1. Haberler
  2. Unutulmayanlar
  3. Türk demokrasi tarihinde kara gün…

Türk demokrasi tarihinde kara gün…

24 Ocak 1993 tarihiydi, Uğur Mumcu eşine çok sayıda tehditler aldığını söylüyordu. Dışarıya çıktıklarında eşine arabayı ısıtacağını ve onların beklemesi gerektiklerini söyleyerek onları geride tutuyordu. Belki de ailesini bu şekilde koruyordu. Arabasına yaklaştığında gürültülü sesler duyulmuştu. Uğur Mumcu'nun arabasına bomba yerleştirilmiş ve o yaklaştığında ise patlatılmıştı. Uğur Mumcu suikasta kurban gitmişti. 50 yıllık yaşam, 30 yıllık mücadele böyle son bulmuştu. Hukuk fakültesinin devrimci asistanı, 12 Mart'ın sakıncalı piyadesi, Cumhuriyet gazetesinin usta kalemi böylece susturuldu. Geriye onlarca kitap, yüzlerce makale kalmıştı...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SUSMAYACAĞIZ

Ertesi gün tüm basın tek bir ağızdan “SUSMAYACAĞIZ” diye haykırıyordu. Ülkede terör olayları yaygındı. Kimsenin cesaret edemediği karanlık olayların üstüne gidiyor, suçluları açığa çıkarıyordu. Yazdığı kitaplarında daima bunu işliyordu. İlki kaçakçılıktı. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığının uluslararası bağlantılarını ve kaçakçılık ile terör arasındaki bağlantıları ortaya çıkarıyordu. Abdi İpekçi’nin katili Ağca’nın kaçakçılık mafyası ve Bulgaristan’la ilişkilerini belgelemişti.

Mumcu’nun ikinci hedefi Kontrgerillalardı. 12 Mart’da kendisi de sorgulanan Mumcu, askeri darbe dönemlerindeki işkenceleri gündeme getirmiş, Amerika’nın MİT görevlerinin aylıklarını verecek ölçüde, Türkiye’nin içine girdiğini yazmıştı. Devlet içinde örgütlenen Kontrgerillanın karanlık eylemlerine dikkat çekmişti. Mumcu’nun son günlerde en çok dikkat çeken çalışması son kitabıydı. Bu kitapta Mumcu, PKK-MİT bağlantısı üzerinde duruyordu. Yakınlarına PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı’nın adamı olduğunu söylemişti. Mumcu’nun bu vurguları her iki tarafta da tedirginlik yaratmıştı. Şeriatçılar konusunda Suudi Arabistan’daki şeriat örgütü Rabıta’nın yurtdışındaki Türk din adamlarının aylıklarını ödediğini ortaya çıkarınca büyük tartışma yaratmıştı. Son yazılarında İmam-Hatip mezunlarının Harp okullarına alınmasına karşı çıkıyordu. Devlet kademelerinin dini çevrelerce kuşatıldığını ve Laikliğin ruhuna El-Fatiha okuyacağımızı dile getiriyordu.

Uğur Mumcu’nun cenazesine her görüş ve ideolojiden binlerce insan katılmıştı. Türkiye tek yürek olmuştu. Terör ile ülkemizi bölmeye çalışanlar başarılı olamamış aksine birleşme gücümüzü pekiştirmişlerdi. Almanya’da bulunan tarikatlar onun din dışı işler yaptığını savunurken, Mumcu’nun cenazesinde halk dualar ederek, cenaze namazını kılmış ve onu ebediyete UĞUR‘lamışlardı.

 

ALİ GAFFAR OKAN – “3310 hayatını kaybetti”

 

Gaffar Okan Diyarbakır Emniyet Müdürü’ydü. Haksızlıklara karşı çıkıyor ve daima halkın yanında duruyordu. İlk defa bir Emniyet Müdürü halk ile bu kadar iç içeydi. Teröre karşı dimdik ayakta durmuş. PKK’nın bağlantılarını bitirmeye çalışıyordu. Diyarbakır’da 7’den 70’e tüm halk onun destekçisiydi. Gece yarısı suikasta kurban gittiğinde gazeteler onu “3310 hayatını kaybetti” şeklinde yazacaktı. Bu Ali Gaffar Okkan’ın telsiz koduydu.

Kars emniyet müdürü iken, PKK ve Hizbullah örgütlerinden olumsuz etkilenen Diyarbakır halkına emniyet müdürü olarak atandı. Hüseyin Velioğlu’nun İstanbul Beykoz’daki villasına yapılan baskında büyük rolü vardı. Gaffar Okkan, Hizbullah’ın çökertilmesinde çok önemli bir rol oynadı. Kadın polisler Diyarbakır’da ilk kez onun emriyle sokağa çıktılar, trafiği yönettiler. Gaffar Okkan, iki küçük otomobil aldı ve mavi-beyaza boyattı, ikişer kadın polis görevlendirdi. Bir otomobil kaybolan çocukları toplayıp ailelerine teslim ediyor, diğeri de yürümekte zorlanan yaşlılara yardım ediyordu. Havaalanındaki kadın polisler, yaşlı yolcuların bilet işlemlerini yaptı, onlara uçaklarına kadar eşlik etti. Havaalanına tekerlekli sandalye aldırdı. Okkan’ın ilklerinden biri de, şehrin önemli merkezlerine kameralar taktırmasıydı. Gece yarılarına kadar makam odasındaki dev ekranda sokakları gözlerdi.

Daima ülkesine olan sevgisini dile getiren Gaffar Okkan’ın cenazesine binlerce kişi akın etmiş ve o çok sevdiği Diyarbakır’da defnedilmişti.

 

İsmail Cem – “TRT onun döneminde yükseldi”

15 Şubat 1940’da İstanbul’da doğan İsmail Cem İpekçi, Türk siyasetçi ve gazeteciydi. Suikast sonucu öldürülen Abdi İpekçi’nin kuzeniydi. 1959’da Robert Lisesi’nde, 1962’de Lozan Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Ertesi yıl Milliyet’de gazeteciliğe başladı. 1964’ten 1969’a değin Cumhuriyet gazetesinde çeşitli konularda incelemeleri yayımlandı, 1964-66 yılları arasında bu gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 1971-1974 arasında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi Başkanlığını yürüttü.

 

 

CHP-MSP koalisyon hükümeti döneminde TRT Genel Müdürlüğü görevinde bulundu (1974-1975). Bu görevde TRT toplumsal, siyasi, kültürel ve eğitimsel yayınlara ağırlık verdi, klasik edebiyat eserlerinin dizi uyarlamalarını yayınlamaya başladı ve ilk canlı mevlit yayınını gerçekleştirdi. I. Milliyetçi Cephe hükûmetince genel müdürlükten alınması ve Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararına karşın görevine iade edilmemesi iktidarla muhalefet arasında uzun süren tartışmalara yol açtı. 1975’te Ercan Arıklı ve Kadri Kayabal ile birlikte Politika gazetesini kurdu ve bu gazetenin hem başyazarlığını hem yayın yönetmenliğini yaptı. 1991’de Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsünde siyaset sosyolojisi dalında yüksek lisans yaptı.

2004 yılında Akciğer kanserine yakalanan İsmail Cem 24 Ocak 2007’de tedavi gördüğü hastanede 66 yaşında hayatını kaybetti…

 

Yeşilçam’ın ustalarından Fatma Girik

12 Aralık 1942 tarihinde İstanbul’da doğdu. Cağaloğlu Kız Lisesini bitirdi. 1957 yılında ilk baş rolü olan, yönetmenliğini ve senaristliğini Seyfi Havaeri’nin yaptığı Leke’ydi. Bu filmin ardından birkaç yapımda daha oynadı. Memduh Ün’ün yönetmenliğinde 1960 yapımı Ölüm Peşimizde’de oynadı.

180’den fazla filmde rol aldı. İleriki yıllarında siyasete de atılan Fatma Girik, Sosyaldemokrat Halkçı Partiden 1989-1994 yılları arasında Şişli Belediye Başkanlığı yaptı. Siyaset ve oyunculuğun dışında kısa bir dönem televizyon ekranlarında Söz Fato’da adlı bir programın sunuculuğunu da yapmıştır.

24 Ocak 2022’de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

 

Uğur Mumcu ve Gaffar Okan başta olmak üzere tüm devrim şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz…

 

Haber : Emirhan Taştan

 

İletişim İçin Twitter: @DenizinKartalI – @emrhntstn

 

Kaynak : 32.Gün arşivi(youtube) – https://www.bbc.com/turkce – https://tr.wikipedia.org

Türk demokrasi tarihinde kara gün…
0







Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Deniz Kartalı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!