
Mutur, Afalina ve Tırtak olarak bilinen üç Yunus türü Karadeniz de yaşar.
Mutur ve Afalina
IUCN (nesli tehlike altındaki deniz canlıları) listesinde kırmızı, Tırtak hassas seviyede tanımlanmıştır
1980 de
Barcelona, Bern, CİTES ve ACCOBAMS gibi uluslararası sözleşmelere taraf ülkelerce avlanması yasaklanmıştır.
1983 te Türkiye bu sözleşmeler gereği kara sularında Yunus avcılığını 1380 su ürünleri kanunu kapsamında yasaklamıştır.

Yunus, 20’inci yüzyıl başlarında henüz endüstriyel ticari avcılık yöntemlerine bağlı vahşi baskı ile tanışmamıştı.
Petrol türevi yağlara geçiş yapılmadığı yıllar öncesinde aydınlatma vd. yağ kullanım amaçlı endüstriyel olmayan yöntemler ile avlanırdı.
Yunus
Diğer deniz canlıları gibi aldığı ağır metal ve kimyasalları vücudundan dışarıya atamaz.
Bu vb. atıklar vücudunda yağ olarak hapsolduğu için eti yenmez.
Yunusların gıdası genellikle ölü, hasta ve diğer küçük balıklardır.
Günde vücut ağırlıklarının %2 – 5’i kadar balık tüketirler.

1930 – 1950
Karadeniz’deki karasularımızda çok amaçlı yağ gereksinimi bağlamında Yunus avcılığının en yüksek olduğu ve fazlasının ihraç edildiği yıllardır.
O yıllar Karadeniz’de avlanan yunusların yağ alım işleminden sonra geriye kalan posası tarlalara gübre olarak atılırdı.

1970 – 1983 arası
Kara sularımızda avlanan Yunus: ihracat ağırlıklı
25 bin 678 ton olarak kayıtlara geçmiştir.
Yunus
balıkçılar arasında
“deniz çobanı” olarak ta bilinir ve diğer küçük pelajik balıkları beslenme amaçlı önüne katarak üreme ve büyüme sonrası kıyılara sürer.
Balığın avlaklara dönüş; balıkçı değimi ile “yanlama” zamanını bilen bilge balıkçılar takımlarını hazırlar ve uzaklara gidip avlanmaya gerek duymadan Yunuslar sayesinde kıyılarda geleneksel avcılık yapardı.
..
1980 sonrası
Endüstriyel balıkçı şirketlerinin deniz çobanı Yunuslara ihtiyacı kalmadı.
Küresel ve yerel balıkçılık şirketleri Ulus ve uluslararası mafyaların kolluk görevi pozisyonuna bağlı desteği ile uzakdoğuda 50 bin üzerinde balıkçı gemisine sahip Malezya vd. ülkelere ait filoların yasal olmayan avcılığına
ucuz balığa sahip olmak için destek verdiler.

Uzakdoğuda yüzbinlerce balık emekçisinin balık çiftlikleri dahil kaçak, köle gibi çalıştırılmasına zemin hazırladılar.
Uzakdoğuda mafyavari yöntemler ile yapılan avcılık zamanla Afrika diğer okyanusa kıyı bölgelere yayıldı.
Endüstriyel balıkcılık şirketlerinin merkezi otoritelere mafyalar aracılığı ile üstü kapalı destek/baskısı kaçak ve yasal olmayan avcılığı kurumsal işleyişe dönüştürdü.
Hal böyle olunca stoklardan çekilen hedef içi ve dışı balığın kayıt altına alınması mümkün olamadı.
Endüstriyel ticari balıkçılığın da tetiklediği yasal vahşi ve aşırı avcılık okyanuslarda handiyse veba benzeri kırım yaşamasına neden oldu.
Sadece Karadeniz de 20 küsur ekonomik tür’ün nesli tükendi.
Dünyanın en fazla ekonomik tür çeşitliliğine sahip denizlerden Karadeniz;
bir elin parmaklarından da az tür’ün yaşadığı
“fakir balık yurduna” dönüştü.
Okyanus ve denizlerdeki sürdürülemez aşırı avcılık;
gezegenin %70 ten fazlasını oluşturan okyanus ve denizlerde habitat ve ekosistemlerinde çok büyük yıkım ve tahribata neden oldu.
Hal böyle olunca endüstriyel ticari balıkçılığı yöneten küresel ve yerel şirketler;
İnsan eli ile yaşanılan felaketin faturasını Yunus’a kesmeye karar verdiler.

2 – 5 yılda tek yavru doğuran, yavrusunu
1.5 – 2 yıl emzirerek büyüten Yunusları; uluslararası anlaşmaları yok sayarak
“deniz zararlısı” ilan ettiler.
Yunusların ekonomik değeri çok yüksek Orkinos vb. balıkların ve akvakültür balıkçılığının ana gıdası küçük balıkları aşırı tükettiğine dair fonladıkları akademisyen ve kuruluşlara algı kampanyaları düzenlettirdiler.
Bu kampanyalara
2018 dünya gıda gününü
sıfır açlık tema, söylem ve eylem yılı ilan eden FAO ve Dünya balıkçılığını yöneten merkezi otoriteler ve kuruluşlar; uluslararası sözleşmelere taraf olmaları nedeni ile karşı çıkmaları gerekiyordu…
Asıl tehlikenin endüstriyel ticari balıkçılığın tetiklediği vahşi ve aşırı avcılıktır…
Devasa balıkçı gemileri gezegenin yüzde 85 karbon salınımı yutarak karşılığında oksijen veren okyanusları adeta yağmalıyor su küre bitki örtüsünü yok ediyor…
Asırlar boyunca gezegende kıyı balıkçılığı yapan yüz milyonlarca insanın ana gıdası çalınıyor…
Yüz milyonlarca balıkçı geçim ve gıdasının çalınmasına bağlı mesleği terk edip sefalet ve açlığa mahkum oluyor demeleri gerekirken..!
Endüstriyel şirket balıkçılığını himaye etme bağlamında
büyük balıkçılık ta küçük balıkçılık ta yapılsın diyorlar.
Eşyanın tabiatına tamamen ters olan
Yangını benzin ile söndürme misali
Ateş ile barut bir arada olsun istiyorlar…

Okyanuslarda, denizlerde ıskarta kapsamında hedef dışı avlanan ve toplam avın en az %40’ı olan zayiatın vahşi ve aşırı avcılık nedeni ile olduğunu söylemelerine rağmen ateşle barut’u bir arada tutmak istemeleri;
gizli niyetin açık ifadesidir.
…
Vahşi avcılığın sürdürülmesine küresel ve yerel endüstriyel balıkçı şirketlerinin fonlarından beslenerek örtülü ve açık destek veren
SAHTE YUNUS dostu kuruluşlardan da bahsetmek gerekiyor.
EARTH ISLAND INSTITUTE…
Orkinos pazarında %40 paya sahip japon MITSIBUSHI ve Alman gıda devi UNILEVER’in destek ve katlıları ile kurulan dünyanın en büyük balıkçılık dâhilinde sertifikasyon kuruluşu.
Earh Island Instıtute
Dünya endüstriyel
balıkçılığının başını çeken iki küresel şirket ve dünyanın her köşesindeki binlerce endüstriyel balıkçı şirketlerinin desteği ile kuruldu.

Okyanuslarda avlanan trol vd. yüzbinlerce balıkçı gemisine
“Sürdürülebilir Yunus dostu Avcılık Sertifikasını her yıl yenilenmek kaydı ile para karşılığı veriyor.
Her yıl güncellenen sertifika sayesinde
30 milyar civarında Dolar/Avro kuruluşun kasasına düzenli olarak giriyor.
DOLFIN SAFE…
Earth Island Instıtute ye bağlı alt kuruluş.
Endüstriyel balıkçı şirketlerinin balık dâhilinde işlediği konserve vb. hazır gıdalara
“Yunus Dostu balıkçıların avladığı/yetiştirdiği balıklardan üretilmiştir”
Sertifikası veriyor.

Her yıl yenilenen sertifika üretim yapan şirketlere Dolar/avro bedel karşılığı veriliyor kuruluşun kasasına yılda 30 milyar Avro/Dolar giriyor.
PLASTIC POLLUTION COALITION…
Earth Island’ın girişim ve desteği ile kurulan
“kar amacı gütmeyen” kuruluş.
Asli görev ve amacı; endüstriyel balıkçılığın okyanuslardaki habitat ve ekosistemlerin çöküşüne neden olan vahşi ve aşırı avcılık/yetiştirmeye bağlı sorunları perdeleme bağlamında.
Okyanuslardaki kimyasal, evsel, sanayi, biyolojik vb. dahada önemlisi plastik içerikli pipet vb. kirlenmeyi öne çıkaran
Kampanyaları yüzlerce sözde çevreci ve kar amacı gütmeyen kuruluşlara;
Earth Island’ın finanse ettiği fonlar aracılığı ile
destek vermek.

Sözde çevreci ve doğa dostu kuruluşlar aracılığı ile balık tüketimini özendirmek…
Sahte Yunus dostlarına ve işbirlikçilerine bir çift sözüm var.
Okyanuslarda Yunus ve diğer avcı balıkların nesli tükenirse balık biter…
Balık biterse;
Gezegenin %85 karbon salınımını yutup oksijene dönüştüren sistem çöker.
Sistem çökerse..!
Gezegende gidecek Dimyat olmayacak……




















