapılmış, medeni kanun kabul edilmiş, İzmir (Türkiye) İktisat Kongresi’nin sonunda ekonomik gelişme için İş Bankası kurulmuş, eğitim devrimi yapıldıktan sonra kız öğrenciler eğitime kazandırılmış, aşar vergisi kaldırılarak tarım canlandırılmıştı. Mustafa Kemal Atatürk, sadece 3 yılda gerçekleşen Anadolu devrimini tanıtmayı amaçlarken Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey devrimleri bir gemiyle Avrupa’ya götürme fikrini sundu. Çok masraflı görünmesine rağmen Kurtuluş Savaşı’nda güney cephesinin örgütlenmesini sağlayan Ali Cenani Bey’in fikrini Atatürk’ün onaylamasıyla bakanlık bütçesinden 100 bin TL ayrıldı. İstanbul Ticaret Odası da proje için 500 bin TL verince, yolcu vapuru olarak 1905 yılında Hollanda’da inşa edilen ve 1924 yılında 4 bin 200 İngiliz pounduna Hollanda’dan alınan Seyr-i Sefain’in gözdesi S/S Karadeniz seçildi.
Üç kıtaya yayılan onlarca cephede ardı ardına geçirilen savaşların ardından işgale boyun eğmeyen Türk ulusunu bağımsızlığına kavuşturan Mustafa Kemal Atatürk, Batı dünyasının ‘Hasta Adam’ nitelendirmesini yıkacak bir halkla ilişkiler çalışması planlıyordu. Ticaret Vekili Ali Cenani Bey’in sunduğu, Anadolu’nun zenginliğini kanıtlayan fındık, Türk kahvesi, tütün ve pamuk gibi güzide tarım ürünleriyle sanayi ve dokuma ürünlerinin İstanbul’dan vapurla Avrupa’ya götürülmesi fikrini büyük önder kabul etti. Atatürk’ün dokunuşuyla vapurun ambarlarında ticari ürünler olacaktı ama Avrupalıların karşısına dil bilen aydınlık yüzlü Türk gençler çıkacaktı. SSCB’nin Petersburg Limanı’na kadar yapılacak seyahat için Seyri Sefain İdaresi’nin yeni aldığı Karadeniz seçildi. Cumhuriyetin aydınlık yüzünü temsil edeceği için genel geçer anlayışın tersine beyaz renge boyandı Karadeniz. 13 Kasım 1918 günü Kartal istimbotu ile bağımsızlığın ilk işaret fişeğini yakan Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919 günü Bandırma vapuruyla bağımsızlığı alevlendirmişti. Milli mücadeleyle kurduğu cumhuriyeti Avrupa’ya göstermek için yine deniz yolunu seçmişti Mustafa Kemal. Doç. Dr. Evrim Şencan, “Karadeniz Vapuru devrimlerin somutlaşmış halidir. Türk kadınının sosyal ve siyasî hayatta kendini göstermesiydi.” dedi.
1915 – İngiliz denizaltı gemilerinin Marmara’da denizaltı savaşına başlamaları ve Barbaros zırhlısının bir denizaltı tarafından batırılması. 3. Kolordu Komutanı Esat (Bülkat) Paşa’nın Atatürk’e yazısı: “Başarınızı kutlarım. Raporlarınızı Başkomutanlık Vekâleti Yüksek Makamına arz ediyorum. …Emrinize verilen 33. Alay’la birlikte düşmanı denize dökünüz! Donanmamız, bizi ateşiyle destekleyecektir. Tanrının yardımı bizimledir!” İngiliz birliklerinin, Arıburnu’ndan asker çıkartmaya devam etmeleri, Atatürk’ün emri ile 19. Tümen birliklerinin düşmana yeni bir taarruzu (Bugünkü taarruz ve çarpışmalarda yer yer başarılar kazanılmışsa da fazla subay ve er kaybı, askerlerdeki genel yorgunluk nedeniyle takviye zorunluğu doğmuştur. Atatürk, raporunda, son iki gündeki başarıları sonuçlandıracak olan bugünkü harekâtın bağlı kuvvetlerce iyi değerlendirilememiş olduğunu belirtmektedir.)
İlk mektup, 26 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal tarafından kaleme alındı. Mektubun içeriği şöyleydi: “Emperyalist hükümetler aleyhine harekâtı ve bunların tahakküm ve esareti altında bulunan mazlum insanların kurtuluşu gayesini hedefleyen Bolşevik Ruslarla mesai ve harekat birliğini kabul ediyoruz. Evvela, milli topraklarımızı işgal altında bulunduran emperyalist kuvvetleri kovmak ve gelecekte emperyalizm aleyhine vuku bulacak ortak mücadelelerimiz için dahili kuvvetlerimizi şekillendirmek üzere, şimdilik ilk taksit olarak beş milyon altının ve kararlaştırılacak miktarda cephane ve diğer fenni harp vasıtaları ve sıhhi malzemenin ve yalnız Doğu’da harekât icra edecek olan kuvvetler için erzakın, Rus Sovyetler Cumhuriyeti’nce temini rica olunur.” Bu mektubun ardından karşılıklı görüşmeler yapıldı.
Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı Lozan Barış Antlaşması’yla 1923 yılında kaldırıldı. 20 Nisan 1926 tarihinde de kabul edildi. Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe girdi. Bu yasaya göre; akarsularda, göllerde, Marmara denizi ile boğazlarda, bütün kara sularında ve bunlar içinde kalan körfez, liman, koy ve benzeri yerlerde, makine, yelken ve kürekle hareket eden araçları bulundurma; bunlarla mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verildi. Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri mesleklerin Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edildi.
II. Meşrutiyetin ilanından bir sene sonra 31 Mart Olayı olarak bilinen ayaklanmayı bastırmak için, İttihatçılar Selanik’ten Mahmut Şevket Paşa Komutasında bir kuvvet gönderdiler. Bu ordunun Kurmay Başkanı Mustafa Kemal’di. Hareket Ordusu olarak bilinen bu kuvvetler İstanbul’a dört koldan girdi. II. Abdülhamid’in kışkırtmalarıyla ayaklanan Avcı Taburları’nın bulunduğu kışlalara kısa bir çarpışmadan sonra hakim olan Hareket Ordusu Yıldız Sarayını kuşattı. II. Abdülhamid’i tahttan indirerek Selanik’e sürdü.
Bilindiği gibi Ağustos 1914’te, o günlerde “Büyük Savaş” olarak anılan I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, Türk-İtalyan ve Balkan savaşlarının ağır sonuçlarını henüz atlatamamıştı. Üsküp, Selanik ve Manastır gibi Balkanların önemli merkezleri kaybedilmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya ile yakınlaşması, Osmanlı’nın ise II. Abdülhamit döneminden beri gelişen Almanya ilişkilerine daha fazla önem vermesine yol açtı. Bu yakınlaşmanın sonucu olarak 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’daki Alman elçisi ile Rusya’ya karşı gizli bir savunma ittifakı imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı donanmasına katılan Yavuz Sultan Selim ve Midilli’nin Karadeniz’de Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının ardından, Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı’ya savaş ilan etti ve böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdi. Bu süreçte İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı önlerinde bulunuyor ve 3 Kasım 1914’te boğaz girişindeki tabyaları bombardımana tutuyordu.
Merhaba Dostlar;
Çocukluk yaşlarımdan buyana çizgi roman okumayı oldum olası hep sevmişimdir. Her ne kadar o dönemlerde bu yayınlar yanlış bir tespitle zararlı yayın diye adlandırılsa da, okuma alışkanlığı edinmemde çizgi romanların önemli katkısı olduğunu yadsıyamam. Zaman içerisinde teknolojinin ilerlemesi ile çocukluğumda severek okuduğum, çizgi roman kahramanlarını sinema sahnesinde muhteşem efektlerle izleme imkanına ulaştığım kırklı yaşlarımda hala bu kahramanlara sempati beslemekten kendimi alamam.
Aganta Burina Burinata
Moby Dick – Herman Melville Moby Dick;Herman Melville Amerikalı yazar Herman Melville’in dünyaca ünlü romanıdır. “Bana...
Ne zaman seçim sürecine girilip oy isteyen adaylar ortaya çıksa, başımı dinlemek için kendimi edebiyat denizinin tuzlu sularına atarım. Orada yüzerken ilginç bulduğum metaforlar yani benzetmelerin başında edebiyat dünyasının düşsel varlıkları gelir. Bunlardan biri ‘Fastitocalon’ yani Canavar Balina, adını duydunuz mu bilmiyorum, Aziz Brendan söylencesinde, Binbir Gece Masalları’nda veya ‘Acaibü’l Mahlükat’ isimli eserde eski denizcilerin gözleriyle şahit olduğu, okyanusların derinliklerinden gelen ve her türlü kötülüğü acımasızca yapan devasa bir kaşalot olarak anlatılır. Eski Ahit ‘Süleyman’ın Meselleri’nde ise kahpeliğin simgesidir. Piri Reis bile o meşhur dünya haritasında fastitocalon canavarını göstermiştir.
1993 yılında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 22 Mart tarihini “Dünya Su Günü” olarak ilan edilmiş; dünya ülkelerinin giderek...
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
