BİR DENİZCİNİN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN DÜŞÜNCELER
27 Mart 2026 günü acı bir haber aldık. Bir arkadaşımızı, meslektaşımızı daha hiç yok yere kaybettik. Gerek sosyal gruplarda gerekse bire bir görüşmelerde taziye mesajları gönderiyoruz. Bu normal ve insanidir şüphesiz; ancak bu ölüm sıradan ve beklenen bir ölüm değil ki mesajla geçiştirilsin. Bizlerin bu hususta başka şeyler de yapmamız gerekir diye değerlendiriyorum.
1986 Yüksek Denizcilik Okulu makine bölümü mezunu Başmühendis Mehmet Akbaş’ın ölüm haberiydi bu elim haber. Bize ulaşan ilk bilgiler; olayın Ceyhan demir sahasında, Uzak Doğu’dan gelen konteyner gemisinin ambar kapağı üzerinde bulunan 2 adet deniz otobüsünü teslim almak için gemiye gelen ekipte yer alan Başmühendis Mehmet Akbaş’ın, ambar kapağı üzerindeki tekneye bir merdiven yardımıyla çıkmak isterken denizin çırpıntılı ve zeminin kaygan olması nedeniyle, tekneye geçişi esnasında bu talihsiz kazanın meydana geldiği şeklindeydi. Akabinde ilgili kurumlarla temas edilmiş; ancak 3 saate yakın bir süreçte Sahil Güvenlik botuyla karaya intikal edilip buradan da öncelikle en yakın olan Ceyhan Devlet Hastanesi’ne transferi sağlandı. Buradaki soru; bu kaza niye oldu, önlem alınmadı mı, kaza sonrası niye gecikme yaşandı gibi cevap verilmesi gereken sorulardır.






