
SIFIR ATIK MESELESİ-ÇEVRE MESELESİ
Marmara Denizi’nin biyolojik çeşitliliğini korumak ve zengin su altı yaşamını gelecek nesillere aktarmak amacıyla yürütülen çalışmalar, 11 yıllık kararlı bir emeğin ardından önemli başarılara ulaştı. “Son kale” olarak nitelendirilen Tavşan (Neandros) Adası ve çevresi, bu sürecin merkezinde yer alıyor. Tavşan Adası ve çevresinde sürdürülen deniz koruma ve restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen İstanbul Valisi Davut Gül, “Sıfır Atık meselesi, çevre meselesi. Sadece bir günlük, bir haftalık ya da bir etkinlik değil. Bunun bir kültür oluşması için, bunun bir yaşam tarzı olarak kabul edilebilmesi için 7’den 70’e her birimizin sahiplenmesi, 7’den 70’e her birimizin bunu içselleştirmesi gerekiyor” dedi.

İnsan baskısı ortadan kalkmalı
İstanbul Valisi Davut Gül, “Aslında yaşadığımız şehirde de etrafımızdaki şehirlerde de, dünyanın çeşitli yerlerinde de gördüğümüz şey şu: Kirlenmenin en önemli sebebi, belki de tek sebebi insan. İnsan baskısı ortadan kalktığında, kirlenme durduğunda doğa bir şekilde kendini yeniliyor. Ama o ya da bu sebepten dolayı kirlendiyse, bunun tekrardan temizlenmesi maddi manevi bir zaman alsa da bir maliyet oluştursa da bu da mümkün. İşte burada, Tavşan Adası’nda kıymetli başkanımızın bize anlattığı, Samet Başkanımızın daha etraflıca bilgi verdiği bu konuda da güzel örneklerimiz var. Kirlenmenin durması, bozulmanın durması ve daha önce kirlenenin de belli bir takvim içerisinde temizlenmesi mümkün. Bunu çeşitli bakanlıklarımız yapıyor. Devletin yaptığına sivil toplum kuruluşlarının destek olması, bu anlamda bir kültür oluşturulması için çalışması da en az kamunun yaptığı kadar kıymetli.” dedi.

“En büyük tehditlerden biri hayalet ağlar”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş, “Tavşan Adası’nda bilimsel araştırma, koruma, restorasyon ve sürekli izleme bir arada yürütülüyor ve buradaki çalışmanın, inşallah önümüzdeki günlerde Marmara Denizi’mizde ve diğer denizlerimizde de daha fazla yaygınlaşması için çalışmalarımız devam edecek. Bu bölgede mercan habitatları güçlendiriliyor. Deniz tabanındaki hayalet ağlar temizleniyor ve bu atıkların yeniden ham maddeye dönüşmesiyle döngüsel ekonomiye katkı sağlanıyor. Bu noktayı çok önemli buluyorum. Ne yazık ki bugün denizlerimizdeki en büyük tehlikelerden, en büyük tehditlerden bir tanesi de hayalet ağlar. Ne yazık ki hayalet ağlardan dolayı bugün deniz tabanındaki canlı yaşamı gerçekten tehdit altında. Çünkü denizlerden çıkardığımız bir atığı yeniden kaynağa dönüştürebiliyorsak, burada yalnızca denizlerimizi temizlemiyoruz.

Koruma alanı ilan edildi
Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı, “Tavşan Adası Deniz Koruma Alanı’ndayız. 11 yıllık bir restorasyon çalışmasının, koruma hikâyesinin tam olarak göbeğindeyiz. Marmara Denizi artık yaşamıyor mu, ne derecede dediğimizde aslında bir umut olduğumuz, ülkemizin şu anda hem sıfır atık kapsamında hem COP kapsamında tam olarak örnek bir pilot bölgedeyiz. Bu alan, 7 buçuk milyon metrekare alanında cumhurbaşkanlığı tarafından korunması gerekli esas alan ilan edildi ve 700’e yakın kök mercanın burada restorasyonu yapılıp, hayalet ağlar temizlenip, örnek koruma statüsü ve çalışmaları yürütülüyor.

Yaptığımız buradaki iyi örneği artık bir pilot çalışma olarak, COP’umuzun da sahibi olduğu Antalya’mızda, ülkemizde İç Adalar’da, Antalya Valiliğimizle beraber ikinci bir örnek çalışmayı da hayata geçiriyoruz. Oradan da hem Türkiye’mizde Marmara Denizi’mize hem de Akdeniz’de, Antalya’da COP’a ve dünyaya şunu söyleyeceğiz: Türkiye, 30×30 hedeflerini sözde ve masada değil, sahada aktif olarak tüm paydaşlarıyla, tüm kurumlarıyla beraber iyi örneklerini yönettiğimiz bir alan” ifadelerini kullandı.


























Yorumlar kapalı.